Fıkralar’ Kategorisi için Arşiv

Aşk Haritası.

03 Eylül 2010 Yazan mirow_kubi_

1- “Seni seviyorum. Sensiz duramıyorum” demeye doymuyorsanız.

2- En bakımsız halinizi görmesine bile aldırmıyorsanız. Onunla rahatsanız.

3- O sizin en bakımsız halinize bile bayılıyorsa. Sizi her halinizle seviyorsa…

4- En sarhoş olduğu zamanlarda bile, asla size eski sevgilisinin adıyla hitap etmiyorsa.

5- Eski sevgilinizi gördüğünüzde içiniz kıpır kıpır olmuyorsa.

6- İş seyahatine çıktığında ondan haber alamadığınızda, sinirlenmek yerine, başına birşey gelmesinden endişe ediyorsanız.

7- Gazetenin 3. sayfasını okurken gördüğünüz kötü haberler sizi çok etkiliyorsa ve “ya o da böyle bir kaza geçirirse” diye düşünüp telaşa kapılıyorsanız.

8- Başınız çok ağrıdığında, uyumanıza yardım etmek için, bütün gece size Sindrella’yı ve Robin Hood’u anlatıyorsa

9- Birlikte tatlı yaparken çok eğleniyorsanız. Her yeriniz tatlıya bulanıyorsa…

10- Alışverişten sonra sizinle ilgileniyorsa. Ama sadece kredi kartı borcunuzu öğrenmek için değil, aldığınız şeyleri görmek için.

11- Yedekte adam tutmak huyunuz, esrarengiz bir şekilde sizi huzursuz etmeye başladıysa.

12-Sizin için çok önemli bir toplantıda, yüzünüzde bir gülümsemeyle hayallere dalıyorsanız.

13- En aptal aşk şarkıları bile size son derece anlamlı geliyorsa.

14- Eski Türk filmleri sizi ağlatmaya başladıysa.

15- Çevrenizdekiler, sizin çok daha anlayışlı ve pozitif biri haline geldiğinizi söylemeye başladılarsa.

16- Daha telefon çalarken, onun aradığını anlıyorsanız.

17- Siz seyahatteyken, hergün çiçeklerinizi sulamak için size uğruyorsa.

18- Size araba kullanmayı öğretirken, sabrını sonuna kadar muhafaza edebiliyorsa.

19- Saçınızın rengini bir ton bile değiştirseniz, loş ışıkta dahi farkı hemen anlıyorsa.

20- Birbirinizin kredi kartı şifresini biliyorsanız.

Popularity: unranked [?]

4 General ifade verecek.

02 Eylül 2010 Yazan mirow_kubi_

“İnternet Andıcı” soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılan Genelkurmay Adli Müşaviri Tümgeneral Hıfzı Çubuklu, Korgeneraller İsmail Hakkı Pekin ile Mehmet Eröz’ün ifadesi talimatla Ankara’da, Tümgeneral Mustafa Bakıcı’nın ise Diyarbakır‘da alınacak.

3 GENERAL ANKARA’DA , 1 GENERAL DİYARBAKIR’DA

İnternet andıcı soruşturmasını yürüten Ergenekon savcılarından Zekeriya Öz tarafından ifadeye çağrılan Çubuklu’nun da aralarında bulunduğu 4 general sağlık raporu göndererek ifadeye gelmemişti. Savcı Öz, bu dört ismin soruşturma kapsamında ifadesinin alınması için talimat yazdı. Genelkurmay Adli Müşaviri Tümgeneral Hıfzı Çubuklu, Korgeneraller İsmail Hakkı Pekin ile Mehmet Eröz’ün ifadesinin alınması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Tümgeneral Mustafa Bakıcı için ise Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na talimat yazıldı. Talimatlar bugün gönderildi.

IĞSIZ VE OTUZBİROĞLU İFADE VERDİ

Soruşturma kapsamında Eski 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız, Kuzey Deniz Saha Komutanı Mehmet Otuzbiroğlu’nun da arasında bulunduğu 11 isim şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Soruşturma kapsamında toplam 19 kişi ifadeye çağrılmıştı.

Popularity: unranked [?]

Üniversite harçları berirlendi??

02 Eylül 2010 Yazan kaan_58

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

www.seslisemt.com   Öğrencilerden alınacak harç miktarlarına bu yıl zam yapılmadı…

Bakanlar Kurulunca, üniversitelerde eğitim gören öğrencilerin 2010-2011 eğitim-öğretim yılında ödemesi gereken katkı paylarını belirledi.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayınlanan ve 31 Temmuz 2010 tarihinden itibaren geçerli olan karara göre, yükseköğretim kurumlarında öğretim gören öğrencilerden okudukları bölümlere göre birinci öğretimde 71 TL ile 591 TL; ikinci öğretimde ise 770-4 bin 268 TL arasında katkı payı alınacak.
Bakanlar Kurulu Kararına göre üniversitelerdeki lisans programlarının 2010-2011 akademik yılı katkı payı miktarları şöyle:

“Tıp fakülteleri 591 TL, diş hekimliği ve eczacılık fakülteleri 494 TL, veteriner fakülteleri 386 TL, tıbbi biyolojik bilimler ve fizik tedavi ve rehabilitasyon programları ile teknik eğitim fakülteleri 281 TL, İTÜ İşletme Fakültesi 402 TL, mühendislik, mimarlık, mühendislik-mimarlık, inşaat, makine, maden, elektrik-elektronik, kimya metalürji, mühendislik ve teknik, uçak ve uzay bilimleri, ziraat ve orman fakülteleri, mimarlık ve tasarım ile mühendislik ve doğa bilimleri fakülteleri 387 TL, gemi inşaat ve deniz bilimleri, deniz bilimleri, su ürünleri, denizcilik, tekstil teknik ve tasarım, sanat ve tasarım, güzel sanatlar fakülteleri 316 TL, fen, fen-edebiyat (fen programı), dil ve tarih-coğrafya, ilahiyat, eğitim, mesleki eğitim, sağlık eğitim, sağlık bilimleri, endüstriyel sanat eğitim, ticaret turizm eğitimi, eğitim bilimleri, edebiyat, fen- edebiyat (edebiyat ve sosyoloji programı) iletişim bilimleri ve iletişim fakülteleri ile insani bilimler ve edebiyat fakültesi 284 TL, hukuk, iktisat, işletme, siyasal bilgiler, iktisadi ve idari bilimler 313 TL, Açıköğretim Fakültesi 71 TL.”

YÜKSEKOKULLAR

Yüksekokul öğrencileri de harç ücretlerini zamsız ödeyecek.
Katkı payları devlet konservatuvarlarında 589, sivil havacılık yüksekokullarında 470, mesleki teknoloji, tütün eksperliği, ev ekonomisi 227 TL, bankacılık ve sigorta, uygulamalı bilimler, ilahiyat meslek, sağlık, endüstriyel sanatlar, takı teknolojisi ve tasarımı, beden eğitimi ve spor, spor bilimleri teknolojisi, fizik tedavi ve rehabilitasyon, hemşirelik, ulaştırma, engelliler entegre , tapu kadastro, sağlık hizmetleri, turizm ve otelcilik işletme ve turizm işletme ve otelcilik, sivil havacılık, sosyal bilimler, teknik bilimler, su ürünleri, denizcilik, deniz işletmeciliği ve yönetimi, adalet yüksekokulları ile ormancılık ve uzaktan eğitim meslek yüksekokulunda 190 TL olarak alınacak.

Lisansüstü öğrenim yapan öğrenciler de 258 TL ödeyecek.

İKİNCİ ÖĞRETİM

Üniversitelerde ikinci öğretim ücretleri de şöyle:

Veteriner fakültesi ile tıbbi biyolojik bilimler programı, fizik tedavi ve rehabilitasyon programı 2 bin 134 TL, gemi inşaat ve deniz bilimleri, deniz bilimleri, su ürünleri, denizcilik, sanat ve tasarım, güzel sanatlar, tekstil teknik ve tasarım ile gemi inşaatı ve denizcilik fakülteleri 1924 TL, mühendislik, mimarlık, mühendislik-mimarlık, mühendislik ve teknik, mimarlık ve tasarım, inşaat, makine, maden, elektrik-elektronik, kimya metalurji, uçak ve uzay bilimleri, ziraat, orman fakülteleri 1529, fen, fen-edebiyat (fen programı) 1281 TL, hukuk, iktisat, işletme, siyasal bilgiler, iktisadi ve idari bilimler fakülteleri 1155; teknik eğitim fakültesi 1147 TL, Dil Tarih ve Coğrafya, eğitim, mesleki eğitim, sağlık bilimleri, sağlık eğitim, endüstriyel sanat eğitim, ticaret turizm eğitim, turizm, insani bilimler ve edebiyat, eğitim bilimleri edebiyat fakülteleri 1027 TL, fen- edebiyat (edebiyat ve sosyoloji programı) iletişim bilimleri ve iletişim fakülteleri 962 TL.

İkinci öğretimde yüksekokullarda ise öğrenim ücretleri 770 TL ile 4 bin 268 TL arasında değişiyor. İkinci öğretimde devlet konservatuvarı ve sivil havacılık yüksekokulu öğrencileri 4 bin 268 TL, meslek yüksekokulları, tapu kadastro meslek yüksek okulu, sağlık hizmetleri meslek yüksek okulu, turizm ve otelcilik işleri, sivil havacılık meslek yüksek okulu, adalet meslek yüksek okulu, uzaktan eğitim meslek yüksek okulu, su ürünleri meslek yüksek okulu öğrencileri 770 TL ödeyecek.

ÖDEME

Öğrenci katkı payını süresi içinde ödemeyen öğrencilerin kayıtları yapılamayacak ve yenilenmeyecek. Ancak yükseköğrenim kurumları, verilen süre içinde kaydını yaptırmayan öğrencilere ek süre verebilecek.

Öğrenci katkı payı iki eşit taksitte ödenecek. YURTKUR’a katkı kredisi için başvuran adayların katkı payları YURTKUR tarafından ödenecek. Ancak ikinci öğretim ücreti için YURTKUR tarafından kredi verilmiyor.

Katkı kredisi almak için müracaat ettiğini belgeleyen ve 2010-2011 eğitim öğretim yılında yükseköğretim kurumlarına ilk defa kayıt yaptıran öğrencilerden, kayıt sırasında birinci taksit katkı payı alınmayacak.

Kurumca yapılan değerlendirme sonucunda katkı kredisi almaya hak kazanamayan öğrenciler, katkı paylarının tamamını ikinci taksitle birlikte ödeyecek.
Öğrenim ücretlerinin birinci taksitini ödemeyenlerin kayıtları yapılmayacak ve yenilenmeyece

Popularity: unranked [?]

Bir Bitişin Hikayesi

02 Eylül 2010 Yazan mirow_kubi_

Daha Çok Gençtim
Tam tamına 17,5 yaşındaydım o gün. Bütün eğitim hayatımı adadığım ve sonunda başardığım üniversitemin bahçesinde onunla konuşup bir ilişkinin temellerini atmak üzereyken küçük bir çocuktum. Günü birlik ilişkilerde, geçici flörtlerden hoşlanmadığımı belirtecek kadarda büyük. Üniversite hayatinin başlangıcı bu muhteşem birlikteliğinde başlangıcı oldu. Günler büyük bir hızla geçiyor ve her gecen gün aşkımızda ayni hızla büyüyordu.

Önce toplumdan, sonra da okulumuzdan soyutladık kendimizi. Her anımızı baş başa geçirmekten, İstanbulun keşfedilmemiş yerlerin gezmekten büyük keyif alıyorduk. Onun dinine çok bağlı olması, benim bugüne kadar bilmediğim görmediğim şeyleri yapıyor olması hoşuma gidiyor, ben de her gün yeni şeyler öğreniyordum.

Bu aşk romanlarından fırlamış mutlu günler daha doğrusu seneler 4 yıl sürdü. Kesintisiz 4 yıl. Bu arada o benim aileme, bende onun ailesine girmiştik. Evleneceğimiz günler sayiliydi.
5. yılımıza girdiğimiz ilk günlerinde her şey alt üst oldu hayatımda. Senelerdir görmediğim bir arkadaşımı ziyarete gittim ve aşık oldum. Hayatımızda başka insanlar olmasına rağmen bu garip duygusal çekim bizi yakaladı, ama hemen kendimizi toparlayarak uzaklaştık. İşte yine ben eski bendim. Her şeyi çözmüş ilişkime sağlam bir şekilde dönmüştüm .- Döneme mimiydim yoksa Bir kaç ay sonra İnternet ve chat ortamını keşfettim. Seneler sonra ilk kez farklı erkeklerle konuşmak gerçekten ilginçti gelmişti. İleri gidip teflonlaşmaya ve hatta bir kaç kez görüşmeye bile vardırmıştım işi. Ama hep kendimi haklı çıkaracak sebepler aradım. Kötü bir şey yapıyordum, onu anlatmıyordum. Yada bana öyle geliyordu. Başka bir adama aşık olmamla başlayan kavgaların, tartışmaların yerini şimdi chat kavgaları almaya başlamıştı. Bu seferde netten yüzünü bile görmediğim bir adama aşık olmam, olayın patlama noktası oldu. Çünkü artık sözlerin yerini tokatlar almıştı. Çıktığım tatiller, görüşmeme kararları, ilişkiyi kurtarma çabaları hiçbir işe yaramıyordu. Elimizde hiçbir şey kalma misti artık. Bizi bir arada tutan o güçlü bağ,aşk,sevgi,saygı,hoşgörü. Hepsi uçup gitmişti.şaşkındım. nasıl bu hala gelebilmişti her şey. Bitmeliydi. Bitecekti. Ve bitti. 5. yıldönümümüze 1 ay kala bitti büyük aşk masalı. Biliyorum. Ben suçlu görünüyorum. Ama hala kendimi haklı çıkarmak için çok fazla sebep bulamıyorum. Pişman mıyım. Hayır. 23 yaşındayım artık ve elimde kalan hala bitmemiş bir okul. İlişkim bitti ama okul hala duruyor. Aşk mı bir daha asla…

Popularity: unranked [?]

Aşk Kapıyı Çalınca .

02 Eylül 2010 Yazan mirow_kubi_

Hep özlediğim, beklediğim aşkın böyle aniden kapımı çalıvereceğini, izin almadan yüreğimde bir köşeye yerleşeceğini hiç düşünmememiştim. Göz göze geldiğimiz anda. Başımdan aşağıya buzlu su dökülmüş gibi hissettim.

Bakışları içimi titretti, bilmediğim, tanımadığım bir dünyanın kapıları açılıverdi önümde… Kimde, neydi, hangi sınıfta öğrenciydi, daha önce onu görmemiştim. Bütün gün bu sorularla boğuştum. İlk şoku atlatıp kendime geldiğimde okulda onu aramaya başladım. Gerçeği öğrenmem hiç zor olmadı tabii ki! Suratıma tokat gibi çarpan gerçeği… O okulumuzda yeni görev yapmaya başlamış bir öğretmendi çok genç olduğu için öğrencilerden ayırt etmek mümkün değildi.

Böyle şeyler yalnız filmler de olur sanırdım. Oysa ben sırılsıklam aşık olmuştum. Gözleri başımı döndürecek kadar güzel olan yalnızca adını ve öğretmen olduğunu bildiğim biri, kısacık bir zamanda hayatımı değiştirivermişti. Ona aşık olmam benim suçum muydu? İnsan hesap kitap yaparak aşık olmazdı ki? Tamam itiraf etmeliyim, ben pek normal biri değilim. Başkalarına göre farklı yanlarım çok., özellikle de aşk söz konusuysa hiçbir zaman sıradan biri olmadım ama bu kez tamamen kaderdi. Sonunda ona söylemeye karar verdim.

Madem aşık olacak kadar cesaretliydim, söyleyecek kadar da cesaretli olmalıydım. Söyledim. Şaşkınlığımı ifade edecek sözleri şu an ben bulamıyorum. Düşün bir kez, çat kapı bir öğrenci geliyor ve ‘’ ben sizi gördüğüm ilk andan beri seviyorum’’ diyor. Ne hissedersiniz bilemem ancak o bana karşı çok olgun, anlayışlı davrandı.
Yaptığım çocukluklarla hayatını cehenneme çevirdiğim halde sevgiyle yaklaştı.. incitmemek için çok uğraş verdiğini şimdi anlıyorum oysa o zamanlar çok incitmiştim.

Bir gün bana hak vereceksin demişti evet onu anlıyorum ve hak veriyorum. En doğrusunu yaptı. Zaman belki çılgın aşkımı bitirdi. Ama ona olan saygım ve sevgim sonsuza kadar sürecek.

Popularity: unranked [?]

Cem Yılmaz’ın Kendi Ağzından Çocukluğu :)

02 Eylül 2010 Yazan mirow_kubi_

Ben çocukken çok salaktım. Edip Akbayramın ismini Edi zannederdim.
Yani o, benim için Edi Pakbayramdı. Ablama, Nasıl olup da koca
bir günü canın sıkılmadan evde oturarak geçiriyorsun? demiştim.
Büyüyünce insanın canı sokakta oynamak istemez ki cevabını
vermişti. Uzunca bir süre büyüyüp büyümediğimi anlamak için
kendime, Canın sokakta oynamayı istiyor mu? diye sormuştum. Annem
erkeğin cinsel organını pipi kadınınkini kutu olarak
tanımlamıştı. O zamanlar TRTde Cenk Korayın sunduğu Tele Kutu
diye bir yarışma vardı. Yarışmacılar, Hayır Cenk Bey, ben kutumu
açmak istiyorum deyince koşarak odadan kaçardım.

Sabahları kalktığımda aklımın hala yerinde olup olmadığını anlamak
için 2+2, 3+4 gibi toplama işlemleri yapardım. Sonuçlar doğru
olunca da çok sevinirdim. Dedemle parka gittiğimiz bir gün
TRTciler çekim için oradaydı. Beni oynarken çektiler. Yayın günü
bizim aile jeneriğinde gözüktüğüm çocuk programını izlemek için
televizyon başına geçti. Kendimi ekranda görünce, Beni niye parkta
unuttunuz? diye gözyaşlarına boğulmuştum.

Geri vites kavramım yoktu. Şoför, kolunu koltuğa atıp arkaya
doğru bakınca araba otomatikman geri geri gidiyor zannederdim.
Benden büyük kuzenlerim dondurmacıların dondurma külahlarının sivri
kısmıyla kulaklarını karıştırdığını söylemişti. İnanmıştım. Hala da
külahların sivri kısımlarını yemem. Çöpe atarım.

Babaannem bir gün gelirse sevdiğim dizilerin olmadığı bir gün
gelsin istiyordum.

Abimle Karaoğlancılık oynardık. O Karaoğlan olurdu, beni de Bizans
askeri yapardı. Sonra evire çevire döverdi. Çok mühim bir şey
yaptığımı sandığım için canım yansa bile hiç sesimi çıkarmazdım.
Yeşil ve siyah zeytinin ayrı ağaçlarda yetiştiğini sanırdım.
Bulmacalardaki, Annenin erkek kardeşi kısmına dayımın beş harfli
ismini sığdırmaya çalışırdım.

Anaokulunda patates baskısı yapmayı öğrenmiştik. O kadar hoşuma
gitmişti ki, evde duvarlara, masa örtülerine filan basmıştım. Ancak
sanat merakım annemin yeni aldığı beyaz eteğe patatesi
yapıştırmamla son bulmuştu. Hem gönlünü almak hem de el koyduğu
patateslerime kavuşmak için dahiyane bir fikirle öğretmenimin
yanına gittim. Annem yazısını patatese oydurttum. Sevinçle eve
gelerek soyundum. Renkli boyalara batırdığım patatesi vücudumun her
tarafına bastım. Sonra da annemin karşısına geçtim. Beni o halde
görünce ağlamaya başlamıştı.

Madonna ile Maradonayı kardeş zannederdim. Kendi kendime,
Bunların babası ne şanslı be. Bir çocuğu futbolun kralı, biri
müziğin kraliçesi derdim. Birinden özür dilediğim zaman Allahın
bana bir özür vereceğini sanırdım. Sakat olacağımı düşünüp hemen
dilediğim özrü geri alırdım.

Kurban Bayramında toplanan derilerden uçak yapıldığını sanırdım.
Uçakların dış yüzeyi bu derilerle kaplandığı için Türk Hava
Kurumunun topladığını düşünüyordum. Uçak kaçırma filmlerinde
silahla ateş edildiğinde ya da a patladığında, Ayyy! Deri
delindi! derdim.

Gil diye konuşanları fakir zannederdim. Annem banyodan çıktıktan
sonra babamın söylediği, Sıhhatler olsun lafını Saatler oldu
diye anlardım. Bunun da, Banyoda amma çok kaldın gibi bir şey
demek olduğunu sanıp babamın anneme kızdığını düşünürdüm. Annemin
buna karşın niye sadece, Sağol dediğini merak ederdim. Ne kibar
kadın, derdim.

Popularity: unranked [?]

2010nun fıkrası

23 Ağustos 2010 Yazan _PeRi_
www.seslisemt.com ‎% 47 ile yönetimi ele geçiren Tayyip, buyurmuş:
-Üzerinde resmim olan pul bastı…rın, bundan böyle bütün mektuplarımda bu pullar kullanılacak…
Bir süre sonra görülmüş ki, pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.
Tayyip küplere binmiş ve yetkiliyi çağırıp sormuş:
-Bu pullar niye yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi ?!”
-Sürdük efendim” demiş yetkili ve eklemiş;
-Arkasına zamk sürdük ama herkes pulun ön yüzüne tükürüyor..

Popularity: unranked [?]

Günün fıkrası

23 Ağustos 2010 Yazan _PeRi_
Temel tıp fakültesini bitirip, beyin cerrahisi ihtisasına başlamış.İlk yurtdışı …kongresinde, heyecanla farklı ülkelerden bir araya gelen doktorların arasına karışmış. Bir köşede, kalabalık bir grubun
aralarında tartışmakta olduğunu görüp konuşmalarına kulak kabartmış.
Aksanından İngiliz olduğu anlaşılan doktor şöyle diyormuş:
Beyin cerrahisi bizde öyle ilerledi ki, beyin nakline başladık. Biz
bir adamın beynini alırız, başkasına naklederiz ve onu altı haftada iş
arayacak hale getiririz.Bunu duyan bir Alman cerrah, küstahça atılmış:
Bu hiç birşey değil; biz bir adamın beyniniçıkarıp, başkasına
naklederiz ve onu dört haftada orduya katılıp, savaşacak halegetiririz.
O ana kadar sessiz, sakin tartışmayı dinleyen Temel, yüksek sesle söylenmiş:
Beyin nakli mi, ne kadar gereksiz!
Bir anda bütün gözler kendisine dönerken eklemiş:
Biz Kasımpaşa’dan bir beyinsizi aldik ve Başbakan yaptık. Şimdi
ülkenin yarısı iş arıyor, yarısı da savaşa hazırlanıyor…

Popularity: 1% [?]

kesin eceli gelmiş xd

21 Ağustos 2010 Yazan ESSMEER_28

ecelını aramıs ama bulamamıs:))

 

kesin eceli gelmiş xd

Popularity: unranked [?]

www.seslisemt.com

20 Ağustos 2010 Yazan _PeRi_
FARE YÜREĞİ ( GERÇEKTEN GÜZEL BİR HİKAYE)
Bir Hint masalına göre, kediden korktuğu için devamlı endişe içinde yasayan bir …fare vardır.
Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür.
Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya başlar.
Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür.
Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya baslar.
Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok.
Onu eski haline döndürür. Ve der ki,”Sen cesaretsiz ve korkak birisin.
Sende sadece bir farenin yüreği var. O yüzden ben sana yardım edemem.”
Ünlü yazar Shakspeare, bu konuda söyle diyor :
“İnsanların çoğu Sevmekten korkuyor, kaybetmekten korktuğu için..
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.

Popularity: unranked [?]

www.seslisemt.com

20 Ağustos 2010 Yazan _PeRi_

LAN ŞEREFSİZ HANİ SEN ORUÇTUN :D

‎…
Tilki Ormanda Gezmektedir. Bir Ağacın Dalında Asılı Bir Geyik Budu Görür. Aç…tır Ama Şüphelenir Kontr…ol Etmeye Başlar Ve Görür Ki Bu Bir Tuzak. Geyik Budu Bir İple Bombaya Bağlıdır. Epeyce Uzağa Gider Ve Başını Kollarının Üzerine Koyarak Yatar, Biraz Sonra Kurt Gelir, Budu Görür Ve Yatan Tilkiyi De Tabi…
Tilkiye Sorar ‘Ne Yapıyorsun Dostum’
Tilki Cevap Verir ‘Hiç Yatıyorum’
-Burada Bir But Var
-Evet Var
-Neden Yemedin
Tilki Sakince Cevap Verir;
-‘BU GÜN ORUCUM’
Kurt Kendinden Emin;
-‘Ben Yiyeyim O Zaman’
-Tilki ‘Buyur Afiyet Olsun’ Der.
Kurt Buta Uzanır Uzanmaz Bir Patlama, Ortalık Toz Duman, Kurt Yaralı, Hareketsiz, 10 Metre Uzakta, Perişan Halde Yatarken Tilki Sakince Budu Yemeye Başlar.
Bunu Gören Kurt;
-‘LAN ŞEREFSİZ HANİ ORUÇTUN’
Tilki Pişkin Pişkin;
-‘Biraz Önce Top Patladı Duymadın Mı ?’ :)

Popularity: 1% [?]

sesli chat girisi