Sağlık Bilgileri’ Kategorisi için Arşiv
Süt balık şart
04 Temmuz 2010 Yazan merve_sultan->
seslisemt
Günde 2 bardak süt haftada 2 kez balık şart
Yapılan araştırmalara göre; Türk çocukları kalsiyumdan ve omega 3 yağ asidinden yetersiz besleniyor. Oysa çocuğun sağlıklı büyümesi için her besin öğesinden yeterince alması gerekiyor. Bu nedenle çocuğunuzun yeterince süt içmesine ve balık yemesine özen gösterin!
Acıbadem Kadıköy Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Abdullah Bereket, çocukların sağlıklı büyümeleri ile ilgili en çok merak edilen soruları yanıtladı.
Çocukların ilk 4 yılında hangi beslenme sorunlarına dikkat etmeli?
Özellikle ilk 2, hatta 4 yıllık beslenme programı çocuğun büyümesinde anahtar rol üstleniyor. Çünkü bu yıllar bebeğin en hızlı büyüdüğü dönemi kapsıyor. Dolayısıyla bu dönemdeki gıda alerjisi, inek sütü alerjisi, çölyak hastalığı ve reflü nedeniyle oluşan kusma ya da iştahsızlık, çocuğun beslenmesini olumsuz yönde etkileyerek büyüme geriliğine neden olabiliyor. Bu yüzden bu tür sorunları ihmal etmemek ve zamanında doktora başvurmak gerekiyor.
MEYVE SUYU YERİNE AYRAN İÇİRİN!
Anne ve babalar, çocukların beslenmesinde en sık hangi hataları yapıyor?
Yapılan araştırmalarda Türk çocuklarının kalsiyumdan yetersiz beslendikleri ortaya kondu. Çünkü aileler içecek olarak çocuklarına süt ve ayran yerine meyve suyu veya meşrubat vermeyi tercih ediyor. Boy kısalığının önüne geçmek için çocukların yeterli miktarda kalsiyum tüketmelerine özen gösterilmeli. Ancak fazla kalsiyum almasından da kaçınılmalı. Gereksiz yere yüksek dozda verilen kalsiyum nedeniyle kusma, iştahsızlık, kabızlık ve kalpte ritim bozuklukları oluşabiliyor. Ayrıca böbreklerden geçen kalsiyum miktarı artıyor, bunun sonucunda da çocukta böbrek taşı gelişebiliyor. Ülkemizde anne babaların yaptıkları ikinci hata da çocuklarına az balık yedirmeleri… Ayrıca çocukların düzensiz beslenmesine izin veriyor. Onlara patates kızartması yedirip, gazlı içecekler içiriyorlar.
YÜZMEK OBEZİTEYİ ÖNLÜYOR!
Düzenli olarak spor yapmak boy uzatır mı?
Anne ve babaların, çocuklarının boylarının uzamasında etkili olduğunu düşündükleri bir formül var, o da spor… Genel olarak egzersiz yapmanın büyüme hormonu seviyesini artırdığı biliniyor. Özellikle yüzmek tüm kasları çalıştırdığı için önerdiğimiz bir spor dalı… Yüzmek çocukların obez olmasını önlediği gibi, kas ve kemik dokusunun da sağlamlaşmasını sağlıyor. Düzenli spor yapmanın boy uzattığı anlayışı sadece bir tevatür.
Halk arasında basket oynamanın boy uzattığına dair bir inanış var. Bu bilgi doğru mu?
Pek çok aile, basket oynamanın çocuğun boyunu uzattığını düşünüyor. Oysa bu inanış yanlış. Çünkü basketçiler, zaten uzun boylu çocuklardan seçiliyor. Yani bu sporu yaptıkları için boyları uzamıyor. Tam aksine çok erken yaşlarda profesyonel spora yönlendirilen çocukların aşırı antrenmanlar nedeniyle büyümeleri olumsuz yönde etkilenebiliyor. Bunu özellikle balerinlerde, jimnastikçilerde, bazen de aşırı yüzen gençlerde görüyoruz.
MUCİZE BESİN VEYA YÖNTEM YOK!
Boy uzamasını sağlayan mucize besinlerden bahsediliyor zaman zaman. Mucizevi bir besin var mı gerçekten?
Halk arasında bazı besinlerin boy uzattığına yönelik yanlış inanışlar var. Bunun nedeni ise basında, ‘Şu balığın kılçığını yedirirseniz’ veya ‘Şu bitkilerden oluşan karışımı içirirseniz, çocuğunuzun boyu uzar’ şeklinde görüşlerin yer alması… Ayrıca eczanelerde boy uzattığı ileri sürülen birtakım bitkisel takviyeler satılıyor. Oysa tek başına hiçbir besin maddesi veya destek ürün boy uzatmıyor, tüm bunlar sadece birer safsatadan oluşuyor. Çocuğun büyümesi için en önemli nokta, dengeli beslenmesi…
Dengeli beslenme nasıl sağlanır?
Dengeli beslenmede, çocuğun yaşına göre günlük toplam alması gereken kalorinin yüzde 60′ı karbonhidratlardan, yüzde 20′si yağlardan ve yüzde 15-20′si de proteinlerden gelmeli. Öğün tek tip değil, tüm besin öğelerini ihtiva etmeli. Örneğin; her öğünde karbonhidrat (ekmek, pilav, makarna veya patates türü şeylerden biri) olmalı, yanında mutlaka protein (tavuk, balık veya kırmızı et) yer almalı. Sebze ve süt ürünlerine de mutlaka yer verilmeli. Yani çocuğa karbonhidrat, protein, yağ, vitaminler ile süt ürünlerinin eksiksiz olarak verilmesi lazım. Ayrıca baklagiller de sofrada bulunmalı.
HAMİLELİKTE SAĞLIKLI BESLENİN ONA SEVGİNİZİ SIK SIK GÖSTERİN
1- İyi bir hamilelik geçirin: Anne karnındaki beslenme ve gelişim, çocuğun hem doğum kilosu ve boyunu, hem de yaşamın tüm dönemini etkiliyor. Bu nedenle hamilelikte iyi beslenmeye özen gösterin ve kesinlikle sigara içmeyin.
2- Demir takviyesi yapın: Demir, vücudun birçok işlevinin yerine getirilmesinde görev alıyor ve hücresel düzeyde tüm organları etkiliyor. Altıncı aydan itibaren bir yaşına kadar demir takviyesi, ayrıca doğumdan bir yaşına kadar da 400 ünite D vitamini takviyesini ihmal etmeyin.
3- Güne kahvaltı ile başlasın: Kahvaltı, çocuklar için günün en önemli öğünü… Kahvaltıda süt ve yumurta gibi protein yönünden zengin gıdaları tüketmesini sağlayın.
4- Günde iki bardak süt içirin: Kalsiyum kemiklerin yoğunluğunu artırıyor ve büyümeyi destekliyor. Çocuğunuzun süt ve süt ürünlerini bolca tüketmesini sağlayın. Günde 2 bardak süt veya 1 bardak süt ile 1 kase yoğurt, vücudunun yeterince kalsiyum almasını sağlar.
5- Haftada 2 kez balık yedirin: Yeterli miktarda omega 3 yağ asitlerini alması için çocuğunuza haftada 2, en azından 1 kez balık yedirin. Hangi balık türünü yedirdiğinizin ise bir önemi yok!
6- Sevginizi belli edin: Çocuğunuza sık sık sarılın ve onu ne kadar çok sevdiğinizi dile getirin.
7- Uykusunu almasını sağlayın: Günde en az 8-9 saat düzenli ve kesintisiz uyumasına özen gösterin. Unutmayın, büyüme hormonu uykuda salgılanıyor. Kaliteli ve kesintisiz bir uyku da hormonların normal salınımı için önemli.
8- Yanında kavga etmeyin: Eşinizle çocuğunuzun yanında kavga etmekten kaçının.
9- Dengeli beslenmesi önemli: Sağlıklı gelişmesi için çocuğunuz her gün protein, karbonhidrat, vitamin ve yağ gibi temel besin öğelerini dengeli bir şekilde tüketmeli. ‘Boyunun uzamasını sağlıyor’ düşüncesiyle tek bir gıdayı devamlı vermek, boyun uzamasını sağlamıyor.
10- Anne sütü ile besleyin: Anne sütü, bebeğin büyümesi ve gelişmesi için gerekli olan tüm besin öğelerini karşılıyor. Dünya Sağlık Örgütü çocuğunuzu ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslemenizi öneriyor. Bu dönemden sonra 2 yaşına kadar ek gıdalarla birlikte anne sütüne mutlaka devam etmeye çalışın.
Anne ve babalar, çocukların beslenmesinde en sık hangi hataları yapıyor?Yapılan araştırmalarda Türk çocuklarının kalsiyumdan yetersiz beslendikleri ortaya kondu. Çünkü aileler içecek olarak çocuklarına süt ve ayran yerine meyve suyu veya meşrubat vermeyi tercih ediyor. Boy kısalığının önüne geçmek için çocukların yeterli miktarda kalsiyum tüketmelerine özen gösterilmeli. Ancak fazla kalsiyum almasından da kaçınılmalı. Gereksiz yere yüksek dozda verilen kalsiyum nedeniyle kusma, iştahsızlık, kabızlık ve kalpte ritim bozuklukları oluşabiliyor. Ayrıca böbreklerden geçen kalsiyum miktarı artıyor, bunun sonucunda da çocukta böbrek taşı gelişebiliyor. Ülkemizde anne babaların yaptıkları ikinci hata da çocuklarına az balık yedirmeleri… Ayrıca çocukların düzensiz beslenmesine izin veriyor. Onlara patates kızartması yedirip, gazlı içecekler içiriyorlar.
Düzenli olarak spor yapmak boy uzatır mı?Anne ve babaların, çocuklarının boylarının uzamasında etkili olduğunu düşündükleri bir formül var, o da spor… Genel olarak egzersiz yapmanın büyüme hormonu seviyesini artırdığı biliniyor. Özellikle yüzmek tüm kasları çalıştırdığı için önerdiğimiz bir spor dalı… Yüzmek çocukların obez olmasını önlediği gibi, kas ve kemik dokusunun da sağlamlaşmasını sağlıyor. Düzenli spor yapmanın boy uzattığı anlayışı sadece bir tevatür.
Halk arasında basket oynamanın boy uzattığına dair bir inanış var. Bu bilgi doğru mu?Pek çok aile, basket oynamanın çocuğun boyunu uzattığını düşünüyor. Oysa bu inanış yanlış. Çünkü basketçiler, zaten uzun boylu çocuklardan seçiliyor. Yani bu sporu yaptıkları için boyları uzamıyor. Tam aksine çok erken yaşlarda profesyonel spora yönlendirilen çocukların aşırı antrenmanlar nedeniyle büyümeleri olumsuz yönde etkilenebiliyor. Bunu özellikle balerinlerde, jimnastikçilerde, bazen de aşırı yüzen gençlerde görüyoruz.
Boy uzamasını sağlayan mucize besinlerden bahsediliyor zaman zaman. Mucizevi bir besin var mı gerçekten?Halk arasında bazı besinlerin boy uzattığına yönelik yanlış inanışlar var. Bunun nedeni ise basında, ‘Şu balığın kılçığını yedirirseniz’ veya ‘Şu bitkilerden oluşan karışımı içirirseniz, çocuğunuzun boyu uzar’ şeklinde görüşlerin yer alması… Ayrıca eczanelerde boy uzattığı ileri sürülen birtakım bitkisel takviyeler satılıyor. Oysa tek başına hiçbir besin maddesi veya destek ürün boy uzatmıyor, tüm bunlar sadece birer safsatadan oluşuyor. Çocuğun büyümesi için en önemli nokta, dengeli beslenmesi…
Dengeli beslenme nasıl sağlanır?Dengeli beslenmede, çocuğun yaşına göre günlük toplam alması gereken kalorinin yüzde 60′ı karbonhidratlardan, yüzde 20′si yağlardan ve yüzde 15-20′si de proteinlerden gelmeli. Öğün tek tip değil, tüm besin öğelerini ihtiva etmeli. Örneğin; her öğünde karbonhidrat (ekmek, pilav, makarna veya patates türü şeylerden biri) olmalı, yanında mutlaka protein (tavuk, balık veya kırmızı et) yer almalı. Sebze ve süt ürünlerine de mutlaka yer verilmeli. Yani çocuğa karbonhidrat, protein, yağ, vitaminler ile süt ürünlerinin eksiksiz olarak verilmesi lazım. Ayrıca baklagiller de sofrada bulunmalı.
1- İyi bir hamilelik geçirin: Anne karnındaki beslenme ve gelişim, çocuğun hem doğum kilosu ve boyunu, hem de yaşamın tüm dönemini etkiliyor. Bu nedenle hamilelikte iyi beslenmeye özen gösterin ve kesinlikle sigara içmeyin.
Popularity: 2% [?]
Yanlış klima kullanımı zararlı
04 Temmuz 2010 Yazan merve_sultanseslisemet
Yanlış klima kullanımı zararlı
Klimanın sağlığı olumlu olduğu kadar olumsuz da etkileyebileceğini söyleyen Dr. Ahmet Selvi, “Düzenli olarak bakımı ve temizliği yapılmayan, yanlış seçilen klimalar astımı da tetikleyebilir, zatürreye de neden olabilir. Oysa alacağınız bazı basit önlemler, sağlığınızı koruyabilir” diyor
Medical Park Bahçelievler Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Dr. Ahmet Selvi; sıcak yaz günlerinin kurtarıcısı klimayı doğru kullanmama durumunda ortaya çıkabilecek sağlık sorunları hakkında bilgiler verdi. İşte doğru kullanılmadığında klimanın neden olabileceği hastalıklar:
KALBE ZARARLI
İç ve dış ortam sıcaklıkları arasındaki sıcaklık farkının 6 dereceyi geçmesi, ortam sıcaklığında ani gelişen yüksek değişiklikler, ilk önce solunum sistemi ve dolaşım sistemini etkiler. Kan damarlarında meydana gelen ani değişiklikler kendimizi hasta hissetmemize neden olur. Bu durum özellikle kronik kalp, akciğer ve şeker hastalığı olan yaşlı insanları etkiler.
ASTIMINIZ TETİKLENEBİLİR
Bakımı kötü ve yetersiz yapılan klimaların, akut farenjit, nezle ve akut tonsilit gibi üst solunum yolu hastalıklarına neden olduğu ispatlanmıştır. Kirli hava filtreleri, toz ve bakterilerin tekrar tekrar ev içi havasında sirkülasyonuna neden olur. Havası bu mikroorganizmalarla kirletilmiş bir ortamda zaman geçirmek; astım hastalarında bir atağın tetiklenmesine, alerjik rinitin alevlenmesine, burun, boğaz ve gözlerde tahriş hissi ve nezle benzeri hastalığa neden olabilir.
LEJYONER HASTALIĞI
Klimanın neden olduğu lejyoner hastalığı, çok tehlikeli olabilen bir zatürree çeşididir. Sıcak, nemli ortamlarda ve su kaynaklarında yaşayabilen bir bakteri olan ‘legionella’ isimli bakteri bu hastalığa neden olur. Bakımı yapılmayan klima sistemlerine yerleşen ve çoğalan bu bakteri, klima tarafından oda havasına dağılır. Bakteri içeren bu havanın solunmasıyla zatürree meydana gelir. Hastalık bazen son derece hızlı ve agresif seyredebilir. Erken tanı, tedavi başarısını doğrudan etkiler. Hastalık çok ilerlediğinde solunum yetmezliği gelişebilir ve can kaybına neden olabilir.
HASTA BİNA SENDROMU
Günlük yaşantımızın yaklaşık yüzde 80′ini işyerlerimizde veya evlerimizde, yani kapalı mekanlarda geçiriyoruz. Yaz aylarında düzenli olarak temizlik ve bakımı yapılmayan klimalar; hem yaşadığımız mekanları kirleten toz, mantar sporları ve bakterilerin kaynağı olabilir, hem de bunların tekrar tekrar ev içindeki havaya karışmasına neden olur. Böyle bir kapalı mekanda kalmak ve zaman geçirmek solunum yolu rahatsızlıklarına neden olur. Belirtiler hasta binaya girildikten sonraki birkaç saat içinde başlar. Göz, burun ve boğazda tahriş hissi, öksürük, göğüste hırıltı, ciltte tahriş, yorgunluk ve kusma sık görülen belirtiler arasındadır.
BUNLARA DİKKAT EDİN!
BÜYÜĞÜ İYİ DEĞİL:
‘Daha büyüğü daha iyidir’ düşüncesi klima için geçerli değildir. İhtiyacınızdan daha büyük bir klima evinizi soğutur. Ancak sağlığınızı ve ekonominizi bozar. Bazı firmaların internet sitelerinde bulabileceğiniz basit formüllerle soğutacağınız alanın boyutlarına göre hangi güçte bir klimaya ihtiyacınız olduğunu kolayca hesaplayabilirsiniz.
BAKIM ŞART:
Herhangi bir mekanik sistem gibi, klimanızın performansı en üst düzeyde çalışabilmesi için düzenli bakıma ihtiyacı vardır. Kullandığınız filtrelerin tipine göre düzenli aralıklarla filtreler temizlenmeli ve değiştirilmeli.
TEMİZLİK YAPTIRIN:
Borularınızı temiz tutun. Borular temizliği en çok ihmal edilen parçalardır. Borularınızı 3-4 yılda bir temizleyin.
SICAKLIĞA DİKKAT:
İç ve dış ortam sıcaklıkları arasındaki fark 6 dereceyi geçmemeli. Ortam sıcaklığında ani gelişen değişiklikler kendinizi hasta hissetmenize neden olur.
İç ve dış ortam sıcaklıkları arasındaki sıcaklık farkının 6 dereceyi geçmesi, ortam sıcaklığında ani gelişen yüksek değişiklikler, ilk önce solunum sistemi ve dolaşım sistemini etkiler. Kan damarlarında meydana gelen ani değişiklikler kendimizi hasta hissetmemize neden olur. Bu durum özellikle kronik kalp, akciğer ve şeker hastalığı olan yaşlı insanları etkiler.
Bakımı kötü ve yetersiz yapılan klimaların, akut farenjit, nezle ve akut tonsilit gibi üst solunum yolu hastalıklarına neden olduğu ispatlanmıştır. Kirli hava filtreleri, toz ve bakterilerin tekrar tekrar ev içi havasında sirkülasyonuna neden olur. Havası bu mikroorganizmalarla kirletilmiş bir ortamda zaman geçirmek; astım hastalarında bir atağın tetiklenmesine, alerjik rinitin alevlenmesine, burun, boğaz ve gözlerde tahriş hissi ve nezle benzeri hastalığa neden olabilir.
Klimanın neden olduğu lejyoner hastalığı, çok tehlikeli olabilen bir zatürree çeşididir. Sıcak, nemli ortamlarda ve su kaynaklarında yaşayabilen bir bakteri olan ‘legionella’ isimli bakteri bu hastalığa neden olur. Bakımı yapılmayan klima sistemlerine yerleşen ve çoğalan bu bakteri, klima tarafından oda havasına dağılır. Bakteri içeren bu havanın solunmasıyla zatürree meydana gelir. Hastalık bazen son derece hızlı ve agresif seyredebilir. Erken tanı, tedavi başarısını doğrudan etkiler. Hastalık çok ilerlediğinde solunum yetmezliği gelişebilir ve can kaybına neden olabilir.
Günlük yaşantımızın yaklaşık yüzde 80′ini işyerlerimizde veya evlerimizde, yani kapalı mekanlarda geçiriyoruz. Yaz aylarında düzenli olarak temizlik ve bakımı yapılmayan klimalar; hem yaşadığımız mekanları kirleten toz, mantar sporları ve bakterilerin kaynağı olabilir, hem de bunların tekrar tekrar ev içindeki havaya karışmasına neden olur. Böyle bir kapalı mekanda kalmak ve zaman geçirmek solunum yolu rahatsızlıklarına neden olur. Belirtiler hasta binaya girildikten sonraki birkaç saat içinde başlar. Göz, burun ve boğazda tahriş hissi, öksürük, göğüste hırıltı, ciltte tahriş, yorgunluk ve kusma sık görülen belirtiler arasındadır.
BÜYÜĞÜ İYİ DEĞİL:‘Daha büyüğü daha iyidir’ düşüncesi klima için geçerli değildir. İhtiyacınızdan daha büyük bir klima evinizi soğutur. Ancak sağlığınızı ve ekonominizi bozar. Bazı firmaların internet sitelerinde bulabileceğiniz basit formüllerle soğutacağınız alanın boyutlarına göre hangi güçte bir klimaya ihtiyacınız olduğunu kolayca hesaplayabilirsiniz.
BAKIM ŞART:Herhangi bir mekanik sistem gibi, klimanızın performansı en üst düzeyde çalışabilmesi için düzenli bakıma ihtiyacı vardır. Kullandığınız filtrelerin tipine göre düzenli aralıklarla filtreler temizlenmeli ve değiştirilmeli.
TEMİZLİK YAPTIRIN:Borularınızı temiz tutun. Borular temizliği en çok ihmal edilen parçalardır. Borularınızı 3-4 yılda bir temizleyin.
SICAKLIĞA DİKKAT:İç ve dış ortam sıcaklıkları arasındaki fark 6 dereceyi geçmemeli. Ortam sıcaklığında ani gelişen değişiklikler kendinizi hasta hissetmenize neden olur.
Popularity: 1% [?]
Vücudunun verdiği sinyalleri es geçme
24 Haziran 2010 Yazan merve_sultan[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]
seslisemt.com
Vücudunun verdiği sinyalleri es geçme
“Bol su iç, tatlılardan uzak dur, uykusuz kalma…” Uzmanlar vücudun verdiği sinyallere göre sürekli bir şeyler öneriyor. Elbette tüm bunların mantıklı birer açıklaması var. Uzmanların bilimsel araştırmalar ışığında verdikleri bilgileri dikkate alarak sağlıklı bir hayat sürebilirsiniz.
Günün yoğun akışı içinde su içmeyi unutup, iş uğruna uyku saatlerinden fedakarlık ediyor ve stresi hayatınızın bir parçası haline getiriyorsunuz. Nasıl olduğunu tam olarak bilemeseniz de, tüm bu zararlı alışkanlıklar metabolizmanızı ciddi şekilde etkiliyor ve bedeniniz size yardım çağrıları göndermeye başlıyor. Ondan gelen, hatta zaman zaman birer acil çağrıya dönüşen bu sinyallere kulak vermemek ise çok daha ciddi hastalıklara zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle uzmanlar çeşitli eylemler sırasında vücutta yaşanan değişikliklerin farkında olmak gerektiğini söylüyorlar.
HER ŞEYİ KAFANIZA TAKARSANIZ…
‘Kendini yiyip bitirmek’ deyişini duymuşsunuzdur. Bu sadece mecazi anlamda kullanılan bir cümle değil, gerçekte de doğru olabiliyormuş! Avustralya’da yapılan bir araştırmaya göre; Avustralyalılar’ın yüzde 41′i son derece sağlıksız bir şekilde, normalden daha fazla strese maruz kalıyor. Bu nedenle daha kolay hastalanıyorlar. Uzmanlara göre endişe, kaygı ve stres hem ruh hem de beden sağlığını tehdit eden unsurların en başında geliyor. Stres nedeniyle salgılanan adrenalin seviyesinde ciddi bir artış oluyor. Bu artışla beden ‘ya savaş ya kaç’ durumuna geçiyor. Bu, metabolizmanın sadece çok kısa bir süre için tolere edebileceği bir durum ve bu sürecin uzaması çeşitli sorunlara yol açabiliyor. Öncelikle duygusal sağlığınız etkileniyor elbette; kendinizi huzursuz, sıkıntılı, kaygılı, gergin ve daha kötüsü adeta bir alarm durumunda hissediyorsunuz. Normale kıyasla çok daha kolay soğuk algınlığına yakalanmak, yüksek tansiyon ve mide ağrısı stres nedeniyle ortaya çıkan başlıca hastalıklar. Peki, stresle savaşmanın en kolay yolu ne? Bu soruyu yönelttiğimiz uzmanlar, her bir bireyin kendine has ‘ideal stressavar’ları olduğunu anlatıyor. Önemli olansa sizinkinin hangisi olduğunu bulmak. Kendinizi dinleyin; ne zaman daha rahatlamış ve huzurlu hissediyorsunuz? Egzersizden sonra mı, bir arkadaşınızla dertleştiğinizde mi, yoksa bir uzmandan tavsiye alarak mı? Bu yol her neyse ona daha çok başvurun ve mutlaka rahatlamaya çalışın.
‘Kendini yiyip bitirmek’ deyişini duymuşsunuzdur. Bu sadece mecazi anlamda kullanılan bir cümle değil, gerçekte de doğru olabiliyormuş! Avustralya’da yapılan bir araştırmaya göre; Avustralyalılar’ın yüzde 41′i son derece sağlıksız bir şekilde, normalden daha fazla strese maruz kalıyor. Bu nedenle daha kolay hastalanıyorlar. Uzmanlara göre endişe, kaygı ve stres hem ruh hem de beden sağlığını tehdit eden unsurların en başında geliyor. Stres nedeniyle salgılanan adrenalin seviyesinde ciddi bir artış oluyor. Bu artışla beden ‘ya savaş ya kaç’ durumuna geçiyor. Bu, metabolizmanın sadece çok kısa bir süre için tolere edebileceği bir durum ve bu sürecin uzaması çeşitli sorunlara yol açabiliyor. Öncelikle duygusal sağlığınız etkileniyor elbette; kendinizi huzursuz, sıkıntılı, kaygılı, gergin ve daha kötüsü adeta bir alarm durumunda hissediyorsunuz. Normale kıyasla çok daha kolay soğuk algınlığına yakalanmak, yüksek tansiyon ve mide ağrısı stres nedeniyle ortaya çıkan başlıca hastalıklar. Peki, stresle savaşmanın en kolay yolu ne? Bu soruyu yönelttiğimiz uzmanlar, her bir bireyin kendine has ‘ideal stressavar’ları olduğunu anlatıyor. Önemli olansa sizinkinin hangisi olduğunu bulmak. Kendinizi dinleyin; ne zaman daha rahatlamış ve huzurlu hissediyorsunuz? Egzersizden sonra mı, bir arkadaşınızla dertleştiğinizde mi, yoksa bir uzmandan tavsiye alarak mı? Bu yol her neyse ona daha çok başvurun ve mutlaka rahatlamaya çalışın.
YETERİ KADAR SU İÇMEZSENİZ…
Çoğu zaman en önemli yaşam kaynağımızın su olduğunu unutuyoruz. Neyse ki, yüzde 70′i sudan oluşan bedenimiz bunu bize hatırlatacak bir sisteme sahip: Elbette susamak! Hem beyinde hem de böbreklerde, vücuttaki su miktarını kontrol eden bir takım dedektörler bulunuyor ve bir dehidrasyon, yani susuz kalma durumunda sizi uyarıyorlar. Eğer susuzluk yine de giderilmezse sadece susuz değil aynı zamanda halsiz hissediyoruz.
TOPUKLUDAN VAZGEÇMEZSENİZ…
Sürekli yüksek topuklu giyme ve sık sık alkol alma gibi alışkanlıklar da bacaklardaki kılcal damarların çatlamasına ve doku içine bir miktar kan sızmasına yol açabiliyor. Bunun sonucunda özellikle alt bacaklarda kolaylıkla morluklar ortaya çıkabiliyor, çünkü bu bölgelerdeki yağ dokusu çok yoğun değil. Siz de bu sızan kanı, fazla yağ dokusu içermeyen bölgelerde morluklar olarak gözlemliyorsunuz. Ancak zamanla kan hücreleri dağılıyor, dokular iyileşiyor ve morluklar da yok oluyor. (Cosmopolitan dergisi)
YOYO DİYETLER YAPMAYA DEVAM EDERSENİZ…
* Çok sık ve yanlış tarzda yapılan diyetlerde hızla verilen kilolar, hızla geri alınıyor. Bu da sağlığınızı kaybetmenize sebep olabiliyor. Yoyo Sendromu’na yakalanmak, metabolizmadaki deformasyonunun yanında fiziksel ve psikolojik birçok sağlık sorununa neden olabilir.
* Vücut ağırlığınızla ilgili amacınız ne olursa olsun, yaşam boyu süren başarınız düşünce tarzınızı ve beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmenize bağlı. Hayatınız boyunca kilonuzu sabit tutmada en önemli yol; olumlu davranış ve doğru motivasyondur.
* Vücudunuzda fazla kilo taşımak, sürekli kilo alıp vermekten daha az zararlı olabilir. Bu diyetler bazal metabolik hızınızın yavaşlamasına, yeme bozukluklarına ve zayıf bir özgüven oluşmasına sebep olabilir.
* Ayrıca bilimsel çalışmalar sürekli kilo alıp verme döngüsünün kalp hastalığı gibi ciddi sağlık problemlerine neden olduğunu gösteriyor. Tüm bu nedenlerden dolayı yoyo diyetlerden uzak durmalısınız.
PARTİ ZAMANI…
Birkaç kadeh içki içmek vücudu susuz bırakmak anlamına gelebiliyor. Alkollü içecekler gerçek birer diüretik, yani idrar söktürücü etkiye sahipler. Alkolün bu etkisiyle, dokularımızda ve organlarımızda bulunan ve onları besleyen su, atılmak üzere idrar kesesini boylayabiliyor! Alkolün diğer önemli bir zararı da, fermante olan toksik maddeler içermesi. Özellikle birkaç farklı içkiyi (bira, şarap, kokteyller) karıştırmak, vücudunuzun toksinlerle yüklenmesine neden olabiliyor.
YETERLİ UYKU ŞART…
İşlerin yoğun olduğu dönemlerde ihtiyaç duyulan zaman, çoğu kez uyku saatlerinden çalınarak elde ediliyor. Ancak bunun bedelinin sadece biraz yorgunluk olacağını düşünmek, büyük bir hata. Yeterli uykuyu alamamak, kalp-dolaşım ve bağışıklık başta olmak üzere bütün beden sağlığınız için ciddi bir tehdit unsuru. Hatta bir türlü veremediğiniz kiloların bile sorumlusu bu olabiliyor! Çünkü yetersiz uyku, vücut ritmini bozuyor ve metabolizma beslenme saatlerini bile şaşırabiliyor. Bu nedenle her zaman uykunuza özen göstermelisiniz.
Popularity: 1% [?]
Bekaret artik 22TL!!!
15 Haziran 2010 Yazan merve_sultanYıllardan beri Kimine göre ölüm sebebi, kimine göre özgürlük, kimine göre ise bir bedel olmuştur bekaret (kızlık zarı). Gelişen teknoloji ile birlikte bakire izlenimi verebilmek için Cerrahi bir müdahale ile yapay kızlık zarı dikimi, zar tamir edilmesi gibi bir çok yöntem geliştirildi. Son zamanlarda ortaya çıkan bir yöntem ise pek çok muhafazakar insanı çileden çıkartacak cinsten.
BBC’nin Yaptığı haberden yola çıkarak gündeme yerleşen konu ise Yeni evlenen bazı kadınların ilk cinsel ilişki (gerdek gecesi) sırasında kızlık zarının kanamasına benzer sahte kan çıkaran bir alet kullandığının ortaya çıkması, başta din adamları olmak üzere muhafazakarları fena halde öfkelendirdi. Üstelik bedeli sadece 22 TL.
Mısır’ın önde gelen din adamlarından Abdül Muti Bayumi, bu aleti Mısır’a ithal edip satanların ölümle cezalandırılmasını isterken, Mısırlı parlamenterler de hem aletin ithalinin hem de kullanılmasının yasaklanması çağrısında bulundu.
Mısır’ın ünlü El Ezher Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Prof. Bayumi, bu aleti ülkeye sokmanın topluma kötülük yaymakla bir olduğunu savunarak, bunun da cezasının İslami şeriat yasalarına göre ölüm olduğunu söyledi.
Bu arada Mısır parlamentosundan bir grup milletvekili de açıklama yaparak, erkekleri aldatmaya yönelik ve İslam toplumunda ahlak dışı davranışları teşvik ettiği öne sürülen aletin ithalinin yasaklanması çağrısında bulundu.
BBC’ye göre, Çin’de yapılan ve bakireliğin büyük önem taşıdığı Arap ülkelerinde giderek yayıldığı öne sürülen alet kadın cinsel organına yerleştiriliyor. Evlililik öncesinde bakireliğini kaybeden ve eşinin bakire olmadığını anlamasını istemeyen kadınların kullandığı belirtilen alet, cinsel ilişki sırasında kızlık zarından çıkan kana benzer bir sıvı çıkarıyor.
Aletin Ortadoğu’daki kliniklerde yaygın olarak satıldığını öne süren BBC’ye göre, örneğin Suriye’de bu alet 15 dolara (yaklaşık 22 TL) satılıyor.
Aslında hepsi fasa fiso… Eğer bir bekaretden söz edeceksek o da bacak arasında değil kişinin kafasında olmalıdır…

Popularity: unranked [?]
Sıcaklarda mide sorunlarından kurtulma yöntemleri
10 Haziran 2010 Yazan merve_sultan
Sıcaklarda mide sorunlarından kurtulma yöntemleri
Tatiliniz reflü sorunlarınızla zehir olmasın. Prof. Dr. Ahmet Türkçapar, sıcaklarda reflü şikayetlerinden yakınan hastalara basit ama etkili önerilerde bulunuyor. Denizde yüzme zamanından biçimine kadar pek çok şey reflü için önemli
Tok karınla yüzmek ‘yaz reflüsü’ yapıyor
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Türkçapar, reflü hastalığı hakkında merak edilenleri anlattı.
►Yazın reflü şikayetleri neden artar?
Reflü hastalığının mevsimlerle aslında direkt ilişkisi yoktur. Ancak yaz aylarında çay ve gazlı içecekler gibi sıvıların fazla miktarda tüketilmesi, reflüyü artırabilir. Ayrıca yaz aylarında geç saatlere kadar oturulması, geç saatlere kadar yemek yenmesine ve miktarının artmasına neden olur. Bu da yukarı kaçan mide içeriğini fazlalaştırır. Yine yaz aylarında soğuk ve buzlu içeceklerin içilmesi, barsak hareketlerini azaltır. Bu da barsaklarda gaz ve şişkinliğe neden olur. Bu durumda reflüsü olan hastaların şikayetleri artar.
►Yazın sıcaklarda endoskopi yapılır mı, yoksa sonbaharı mı beklemek lazım?
Günümüzde endoskopi en güvenilir teşhis araçlarından biridir. Uyutularak yapıldığı için her zaman diliminde ve her mevsimde yapılabilir. Sık endoskopi yapılmasının bile hastaya bir zararı yoktur.
SICAK ENGEL DEĞİL
►
Yazın reflü ameliyatları yapılır mı, yoksa sttretta mı daha uygun?
Stretta, radyofrekansla dokuların ısıtılmasına dayanan bir yöntem. Ancak sınırlı sayıda reflü hastasına ugulanabilir. Laparoskopik reflü ameliyatları ise; eğer hasta sürekli ilaç içmek zorunda ise, ilacı kestiğinde şikayeti tekrarlıyorsa, özellikle de genç yaş grubunda olanlara önerilir. Ayrıca hastada bulantı hissi, sürekli öksürük ve ses kısıklığı varsa öneriyoruz. Bu operasyon kapalı yöntemle yapıldığı için yeterli tecrübesi olan merkezlerde her mevsimde yapılabilir.
İLACI YAVAŞ YAVAŞ KESİN►Reflü tedavisinde ilaç kullanan kişiler, ilacı kestikleri anda şikayetleri alevlenir mi, ilacı kesince ne yapmalılar?
Bu ilaçlar doktor kontrolünde olmadan kullanılmamalıdır. Uzun süre yüksek doz kullanıldığında kemik erimesi, özellikle yaşlı hastalarda zatürree ve mide polipleri gelişimine neden olabilir. Kapak yetmezliği olan hastaların yüzde 30′u hayat boyu ilaç kullanmak zorundadır. Bu gruptaki hastaların ilaç kesildikten bir süre sonra şikayetleri tekrarlar. Asit düşürücü ilaçlar bir anda kesilirse, midede aşırı asit salınımına bağlı olarak şikayetler artmış olarak geri dönerler. Uzun süre ilaç kullanan hastalarda, ilaç doz atlayarak yavaş yavaş kesilmelidir. İlaç kesildikten sonra ertesi gün şikayetleri hemen başlayanlarda alternatif ve tek kalıcı tedavinin ‘laparoskopik cerrahi’ olduğu unutulmamalıdır.
►Diyet reflüyü tetikler mi?
Kilo verme amaçlı diyet yapmanın reflü hastalığına iyi geldiğine dair net bir kanıt yok. Diyet sırasında yasaklı meyve ve sebzeleri daha az tükettikleri ve alkol alımını sınırlandırdıkları için reflü şikayetleri azalabilir. Şişmanlarda reflü çok görülmesine rağmen çok zayıf insanlarda da reflü görülebilir. Bunun için, reflü hastalarına kilo vermelerini öneririz.
TATİLDE AĞRI-ACI ÇEKMEMEK İÇİN:
Yaz beslenmesinde reflüye karşı dikkat edilmesi gerekenler şunlar:
►Az miktarda ama sık ve düzenli yemek yiyin.
►Yavaş yemek yiyin ve iyi çiğneyin.
►Yatmadan en az üç saat önce yemeği ve içmeyi kesin.
►Yemekle birlikte su içmeyin, sıvı besinleri öğün aralarında alın.
►Özellikle gazlı içeceklerden uzak durun.
►Öğlen yemeklerinden sonra uyumayın ve yüzmeyin.
►Çok sıcak ya da çok soğuk yemeyin.
►Az miktarda ama sık ve düzenli yemek yiyin.
►Yavaş yemek yiyin ve iyi çiğneyin.
►Yatmadan en az üç saat önce yemeği ve içmeyi kesin.
►Yemekle birlikte su içmeyin, sıvı besinleri öğün aralarında alın.
►Özellikle gazlı içeceklerden uzak durun.
►Öğlen yemeklerinden sonra uyumayın ve yüzmeyin.
►Çok sıcak ya da çok soğuk yemeyin.
YASAKLI GIDALAR
Portakal suyu
Limonata
Limon
Greyfurt suyu
Domates
Patates kızartması
Patates püresi
Kuru soğan
Patates cipsi
Hot dog
Hamburger
Yağlı peynir
Üzüm
Çilek
Şeftali
Bu besinlerden uzak durulmalıdır.
Popularity: 1% [?]
İSRAİLE DÜNYA DA YER YOK
07 Haziran 2010 Yazan merve_sultanKlibin Türkçesi;
Öyle bir zaman gelir ki
Show yapmamız gerekiyor
Dünyaya, internete ve CNN’e
Hiç kimse ölmüyor
Bu yüzden yapabileceğimiz en doğru şey
Gelmiş geçmiş en büyük blöfü yaratmak
Günler geçtikçe numara yapmaya devam etmeliyiz
Gazze’de kriz, açlık ve veba olduğuna
Çünkü milyar dolarlık yardımlar onların temel ihtiyaçlarını karşılamıyor
Peynir ve çocuklara füze gibi
Dünyayı biz yapacağız
Sebeplerden vazgeçeceğiz
Herkesi Hamas’ın
Teresa anne olduğuna inandıracağız
Biz barışçıl yolcularız
Silahlarla ve bıçaklarımızla
Hakikat hiçbir zaman televizyonda yolunu bulamayacak
Oooo, onları kalplerinden bıçaklayacağız
Onlar askerler, kimsenin umurunda değil
Biz küçüğüz ve birkaç tane resim çektik kumrularla
Bize Allah’ın gösterdiği gibi, gerçeklere ihtiyacımız yok
Bu yüzden her zaman hakimiyeti elde edeceğiz
Dünyayı biz yapacağız
Sebeplerden vazgeçeceğiz
Herkesi Hamas’ın
Rahibe Teresa olduğuna inandıracağız
Biz Barışçıl yolcularız
Silahlarla ve bıçaklarımızla
Hakikat hiçbir zaman televizyonda yolunu bulamayacak
Eğer İslam ve terör keyfinizi yerine getirecekse
Ama merak ediyorsanız bunun fazla iyi gözükmeyeceğine
Peki peki fark etmiyor musunuz?
kendinize sadece
İnsaniyet ve barış için eylemci olduğunuzu söylemeniz gerekiyor
Dünyayı biz yapacağız
Sebeplerden vazgeçeceğiz
Herkesi Hamas’ın
Rahibe Teresa olduğunua inandıracağız
Biz barışçıl yolcularız
Silahlarla ve bıçaklarımızla
Hakikat hiç bir zaman televizyonda yolunu bulmayacak
Biz dünyayı dolandırıyoruz
Biz insanları dolandırıyoruz
Biz herkezi IDF’in tecavüzcü Ripper olduğuna inandıracağız
Biz barışçıl yolcularız
Biz kendi bıçaklarımızı salıyoruz
Hakikat hic bir zaman televizyona yolunu bulmayacak
Biz dünyayı dolandırıyoruz (Bruce: Biz dünyayı dolandırıyoruz…)
Biz insanları dolandırıyoruz (Bruce: Biz insanları dolandırıyoruz…)
Biz herkezi IDF’in tecavüzcü Ripper olduğuna inandıracağız
Biz barışçıl yolcularız
Biz bıçaklarımızı sallıyoruz
Hakikat hic bir zaman televizyona yolunu bulmayacak
Hakikat hic bir zaman televizyona yolunu bulmayacak
YouTube üzerinden yayınlanan klip, 1985 yılında yardım amaçlı hazırlanan “We Are the World” şarkısına benzer yapılan klipte, Araplar ve Mavi Marmara gemisinde bulunan eylemciler gibi giydirilmiş İsrailliler, ünlü şarkıyı değiş
tirerek söylüyorlar.
Popularity: 3% [?]
Son DaKika HaBErİ
31 Mayıs 2010 Yazan merve_sultan‘Mavi Marmara’ gemisi Aşdod limanında
”Mavi Marmara” gemisi Aşdod limanına vardı. Gemi ile hala bağlantı kurulamadığı bildirildi.
Gazze’ye yardım götürmek üzere yola çıkan, ancak saldırıya uğrayan ”Mavi Marmara” gemisi Aşdod limanına vardı. Gemi ile hala bağlantı kurulamadığı bildirildi. Denizcilik Müsteşarlığı yetkililerinden edinilen bilgiye göre içinde Türkiye’nin yanı sıra 32 ülke vatandaşının bulunduğu ”Mavi Marmara” gemisinin iletişim kurmaya yarayan cihazları kapalı. 353 Türk vatandaşının bulunduğu ”Mavi Marmara” gemisi ile telefon da dahil olmak üzere hiçbir şekilde irtibat kurulamıyor.
Bu arada yardım konvoyundaki ”Gazze-1” gemisinin İsrail’in Aşdod Limanı’na vardığı, ”Defne” isimli gemi ile Yunan bandıralı bir diğer geminin ise Limana varmak üzere olduğu bilgisinin de Denizcilik Müsteşarlığına ulaştığı öğrenildi.
“GAZZE” ADLI GEMİNİN YOLCULARI ARASINDAKİ 39 TÜRK’ÜN İŞLEMLERİ TAMAMLANDI: 39 TÜRK TÜRKİYE’YE DÖNÜYOR
İsrail ordusunun Gazze’ye yardım götüren gemilere saldırısının ardından, Akdeniz kıyısındaki Aşdod Limanı’na getirilen gemilerde bulunan, çeşitli ülkelerden 11 kişinin işlemleri tamamlanarak ülkelerine gönderildiği öğrenildi. Aşdod Limanı’ndaki yetkililerden edinilen bilgiye göre, İrlanda, Bulgaristan ve ABD uyruklu ikişer, Belçika, İsveç, Fransa, İngiltere ve Çek Cumhuriyeti uyruklu birer kişi İsrail’den ayrıldı.
Bu arada, filoda yer alan gemiler arasında bulunan “Gazze” gemisindeki tüm yolcuların boşaltıldığı, buradaki 39 Türk’ün, İsrail’deki Türkiyeliler Birliğince sağlanan bir tercüman aracılığıyla işlemleri tamamlandıktan sonra, Türkiye’ye dönmeyi kabul ettikleri öğrenildi. Ancak, Türk yolcuların ne zaman Türkiye’ye gönderilecekleri konusunda henüz bir bilgi edinilemedi.
-AŞDOD LİMANI’NDA BEKLEYEN DİPLOMATLARI HALA LİMANA SOKMADILAR-
Öte yandan, sabahın erken saatlerinden bu yana Aşdod Limanı’nın önünde bekleyen ve gemilerde vatandaşları bulunan ülkelerin diplomatları hala limana sokulmadı. Limanın kapısı önünde saatlerdir bekleyen 30 kadar diplomatik misyon görevlisi bulunduğu belirtiliyor.
Diplomatik misyon görevlileriyle zaman zaman dışarı çıkan İsrailli görevliler arasında sert tartışmalar da yaşandı. Misyon temsilcilerinin İsrailli yetkiliye “Hem gemilerimize el koyuyorsunuz; hem de vatandaşlarımızla bizleri görüştürmüyorsunuz” diye tepki gösterdikleri belirtildi. Diplomatik misyon görevlileri, vatandaşları ülkeden sınır dışı edilirken kendilerine bilgi verilmemesinden yakındılar.
Popularity: 2% [?]
www.seslisemt.com
30 Mayıs 2010 Yazan merve_sultanwww.seslisemt.com buyurun tıklayın farkı bizde görün dostlugun yeni adresi www.seslisemt.com:
www.seslisemt.com | izlesene.com
Popularity: 3% [?]
İLGİNÇ YAZILAR
28 Mayıs 2010 Yazan merve_sultanTÜRKİYEDEKİ İLGİNç AMA KOMİK DUVAR YAZILARI MUTLAKA PAYLAŞIN
okurlar bozuk araba bana çarpsınki ,ölmüş karga gözümü oysun ki içi, boş tüfek beni vursun ki bu gece sizi düşüneceğim ……:) |
çoruma söyle kıymetini bilsin çorum güzelse sebebi sensin
|
Yükselmenin en kolay yolu nedir?- Asansöre binmek :] |
Ben tırı süreyim ,Leonardo Da vinci
|
Bu Günün İşini Yarına BırakmaErteleyebildiğin Kadar ertele |
aşk istiyom hiç bitmesin başkasına bakıp beni deli etmesin
|
bi elin nesi var 2 elin nenesi var
|
sakla samanı inekler aç kalsın
|
GÜLERsem seViNCİm aglaRSAM gözYAşım ÖlürSEM TOpRAgım OL FENer bahçEM
|
edison ampulu buldu faturasını biz ödüyoruz
|
PARANIN NE ÖNEMİ VAR ÖNEMLİ OLAN MİKTARI
|
Hayatın en manalı bakan insanıyım tek kusurum var:ŞAŞILIK
|
Bu dünya yuvarlaqsa bazıları kö$eyi nasıl dönüyor?? xD
|
Umduğumuz gibi olsaydı hayat Sandığımız gibi yaşardık bulduğumuzla yetinseydik kaybettiklerimize ağlamazdık
|
gülü sev dikeni batmasın yaşamı sev iz bırakmasın öyle bir sevki sen ölünce o hiç yaşamasın
|
dördüncü murat neden ölmüş ilk üçe giremediği için
|
- antepli güzel kıza ne denir ?-antep fıstığı.hahahaha………….
|
okul bizi bozar yaşasın cumartesi pazar
|
aslan yattığı yerden kalkar.
|
SENİN HAVAN VARSA BENİMDE RÜZGARIM VAR…xD
|
DÜNYAYI ENSON TERK EDEN IŞIKLARI SÖNDÜRMEYİ SAKIN UNUTMASIN…
|
BüKeMeDiĞiN BiLeĞi ıSıR:d:d |
acılar karşısında metin olbelaya düşersen cesur ol birini seversen mert ol hakkın yeniliyorsa asi ol hepsi başına birden gelirse ALLAH’A emanet ol |
Sigara içenlere öncelik tani. Onlar bu dünyada misafir.
|
B€nimm farkImm ßurdAa ßa$LıyOrr ; séviLmédiqim anDa déqiL saYqımI kAyßéttiqiNN andA ßitérsiNN
|
» мυтLυукєη нєякєz iуi σLυя , α∂αм ∂є∂iğiη мєωzυ∂α вєLLi σLυя..!
|
CAPS LOCK tuşun açık kalış be yavrum, BÜYÜK konuşuyosun
|
en iyi dost en az meşkul edendir…!!!
|
ÇaKMaq OlSaM İlK SaNA ÇakARdMm
|
vatan bize kızlar analara emanet
|
BÜYÜK AMAÇ UĞRUNA ÖLMEK.HER ZAMAN YAŞAMAKTIR
|
SoRa SoRa BağDaT BuLuNur!!!
|
YaZmaK TarZıM DeYiL ÇiZeRiM…
|
arkadaşının sivilcesini hor gören kendi kamburunu görmezmiş.
|
*OLMASA İDİ DERDİMİZ SÖYLERMİYDİ HİÇ FERDİ ABİMİZ*
|
otelimizde hiç böcek yoktur hepsini fareler yedi
|
çabuk öl el üstünde tutulursun
|
insanı aşk değil karşılıksız aşk öldürür
|
sakla samanı eşek gelince werirsin
|
GeNçLiĞiM aCı VeRiYoRdU AmElİyAtLa AlDırdım….
|
Popularity: 1% [?]
Büyük camiler
28 Mayıs 2010 Yazan merve_sultanTürkiyedeki En büyük camilerin birkacı sadece





Popularity: unranked [?]







