bebek’ için Arşiv

Çeyizler defne yaprağından

19 Temmuz 2010 Yazan koroglu-14-

Osmaniye’nin Kadirli ve Sumbas ilçelerinde sabun, yağ, baharat ve kozmetik sanayisinde kullanılan defne yaprağının…

Toplama işinde çalışan genç kızlar, çeyizlerini buradan kazandıkları parayla hazırlarken, aile ekonomisine de katkı sağlıyorlar.
        
Orman İşletme Müdürü Ferdi Özer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, doğal ortamda yetişen defne bitkisinin  yılın belirli döneminde de olsa Koçlu, Tahta, Yoğunoluk, Yeşilyayla ve Kösepınarı köyünden çoğunluğu genç kız ve kadınların oluşturduğu toplam bin kişiye ekmek kapısı olduğunu söyledi.
        
Özer, 2009 yılında, 2 bin 400 ton defne yaprağı toplandığını ve orman köylüsüne yaklaşık 700 bin lira gelir sağlandığını belirterek, şunları kaydetti:
        
“Kadirli ve Sumbas’ta, ormanlık alanlarda yetiştirilen defnenin hasadına ağustos ayıda başlanılacak. Bu ürünün bulunduğu alanları, hem ekonomik destekte bulunmak hem de ormanlarımızın korunması ve gelecek nesillere aktarılmasında vatandaşlarımızı daha da bilinçlendirmek için orman köylüsüne tahsis ediyoruz.
        
Bu sayede köylülerimiz kendilerine belli süreliğine tahsis edilen alandaki ürünleri toplayarak ek kazanç sağlıyorlar. Eylül ayı sonuna kadar devam edecek defne yaprağı toplama işi süresince, bu yıl 3 bin ile 3 bin 500 ton arası hasat elde etmeyi planlıyoruz.”
        
Özer, defne yaprağı toplama işinde çalışan köylülerin bu yıl yaklaşık 1 milyon lira gelir edeceğinin hesaplandığına dikkati çekerek, “Türkiye defne yaprağı üretiminde önemli bir konumda yer alıyor. Her yıl Almanya, İngiltere, Çin ve Polonya gibi birçok  ülkeye ihracat yapıyoruz” dedi.
        
Koçlu Köyü Muhtarı Bayram Ali Kadıoğlu ise defne yaprağının yöre köylüsünün geçim kaynağı olduğunu ifade etti.
        
Kadıoğlu, kendilerine bu imkanı sağlayan yetkililere teşekkür ederek, “Köyümüz tarım arazisi yönünden zengin değil. En temel  gelir kaynağımız ormanlar. Bazı köylerde işsizlikten dolayı vatandaşlar çalışmak üzere şehirlere gidiyor. Fakat bu durum bizde yok. Özellikle genç kızlarımız çeyizlerini de defne işinden elde ettikleri parayla yapıyor ve aile ekonomilerine de katkı sağlıyor” şeklinde konuştu.

Popularity: unranked [?]

Süt balık şart

04 Temmuz 2010 Yazan merve_sultan

seslisemt

Günde 2 bardak süt haftada 2 kez balık şart

Yapılan araştırmalara göre; Türk çocukları kalsiyumdan ve omega 3 yağ asidinden yetersiz besleniyor. Oysa çocuğun sağlıklı büyümesi için her besin öğesinden yeterince alması gerekiyor. Bu nedenle çocuğunuzun yeterince süt içmesine ve balık yemesine özen gösterin!

Acıbadem Kadıköy Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Abdullah Bereket, çocukların sağlıklı büyümeleri ile ilgili en çok merak edilen soruları yanıtladı. Çocukların ilk 4 yılında hangi beslenme sorunlarına dikkat etmeli?
Özellikle ilk 2, hatta 4 yıllık beslenme programı çocuğun büyümesinde anahtar rol üstleniyor. Çünkü bu yıllar bebeğin en hızlı büyüdüğü dönemi kapsıyor. Dolayısıyla bu dönemdeki gıda alerjisi, inek sütü alerjisi, çölyak hastalığı ve reflü nedeniyle oluşan kusma ya da iştahsızlık, çocuğun beslenmesini olumsuz yönde etkileyerek büyüme geriliğine neden olabiliyor. Bu yüzden bu tür sorunları ihmal etmemek ve zamanında doktora başvurmak gerekiyor.

MEYVE SUYU YERİNE AYRAN İÇİRİN!
Anne ve babalar, çocukların beslenmesinde en sık hangi hataları yapıyor?
Yapılan araştırmalarda Türk çocuklarının kalsiyumdan yetersiz beslendikleri ortaya kondu. Çünkü aileler içecek olarak çocuklarına süt ve ayran yerine meyve suyu veya meşrubat vermeyi tercih ediyor. Boy kısalığının önüne geçmek için çocukların yeterli miktarda kalsiyum tüketmelerine özen gösterilmeli. Ancak fazla kalsiyum almasından da kaçınılmalı. Gereksiz yere yüksek dozda verilen kalsiyum nedeniyle kusma, iştahsızlık, kabızlık ve kalpte ritim bozuklukları oluşabiliyor. Ayrıca böbreklerden geçen kalsiyum miktarı artıyor, bunun sonucunda da çocukta böbrek taşı gelişebiliyor. Ülkemizde anne babaların yaptıkları ikinci hata da çocuklarına az balık yedirmeleri… Ayrıca çocukların düzensiz beslenmesine izin veriyor. Onlara patates kızartması yedirip, gazlı içecekler içiriyorlar.

YÜZMEK OBEZİTEYİ ÖNLÜYOR!
Düzenli olarak spor yapmak boy uzatır mı?
Anne ve babaların, çocuklarının boylarının uzamasında etkili olduğunu düşündükleri bir formül var, o da spor… Genel olarak egzersiz yapmanın büyüme hormonu seviyesini artırdığı biliniyor. Özellikle yüzmek tüm kasları çalıştırdığı için önerdiğimiz bir spor dalı… Yüzmek çocukların obez olmasını önlediği gibi, kas ve kemik dokusunun da sağlamlaşmasını sağlıyor. Düzenli spor yapmanın boy uzattığı anlayışı sadece bir tevatür.

Halk arasında basket oynamanın boy uzattığına dair bir inanış var. Bu bilgi doğru mu?
Pek çok aile, basket oynamanın çocuğun boyunu uzattığını düşünüyor. Oysa bu inanış yanlış. Çünkü basketçiler, zaten uzun boylu çocuklardan seçiliyor. Yani bu sporu yaptıkları için boyları uzamıyor. Tam aksine çok erken yaşlarda profesyonel spora yönlendirilen çocukların aşırı antrenmanlar nedeniyle büyümeleri olumsuz yönde etkilenebiliyor. Bunu özellikle balerinlerde, jimnastikçilerde, bazen de aşırı yüzen gençlerde görüyoruz.

MUCİZE BESİN VEYA YÖNTEM YOK!
Boy uzamasını sağlayan mucize besinlerden bahsediliyor zaman zaman. Mucizevi bir besin var mı gerçekten?
Halk arasında bazı besinlerin boy uzattığına yönelik yanlış inanışlar var. Bunun nedeni ise basında, ‘Şu balığın kılçığını yedirirseniz’ veya ‘Şu bitkilerden oluşan karışımı içirirseniz, çocuğunuzun boyu uzar’ şeklinde görüşlerin yer alması… Ayrıca eczanelerde boy uzattığı ileri sürülen birtakım bitkisel takviyeler satılıyor. Oysa tek başına hiçbir besin maddesi veya destek ürün boy uzatmıyor, tüm bunlar sadece birer safsatadan oluşuyor. Çocuğun büyümesi için en önemli nokta, dengeli beslenmesi…

Dengeli beslenme nasıl sağlanır?
Dengeli beslenmede, çocuğun yaşına göre günlük toplam alması gereken kalorinin yüzde 60′ı karbonhidratlardan, yüzde 20′si yağlardan ve yüzde 15-20′si de proteinlerden gelmeli. Öğün tek tip değil, tüm besin öğelerini ihtiva etmeli. Örneğin; her öğünde karbonhidrat (ekmek, pilav, makarna veya patates türü şeylerden biri) olmalı, yanında mutlaka protein (tavuk, balık veya kırmızı et) yer almalı. Sebze ve süt ürünlerine de mutlaka yer verilmeli. Yani çocuğa karbonhidrat, protein, yağ, vitaminler ile süt ürünlerinin eksiksiz olarak verilmesi lazım. Ayrıca baklagiller de sofrada bulunmalı.

HAMİLELİKTE SAĞLIKLI BESLENİN ONA SEVGİNİZİ SIK SIK GÖSTERİN
1- İyi bir hamilelik geçirin: Anne karnındaki beslenme ve gelişim, çocuğun hem doğum kilosu ve boyunu, hem de yaşamın tüm dönemini etkiliyor. Bu nedenle hamilelikte iyi beslenmeye özen gösterin ve kesinlikle sigara içmeyin.

2- Demir takviyesi yapın: Demir, vücudun birçok işlevinin yerine getirilmesinde görev alıyor ve hücresel düzeyde tüm organları etkiliyor. Altıncı aydan itibaren bir yaşına kadar demir takviyesi, ayrıca doğumdan bir yaşına kadar da 400 ünite D vitamini takviyesini ihmal etmeyin.

3- Güne kahvaltı ile başlasın: Kahvaltı, çocuklar için günün en önemli öğünü… Kahvaltıda süt ve yumurta gibi protein yönünden zengin gıdaları tüketmesini sağlayın.

4- Günde iki bardak süt içirin: Kalsiyum kemiklerin yoğunluğunu artırıyor ve büyümeyi destekliyor. Çocuğunuzun süt ve süt ürünlerini bolca tüketmesini sağlayın. Günde 2 bardak süt veya 1 bardak süt ile 1 kase yoğurt, vücudunun yeterince kalsiyum almasını sağlar.

5- Haftada 2 kez balık yedirin: Yeterli miktarda omega 3 yağ asitlerini alması için çocuğunuza haftada 2, en azından 1 kez balık yedirin. Hangi balık türünü yedirdiğinizin ise bir önemi yok!

6- Sevginizi belli edin: Çocuğunuza sık sık sarılın ve onu ne kadar çok sevdiğinizi dile getirin.

7- Uykusunu almasını sağlayın: Günde en az 8-9 saat düzenli ve kesintisiz uyumasına özen gösterin. Unutmayın, büyüme hormonu uykuda salgılanıyor. Kaliteli ve kesintisiz bir uyku da hormonların normal salınımı için önemli.

8- Yanında kavga etmeyin: Eşinizle çocuğunuzun yanında kavga etmekten kaçının.

9- Dengeli beslenmesi önemli: Sağlıklı gelişmesi için çocuğunuz her gün protein, karbonhidrat, vitamin ve yağ gibi temel besin öğelerini dengeli bir şekilde tüketmeli. ‘Boyunun uzamasını sağlıyor’ düşüncesiyle tek bir gıdayı devamlı vermek, boyun uzamasını sağlamıyor.

10- Anne sütü ile besleyin: Anne sütü, bebeğin büyümesi ve gelişmesi için gerekli olan tüm besin öğelerini karşılıyor. Dünya Sağlık Örgütü çocuğunuzu ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslemenizi öneriyor. Bu dönemden sonra 2 yaşına kadar ek gıdalarla birlikte anne sütüne mutlaka devam etmeye çalışın.     

Popularity: 2% [?]

Tüp bebek yöntemi

24 Haziran 2010 Yazan koroglu-14-

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Tüp bebek uygulamasına alternatif olan, ilaçsız tedavi, yumurtaların labaratuar ortamında gözlenlenip olgunlaştırılmasıyla gerçekleştiriliyor

Bu yöntem 90′lı yılların sonlarında kullanılmaya başlandı. İlaçsız Tüp Bebek Yöntemi ile kısa dönem ilaç kullanarak ya da hiç ilan kullanmadan yumurtalar ongunlaştırılır ve döllenir. Kimi kadınlar ilaçlı tedavi yöntemindeki ilaçlara karşı hassaslık gösterirler. Onun için ilaçsız yöntem bu sorunu ortadan kaldırıyor.

İlaçsız tüp bebek yöntemi ile gebe kalanlar, ilaç kullanan hastalara karşın biraz daha şanssızlardır. Gebe kalma oranları ilaç kullananlara nazaran daha düşüktür. Günümüzde bu yöntem çok sık kullanılmamaktadır, bunun sebebi ise diger uygulamalar ile karsilastirildiginda başarı oranındaki düşüklüktür.

Popularity: unranked [?]

Çocuk ve maliyeti

22 Haziran 2010 Yazan koroglu-14-

ocuk sahibi olmak istiyorsunuz ancak yaklaşık 350 milyarınız (222,360 dolarınız) var mı? Amerikan Tarım Bakanlığı’nın raporuna göre, Amerika’da 2009 yılında doğan ve 17 yaşına gelen bir çocuğun ailesine ortalama maliyetinin ne olacağı araştırıldı.

Çocuk büyütürken kullanılan ürünlerin doğal olması gerektiği göz önüne alındığında 17 yaşına kadar çocuğunuza harcayacağınızı miktarın 222,360 dolar yani yaklaşık 350 milyar olduğu belirtildi.

Ekonomik kriz nedeniyle çocuk büyütme maliyetlerinin daha azaldığı vurgulanan raporda, en çok harcama çocuk bakımı ve eğitimine yapılıyor. Orta gelirli bir aile çocuğunun iyi yetişmesini istiyorsa bir şekilde bu parayı kazanmak ve doğru yerlere harcamak durumunda.

Birden fazla çocuğu olan ailelerde gelirin çocuklar arasında bölüştürülmesi harcanan parayı, gideri azaltıyor. Üç ya da daha fazla çocuğu olan aileler her çocuk için yüzde 22 daha az harcıyor. Rapora göre, çok çocuk daha düşük harcama anlamına geliyor.

Popularity: 1% [?]

sessiz sessiz ağlayan içli bebek :((

03 Haziran 2010 Yazan merve_sultan

 

seslisemt.com

cok tatali seni yaradana kurban olurum ben o ic cekmelere oy oy oy cok tatali kiyamam ben ona

 

 

Popularity: 3% [?]

ada su

29 Mayıs 2010 Yazan merve_sultan

 

seslisemt.com

 kaç saattir yemek yemiyor bu çocuk :) ) şaka şaka maşallah miniğe yarasın şifa olsun,löp löp et olsun :)

 

 

Popularity: 2% [?]

bu bebeğe hayran olacaksınız, mutlaka izleyin!!

29 Mayıs 2010 Yazan merve_sultan

seslisemt.com

 bu bebeğe hayran olacaksınız, mutlaka izleyin!! bu bebegin yetişkin halini düşünsenize ,gelecegin yüzücüsü hehehe

 

 

Popularity: 1% [?]

Hangi bebek Şeker

27 Mayıs 2010 Yazan merve_sultan

En güzel bebek kaç numara sizce yorumlarınızı bekliyoruz www.seslisemt.com

Bebek Uyuyor
  1.  uykucu
  2. mavi gözlü
    Bebek Mavi Gözlü
  3. karın üzerinde
    Bebek Karın Üstünde
  4. mutlu bebek
    Bebek
  5. mışıl mışıl uyuyo
    Bebek Mışıl Mışıl
  6. banyodan çıkmış bebek
    Bebek Banyo
  7. emo bebek
    Bebek Giysisi
  8. şeker bebe
    Bebek Çok Şeker
  9. aç bebek
    Bebek Acıkmış
  10. cıbıcıbı yapmış
    Bebek Banyo Yapmış
  11. duygusal bebek
    Bebek Ağlıyor
  12. ikizler
    Bebekler İkiz
  13. uykucu bebek
    Bebek Uykusu

Popularity: 2% [?]

Allahin Verdigi Cani Allah Alir…

27 Mayıs 2010 Yazan merve_sultan

buda bir mucize bebegi tren surukledi metrelerce sag kaldi…

Hürriyet Video’larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!

Avustralya’da 15 aylık bir bebek metrelerce bir yolcu treninin altında sürüklenmesine rağmen mucizevi şekilde hayatta kaldı. Melbourne şehrindeki Tooronga istasyonunda meydana gelen olayda minik Avustralyalı, bebek arabasının rayların üzerine devrilmesi sonucu istasyona yaklaşmakta olan bir trenin altında kaldı. Bebek, yolcu treninin altında metrelerce sürüklenmesine rağmen olaydan sadece yüzünde oluşan birkaç sıyrıkla kurtuldu

Popularity: 1% [?]

Bebek Bezi Alırken Aklınızda Bulunsun

21 Mayıs 2010 Yazan koroglu-14-

Bebek bezi, bebeğinizin 2.5-3 yaşına kadar ihtiyaç duyacağı ürünlerin başında gelir. Bebek gelişim uzmanları, bebeklere verilen tuvalet eğitiminin 2 yaş civarında, bebeğin gösterdiği “hazırım” sinyallerine göre verilmesini söylemekteler. Erken dönemde, bebek fiziksel ve psikolojik olarak hazır olmadan verilmeye çalışılan tuvalet eğitimi bebeğin gelişimini olumsuz yönde etkiler. Ancak bu yaşına kadar altı bezli olacak bebeğinizin bezini seçerken, onun gelişim özelliklerini bilmeniz ve ona uygun ürünü seçmeniz gerekiyor ki neşesi kaçmasın, hareketleri sınırlamadan sağlıklı büyüsün.

Hangi bebeğe hangi bez?

Bebek bezleri ilk bakışta aynı amaca hizmet ediyor gibi görünse de, bebeğin ayına ve doğumuna göre değişen ihtiyaçlarından dolayı farklı ve bir o kadar da önemli görevler üstlenirler. Bebeğinizin doğum kilosu, hangi ayda olduğu onun için seçeceğiniz bezde aradığınız özellikleri de belirler. Buna göre bebek bezlerini 3 temel kategoriye ayıralabilirz;

Prematüre bebekler için

37. haftanın altında ve genellikle 1.600 ile 1.900 gram arasında düşük doğum kilosu ile doğan bebeklere prematüre bebek deniyor. Prematüre bebeklerin ciltleri şeffaf ve çok incedir. Damarlar cilt üzerinden görülebilir, her türlü dış etkiye karşı çok hassastır. Bu nedenle özel bir bakıma ihtiyaç duyarlar. Prematüre doğan bebeklerin bakımı normal doğan bebeklere göre daha hassas yapılır. Daha steril, ısı şartları ayarlanmış alanlarda ilk günlerini geçirirler. Bu sürede bebekleri için hangi bebek bezini kullanacakları anne babaları için önemli bir sorun haline gelebilir. Çünkü kaliteli bir bebek bezi bile olsa prematüre bebeğin özelliklerine uygun üretilmemişse, büyük gelmesinden, tam uyum sağlayamamasından dolayı idrar ve dışkıyı yeterli ememeyebilir, sızma yapabilir bu da bebekte cilt sorunlarına yol açar. Erken doğan bebeğiniz için dokusu yumuşak bezler seçin. Yan bantları sessiz ve kolayca açılan bezleri tercih edin ki uyku aralarında altını kolayca değiştirebilin. Ayrıca yan bantlar yumuşak ve sağlam olmalı ki defalarca açıp kapamaya dayanabilsinler. Özel göbek oyuntusu bulunan bebek bezleri, bebeğin göbek bağının tahriş olmasını engeller ve göbek bağını korur.

Ayrıca prematüre bebeğinizin cildinin sağlıklı olması için, nefes alabilen tekstil dış yüzeyli bezlerde var. Dış yüzeydeki bu gözenekler, bebeğin cildinin her noktada taze havayla buluşmasını ve altının her zaman kuru kalmasını sağlıyor. “Sıvı Kilit Sistemi” özellikleri sayesinde de sıvıyı dışarı sızdırmadan içine hapsederek bebeğinizin cildinden uzak tutuyor, pişik oluşumunu engellemede yardımcı oluyor.

Tabi ki bebeğiniz için seçeceğiniz bezin; Türk Pediatri Kurumu tarafından önerilen ve dermatolojik olarak test edilip onaylanmış bir bez olması da gerekir.

Yenidoğan bebekler için

Normal kilosunda doğan bebeğiniz, erken doğan bebeklere göre daha güçlü ve dış dünyaya hazırdır. Ancak her şeyiyle size bağımlı ve kendisine uygun olmayan ortam ve materyallere karşı duyarlıdır. Sıvı formunda beslendiği için sık sık idrara çıkmakta, dışkısı sulu olmaktadır. Sağlıksız bir popo bakımı onun beslenmesinden uykusuna, algı gelişiminden günlük aktivitelerine kadar tüm alanlarda sorunlar yaşamasına neden olur. Bu yüzden ihtiyacına göre bezini seçmelisiniz.

Bebek bezi, yeni doğanlar için tasarlanmış özel göbek oyuntusuna sahip olmalıdır. Göbek oyuntusu bebeğinizin göbek bağının tahriş olmasını engeller ve göbek bağını korur.

Genişleyip daralabilen esnek yan bantlara sahip olmalıdır ki bebeğinizin vücuduna 4X4′lük uyum sağlayarak ona rahatlık versin.

Bebeğinizin altını ne kadar sık kontrol ederseniz edin, sağlam cırt cırt bantları ile kendiliğinden açılmamalı. Esnek yan bantları bebeğin gelişimine ve hızlı kilo alımına uyum sağlamalı.

Üstün emici performansı korunarak inceltilmiş yapısı ile bebeğinizin bedeni ile daha uyumlu olmalı, böylece bebeğiniz çok daha rahat, çok daha huzurlu olacaktır.

Büyüyen bebekler için

İlk aylarda hareket etmeyen bebeğiniz artık emekliyor, adım atmaya çalışıyor, yuvarlanıyor, tırmanıyor. Bu kadar hareketli ve aktif olan bebeğinize uyum sağlayabilecek bir bebek bezi gerekir.

Sızıntı yapmasın.

Onunla birlikte hareket etsin, rahatını bozmasın.

Bacak aralarını, sürtünerek tahriş etmesin.

Esnek bantları ile bel bölgesinde sıkma yaratmasın, kızarıklık oluşmasın.

Cırt bantları sağlam olsun, sık açılıp kapanmalara dayansın.

Süper emiş gücüyle bebeğin artan idrarını hemen içine hapsetsin.

Bunun yanında yapısı ince olsun. Kaba ve ağır bebek bezleri emekleme ve yürüme dönemlerinde bebeklerin kısıtladıkların huysuzlanmalarına neden olabiliyor.

Bebeğinizin sağlığını bezinden de izleyebilirsiniz.

Bebek bezi bebeğinizin sağlığı ile ilgili size önemli ipuçları verir. Bebeğinizin bezini kontrol ederek onun günde kaç kere ve ne miktarda idrar yaptığını, idrarının rengini, dışkısının görüntüsünü kontrol edebilirsiniz. Normalde bebeklerin idrarları neredeyse renksiz görünür. Açık sarı görünenlerde de herhangi bir sağlık sorunu yoktur. Bebeğin beslenmesi, aldığı ilaçlar ya da geçirmekte olduğu hastalık onun idrar ve dışkısının görünümünü de değiştirir. Özellikle yenidoğan bebekler yeteri kadar su alamıyorlarsa idrarlarının rengi pembeye doğru dönüşür. Bebek bir enfeksiyon hastalığı geçiriyorsa dışkısı ve idrarı da kokulu ve rengi farklı görünür. Özellikle antibiyotik içerikli ilaçların kullanımı sonucu da bebeklerin idrarlarında değişiklikler görülür.

Popularity: unranked [?]

Bebeklerde parmak emme

21 Mayıs 2010 Yazan koroglu-14-

Bebeklerde parmak emme alışkanlığı uzun süre devam edecek olursa henüz gelişmekte olan kas ve kemik yapıları üzerine basınç uygulanarak dişlerin yer değiştirmesine yol açar.

Bebekler anne rahminde parmak emmeyi öğrenir.

Annelerin ultrasonografi de bebeklerini görmekten ne kadar zevk aldığını hepimiz biliriz. Düşünün hele bir de ultrasonografinin ekranında parmağını emen bir bebek görmek ne kadar şirindir. Evet; bebekler anne karnında parmak emmeyi öğrenir ve parmak emerler.

Parmak emme, normal çocuklarda herhangi bir psiko-patolojik etken olmaksızın 3-4 yaşlarına kadar görülen bir olgudur. Bebeklerin çoğu başparmaklarını ya da diğer parmaklarını emerler. Doğuştan tüm bebeklerin sahip olduğu en güçlü reflekslerden biri emme refleksidir. Yenidoğanlarda bu çok hareketli bir reflekstir. Nitekim ender olarak yenidoğan bazı bebeklerin parmak ya da bileklerinde görülen kabarcıklar bunun bir sonucu olmaktadır.

Anneyi daha kısa süre emen bebeklerde parmak emme daha sık görülür.

Yapılan araştırmalar parmak emmenin, aynı zamanda yaşamın ilk birkaç haftasında açlığa bağlı olarak oluştuğunu göstermektedir. Yine anneyi daha kısa süre emen bebeklerde parmak emme daha sık görülmektedir. Dişlerin çıkmaya başladığı zamanda lokal iritasyonlardan doğan ağrı, parmak emme yoluyla giderilebileceğinden bu alışkanlığın dişlenmeye yardımcı olduğu düşünülebilir. Parmak emme yaş ilerledikçe azalmaya başlayacak ve bir süre sonra yok olacaktır.

2 yaştan sonra sorun yaratır.

Bir, bir buçuk sens kadar parmak emme ve dil emme alışkanlıkları normaldir. İki yaşın sonuna doğru bu alışkanlık kendiliğinden kaybolur. Bu alışkanlık iki yaşından sonrada sürerse, gelişen kas, kemik ve diş yapısı üzerine uygulanan basınç sebebiyle üst ön dişler öne, alt ön dişler geriye doğru hareket eder ve alt-üst dişler arasında açıklık oluşur. Daha sonrada devam eder ve alışkanlık kalıcı olursa, bunun sonucunda üst çenede darlık (V şekilli kavis) oluşur ve kapanış bozulur.

Bu alışkanlığı devam ettiren çocukta aynı zamanda emilen parmağa ve sayısına göre etki alanında bulunan alt ve üst dişlerde de yer değiştirmeler ve kapanış bozuklukları görülebilir. Parmak emme alışkanlığı gece uyurken de devam ederse bu değişimler daha etkili olur.

İlk 2 sene bu alışkanlık sorun yaratmayacak zararsız bir harekettir. Bazı bebekler yeni dişlerini çıkarırken, bazıları da yabancılarla karşılaştıklarında utanarak parmak emerler. Parmak emmenin dişleri ne kadar etkilediği, parmak emme süresine ve parmağın ağızdaki duruşuna da bağlıdır. Tabii ki bu faaliyetten etkilenen süt dişleridir. Ancak süt dişlerinde oluşan bu değişikliğin daha sonra 6-7 yaş civarında çıkan asıl dişleri etkilemediği belirtilmektedir.

Daha sonra kazanılmış alışkanlık olarak sürdürülürse, kalıcı dişler ve üst çene de oluşan deformasyon ortodontik tedavi gerektirir ve alışkanlığın bırakılması içinde bir çocuk psikiyatri uzmanından destek alınması gerekebilir.

Popularity: unranked [?]

sesli chat girisi