belirti’ için Arşiv

Orta yaş sendromu

23 Haziran 2010 Yazan koroglu-14-

Kadınların çoğu 35 yaş ve üstünde zorlu bir dönem yaşıyor. Yaşanılan sorunlar orta yaş seviyesindeki kadınları hem mutsuz hem de sağlık açısından huzursuz edebiliyor. Çoğu kadının kabul etmek istemediği bu orta yaş sendromu nasıl kolay atlatılabilir? Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, kadınlarda sık rastlanan orta yaş sendromunu anlatıyor.

Nöroloji uzmanı Dr. Mehmet Yavuz orta yaş sendromunun belirtilerini şöyle tanımlyor;

“Orta yaş döneminde her kadın aynı belirtileri göstermeyebilir. Öncelikli ortak durum yaşanılan duygu karmaşası ve çelişkilerdir.

Kişi yaşamını sorgulamaya, yaptıklarını ve yapamadıklarını gözden geçirip pişmanlık duymaya başlayabilir. Yapmak istediği şeyler için çok geç kaldığını, yeterince genç olmadığını düşünüp vazgeçebilir.

Bazı kadınlarda yaşanılan kriz etkisi ile birlikte cinsel hayata ilgisizlik görülebilir. Vücudunda oluşan bazı değişimler onu mutsuz ettiği için kendisinin beğenilmeyeceğini düşünebilir. Bazı kadınlar ise tam tersi “ben hala güzelim” mesajı vermek için kendisinden yaşça küçük erkelerle birlikte olmak isteyebilir ya da olur. Bu dönmede kadınlarda yaşlanmaya bağlı olarak kilo alma, saç dökülmesi, beyazlaması, sarkmalar ve çatlaklar görülebilir. Bu duruma bağlı olarak da kadın kendi dış görünüşünden rahatsız olacak ve beğenilmeme korkusunu daha yoğun yaşayacaktır. Çoğu kadın bu dönemde daha sık güzelleşmek için yaşlanmayı geciktirici tedavilere (estetik ameliyatlar) başvurabilir. Daha önceden dikkat etmediği birçok konuda daha titiz davranabilir. Giydiği kıyafetler daha frapan ya da yaş ortalamalarının dışında olabilir. Bu dönemde en çok yaşanan sorunlardan biri de boşanmalardır. Duygu karmaşası çiftlerin aile düzenini de bozabilir. Kadınlar çocuklarını ve eşlerini bir yana bırakarak hayatı daha yoğun ve yüksek tempoda yaşamak isteyebilirler. Orta yaş sendromu, dış görünüşüne fazlaca önem veren kadınlarda daha yoğun ve sancılı geçebilir.”

Kadınlar için bu dönemi atlatmanın yolu ise;  “Birey yaşadığı durumu mutlaka tanımlamalıdır ve paylaşmalıdır.

Bu dönemde evli olan çiftler daha çok sohbet etmelidirler. Uzun süreli ilişkili olanlar ilişkilerini hemen bitirmemelidirler. Yeni biri belki bir heyecan verebilir fakat bu dönem geçtikten sonra daha zorlu bir dönemin başlamasına sebep olabilir.

Kişi yaşadığı fiziksel değişimleri olağan kabul etmelidir. Her yaşın ayrı bir güzelliği olduğunu düşünmeli, fiziksel değişimleri, yaşamın getirisi olarak görmelidir.Yeni hobiler edinilebilir (takı kursları, seyahat). Kişi sağlık durumuna göre spor dalları tercih edilebilir. Daha güzel görünmek adına bir şeyler yapılabilir fakat bu “yaşlanmıyorum” mesajını başkalarına vermek için olmamalıdır. Birey kendiyle barışık yaşamayı ve kendini sevmeyi yaşam tarzı olarak belirlemelidir. Eğer yaşadığı sorunların üstesinden gelemiyor ve yoğun duygular içine giriyorsa mutlaka psikolojik yardım almalıdır.”

Popularity: unranked [?]

Vajinismus en çok kimlerde görülüyor ?

07 Haziran 2010 Yazan koroglu-14-
Vajinismus en çok sosyoekonomik ve eğitim düzeyi yüksek kadınlarda görülüyor.

Vajinismus en çok sosyoekonomik ve eğitim düzeyi yüksek kadınlarda görülüyor.

Günümüzde her 100 kadından 2’sinin “vajinismus” korkusu yaşadığı, vajinismusun en çok sosyoekonomik ve eğitim düzeyi yüksek kadınlarda görüldüğü belirtildi

Popularity: 1% [?]

Diyabetli kişilerde zayıflama

14 Mayıs 2010 Yazan koroglu-14-

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Diyabeti olan ilaç veya insülin kullanan kişilerin genel şikayeti kolay kilo almaları ve zor zayıflamalarıdır
 Diyabeti olan ilaç veya insülin kullanan kişilerin genel şikayeti kolay kilo almaları ve zor zayıflamalarıdır. Diyabet hastalığında insülin hormonunun çalışmasındaki bozulma ve karbonhidrat metabolizmasındaki, yani aldığımız yiyeceklerdeki karbonhidratların vücuttaki kullanımında bozulmalar olduğu için kilo vermek zorlaşabiliyor. Diyabeti olmayan kişilerde de kilo vermek zor olabiliyor. Bu kişilerde yine insülin direnci söz konusu olabilir.

Kan şekerini normal seviyelerde tuttuğunuz ve diyete dikkat ettiğiniz sürece kilo vermeniz zor değildir. Burda önemli nokta öğün saatlerine ve sıklığına dikkat etmektir. Şeker hastalığı için her zaman vurgulanan ara öğünler yaparak uzun süre aç kalmamaktır. Eğer hayatınıza fiziksel aktivite de eklerseniz sık öğünler sayesinde kilo verebilirsiniz. Amaç kısa sürede kilo vermek değil beslenme sisteminizi değişirerek kan şekerinizi de istenen aralıkta tutarak kilo vermektir. Aksi taktirde hipoglisemi yani şeker düşüklüğü yaşarsınız. Şeker düşüklüğü daha çok yemenize neden olur ve ardından kan şekeri daha fazla yükselir. Bu şekilde seyreden düzensiz kan şekeri kilo vermeyi zorlaştırır.

Obezite ve düzensiz beslenme diyabeti arttıran en önemli nedenlerden biridir. Geç yaşlarda ortaya çıkan diyabetin ortaya çıkması yıllar öncesine dayanır ve önceden önlem almak gerekir. İdeal kilonuzda değilseniz ve bel çevreniz genişliyorsa ilerde diyabet olma riskiniz artmaktadır. Sadece diyabet değil yüksek tansiyon, kalp damar hastalıkları, böbrek hastalıkları da bununla birlikte artan risklerdir. Yani daha genç yaşlarda kilonun ve beslenmenin kötü etkilerini hemen görmeyebilirsiniz ama yaşınız ilerledikçe kötü sonuçlar ortaya çıkacaktır.

Yağsız ve Şekersiz Tarifler

Şeker hastaları için en keyifsiz ve tatsız problem tatlı yiyememektir. Çay şekeri dediğimiz basit şeker kan şekerini en hızlı yükselten besindir. Ayrıca içinde şeker olan bütün yiyecekler kurabiye, hamurlu tatlılar, meyve suları ve şekerli içeceklerin hepsi basit şeker içerir. Bu gibi yiyeceklere dikkat etmek gerekmektedir.

Kan şekeri kontrolünü sağlamak için sadece basit şekerler değil hamurlu yiyecekler, ekmek, pilav veya patates gibi karbonhidrat içeren yiyeceklerin miktarlarına da dikkat etmek gerekiyor. Çünkü toplumumuzun genelinde şöyle bir düşünce var içinde şeker olmayan yiyeceklerin daha rahat yenebileceği ama şekerin kesinlikle yasak olduğu.Ancak kepekli ekmeği bile fazla yediğiniz zaman kan şekeri yükselir. Bu nedenle hem şeker hem karbonhidrat içeren yiyeceklere dikkat edilmelidir.

Bir öğünde aldığınız toplam karbonhidrat miktarını fazla kaçırmadınızda ve tarifleri hafiflettiğiniz sürece arada kaçamaklar olabilir. Kek, kurabiye, börek gibi hamur işleri kan şekerini yükselten yiyeceklerdir. Ancak beyaz un yerine kepekli un kullanıp şeker miktarını ve yağ miktarını azaltarak yapacağınız bir kurabiye arada yenilebilir.

Diyabetliler için önemli olan sadece şeker değil diğer karbonhidrat içeren yiyeceklerin bir öğündeki toplam miktarıdır. Buna dikkat edildiği sürece şeker bile tüketilebilir. Dengeli bir beslenmede hiçbirşey yasak değildir. Yediklerinizin miktarı ve sıklığı önemli

Popularity: unranked [?]

Erkeklerin ömrünü kısaltan 3 başlık

10 Mayıs 2010 Yazan koroglu-14-

Kalp krizinin üç önemli tetikçisi olan sigara kullanımı, yüksek tansiyon ve kolesterol problemi bulunan erkekler, bulunmayanlara oranla hayata 10-15 yıl erken veda ediyor.

Oxford  Üniversitesi  tarafından yürütülen, İngiltere’de 19 bin erkek katılımcının 38 yıl süresince izlenmesiyle tamamlanan araştırmanın sonuçları, İngiliz Tıp Dergisi’nin (British Medical Journal) Eylül sayısında ve internette yayımlandı.

İngiliz Kalp Vakfı’nın finansman sağladığı projede, yaşları 40 civarındaki 19 bin  erkeğin  sağlık durumları, düzenli yapılan kontroller aracılığıyla 38 yıl boyunca izlendi ve elde edilen bulgular, Oxford Üniversitesinden uzmanlarca değerlendirildi.

Araştırma raporuna göre, 50’li yaşların başında kalp krizinin üç temel tetikleyicisi olarak kabul edilen sigara kullanımı, yüksek tansiyon ve kolesterole sahip kişiler, sigara kullanmayan, tansiyon ve kolesterolü normal düzeyde seyredenlere oranla 10-15 yıl daha az yaşıyor. Uzmanların bulguları, üç unsuru barındıran kişilerin 70’li yaşların ortalarına kadar yaşarken, sigara, tansiyon ve kolesterol sorunu olmayanların 80’li yaşların ortalarına kadar yaşadıklarını ortaya koyuyor.

Araştırmayı kaleme alan Oxford Üniversitesinden Prof. Peter Weissberg, raporda, “Bu çalışma, 50’li yaşlarda hala sigara içiyorsanız, kolesterolünüze ve tansiyonunuza dikkat etmiyorsanız, yaşamınızdan kaç yıl feda ettiğinizi somut şekilde göstermesi bakımından önem taşıyor” ifadelerine yer verdi.

Weissberg, üç temel faktöre, vücut kütle endeksi, diyabet, stresli ve olumsuz iş koşulları gibi faktörlerin eklenmesiyle birlikte, kişinin yaşamından eksilen yılların sayısının da arttığını kaydetti.

Raporda araştırmanın yalnızca erkekler üzerinde yürütüldüğünü belirten Prof. Dr. Weissberg raporunda, bu sonuçların kadınlar için de geçerli olduğunu düşünmenin yanlış olmayacağını, sağlıklı bir yaşlılık dönemi ve uzun ömür isteyenlere bir de iyi haberleri olduğunu bildirdi.

Weissberg’e göre, sağlık için 50 yaşında ve sonrasında atılan olumlu adımlar bile oldukça etkili oluyor. Yaşam ve yemek alışkanlıklarında yapılan değişiklikler, sigarayla vedalaşmak için 50’li yaşların bile geç olmadığını ifade eden Weissberg, herkesin 40 yaşından itibaren düzenli sağlık kontrolü yaptırmasını önerdi. Weissberg, “Hastalıklara davetiye çıkaran üç temel faktörü
hayatınızdan uzaklaştırmak için attığınız en küçük adımlar bile, size daha uzun ömür olarak dönecektir” dedi

Popularity: 1% [?]

sesli chat girisi