bitki’ için Arşiv

Çiçeklerinizin ömrünü uzatın

25 Temmuz 2010 Yazan koroglu-14-

www.seslisemt.com

Şık bir çiçek tasarımını uzun süre yaşatmak istiyorsanız size önereceğimiz altı kuralı uygulamanız yeterli.

1. Çiçeklerin yeterli su alabilmesi için vazo ya da çiçek kabının en az dörtte birini doldurmanız gerekiyor.

2. Çok sıcak ya da soğuk su yerine ılık su kullanın. Bu, çiçekleri rahatlatır, dengeler ve canlandırır. Özellikle bir süreliğine susuz kalmışsa. Ancak soğuk ya da sıcak su çiçekleri öldürür.

3. Çiçek besinleri ve vitaminleri kullanın. Ancak evinizde yoksa bir parça şeker de işinizi görür.

4. Her beş günde bir çiçeklerin suyunu değiştirin. Çiçekler özellikle ilk birkaç gün çok su tüketir. Bu nedenle su seviyesini her gün kontrol ederek yeterli su miktarını sağlamaya özen gösterin.

5. Çiçek dallarını her üç günde bir kesin ve uçlarda oluşan küf ve yosunları temizleyin. Bu çiçeklerinizin daha uzun süre yaşamasını sağlar. Örneğin yaklaşık 50 cm. kadar boy veren uzun saplı güllerle deneme yapabilirsiniz. Gülleri aldıktan iki gün sonra sapını 25 cm.’den kesin. Üç ya da dört gün sonra yeniden kesin. Saplar yaklaşık 5 cm. kalıncaya kadar bir kaç günde bir küçük parçalar kesmeye devam edin. Kısa saplı gülleri minik ilaç şişelerine bölerek koyun. Daha sonra dilediğiniz zaman küçük aranjmanlar hazırlayarak, mutfak tezgahını ya da yemek masanızı süsleyebilirsiniz. Bu yöntemle çok şık gül demetleri hazırlayarak yaklaşık dört hafta koruyabilirsiniz.

6. Çiçekleri direkt güneş ışığına maruz bırakmayın. Aslında sanıldığının aksine çiçekler çok sıcak sevmez. Daha çok yumuşak bir gün ışığı yaşam için yeterli olur. Bu nedenle çiçek aranjmanları ya da demetlerini daha çok aydınlık bir masa üstüne ya da evinizin bol ışık alan köşelerine yerleştirebilirsiniz.

Popularity: unranked [?]

Bakımlı bacaklara sahip olmak

29 Mayıs 2010 Yazan koroglu-14-

Bakımlı bacaklara sahip olmanın yolları

26 Mayıs 2010 Çarşamba 16:30
Yaz gelince bikini mayo sezonu açılıyor, etek boyları kısalıyor. İşte harika bacaklara sahip olmak için yapmanız gerekenler
 
Varis, kadınların korkulu rüyası

Sağlıklı ve estetik görünümü güzel bacaklar için önce estetiği bozacak varis, selülit ve leke gibi oluşumlardan kurtulmak gerekir. Varis, estetik kaygılardan dolayı genellikle kadınların korkulu rüyası olsa da aslında sık karşılaşılan bir sağlık problemidir.”

Kanın kalbe dönüşünü sağlayan toplardamarların genişlemesi olarak tanımlanan varis, oldukça sık görülen bir şikayettir. Kanı kalbe geri taşıyan toplardamarlar kan akışının kalbe doğru tek yönlü olmasını sağlayan kapakçıklar içerir. Toplardamarlarda oluşan tıkanıklıklar ve aşırı basınç bu kapakçıkların düzgün kapanmasını engelleyerek geriye doğru kaçaklara sebep olurlar. 

Sonuçta bacaklardaki yüzeysel toplardamarlar genişler, uzar ve büklümlü ve yeşil-mavi renkli bir görüntü ile varisler oluşur. Toplardamarlarda bulunan kapakçıklara bacaklardaki kaslarda destek vererek kanın kalbe taşınmasına yardımcı olurlar. Genetik olarak hafif yetersizliği olan kişiler spor yaparak hem varis oluşumunu azaltabilir hem de yapılan tedavinin daha başarılı olmasını sağlayabilirler.

Tedavi varisin şiddetine göre değişiklik gösterir. Ağ şeklinde veya yüzeyel ince damarların tedavide artık yaygın olarak lazer kullanılıyor, cerrahi yöntem de lazerle tedavi edilemeyen son aşamadaki vakalarda damarın çıkarılması şeklinde uygulanıyor. Lazer yöntemi herhangi bir enjeksiyon gerektirmediği için enfeksiyon riski, morarma ve ağrı şikayetleri olmuyor..

Uygun doz çok önemli olduğu için mutlaka uzmanına yaptırılması gerekiyor. Varis tedavisinde damarlar henüz ince kılcal damarlar halindeyken tedavi etmek en doğru olanıdır. Her hastalıkta olduğu gibi erken tanı ve tedavi bu rahatsızlıkta da büyük önem taşıyor. Tedavi için 1 veya 2 seans için genellikle yeterli olmaktadır. Kalp pili olan, epilepsi hastaları ve hamilelik dışında uygulanmasını engelleyen herhangi bir durum yoktur. Seanslar 15 ile 45 dakika arasında değişir. Hasta daha sonrasında işine dönebilir ve hiçbir şikayeti olmaz.

 
Bacakların düşmanı batıklardan kurtulun
 
Bacakta oluşan ve kabarık görünümleri ile kadınları rahatsız eden batıkların oluşumunun en önemli nedeni yanlış uygulanan epilasyon yöntemleridir. Bacaklardaki istenmeyen tüyleri epilasyon makinesi ile almak batıklarla neden olur. Ancak kişinin kıl yapısı yatkınsa hangi yöntemi kullanırsa kullansın batık oluşabildiğini de belirtmek gerekir.
Batıklardan kurtulmanın en etkili yöntemi lazer epilasyondur. Uygun lazer epilasyon aleti seçilerek her cilt tipine uygulanabilir. Lazer epilasyon tedavisi kişiye göre değişebilmekle birlikte ortalama 4-6 seans sürmektedir.

Güneşin kendisini hafif hafif gösterdiği ancak henüz tam olarak güneşlenme sezonunun açılmadığı bu aylarda lazer epilasyon uygulamaları rahatlıkla tercih edilebilir. Hafif düzeyde batığı olanlar için kozmetik ürünlerle cilt yüzeyindeki ölü hücreler temizlenmesi ile kılların çıkışı kolaştırılabilir ve böylece daha pürüssüz bacaklara sahip olmak mümkündür.

 
Spor ve masaj pürüzsüz bacakların anahtarı
 
Spor ve masaj toplardamarları ve lenf dolaşımın hızlandırır böylece sellülit ve varis oluşumları azalır. Ancak düzenli ve bilinçli yapılması gerekir. Aynı zamanda diyetle desteklenmesi daha başarılı olur. Bacak için en çok önericeğimiz ritmik yürüyüşler ve yüzmedir.
 
Uygun nemlendiriciyi seçin
 
Kuru cilt kaşıntı ve kızarıklıklara neden olabilir. Nemlendirme ihtiyacı her ciltte değişmektedir. Çok kuru olan ciltler özellikle banyodan çıkarken henüz vücudu kurulamadan yağlı bir nemlendirici kullanırlarsa daha etkili olabilir. Kuruluk şikayeti olmayan kişiler cildin elastikiyetini artırmak için su bazlı bir nemlendirici tercih edebilirler.
 
Çatlaklar ile başa çıkmak önemli
 
Özellikle ergenlik döneminde hızlı büyümeye bağlı olarak ve gebelikte oluşan çatlaklar estetik açıdan sorun oluşturabilir. Oluşumunda en önemli faktör genetik yatkınlıktır. 

Erken dönemde çatlak oluşumu meydana gelebilecek bölgeler henüz mor renkli iken kullanılan kozmetik ürünler bir miktar fayda sağlayabilir. Ancak beyaz ve vücutta oluşumu uzun sürelere dayanan çatlakları tedavi etmek oldukça güçtür. Bu nedenle henüz oluşmadan çatlakları engellemek en doğru olandır. Özellikle kalça, bacak iç yüzleri, bel bölgesi, dizlerin arkası, gebelerde ek olarak karın ve gögüslerde görülebilir. Bu bölgeler düzenli olarak nemlendirilirse elastik doku güçlenir ve gerilmelere karşı direnci artar.

 
Eller tıpkı yüzümüz gibi yaşımızı ele verir
 
Ellerimiz vücudumuzun dış faktörlere en fazla maruz kalan bölgesidir. Günlük bakımlarımızı ve ev işlerini yaparken farkında olmadan pek çok kimyasal madde ile temas ediyoruz. Eller kendi Ph’ı, su kapasitesi ve yağ oranı dengesi ile temas ettiğimiz maddelere karşı kendini koruyan bir yapıya sahiptir. Ancak uzun süreli aşırı temaslarda ya da fazlaca zararlı madde ile temas sonucunda cildin bu yapısal özellikleri bozulabilir. Bunun sonucunda egzemalar oluşabilir. Egzema tırnaklarda şekil bozukluğuna da neden olurken mantar ve bakteri enfeksiyonlarına yol açabilir.
 
Ellerinizi yıkarken sıvı sabun kullanmayın
 
El hijyeni yapılırken cildin doğal koruma mekanizmalarını bozmamaya özen göstermeliyiz. Gereğinden fazla el yıkamamak, sıvı sabunların tercih edilmemesi (içeriğindeki kimyasal maddeler ve daha fazla kurumaya neden olduğu için), daha çok katı sabunların kullanılması, el yıkama sırasında çok sıcak ya da  çok soğuk su kullanılmaması önemlidir. El yıkama sonrası nemlendirici kullanmaya özen göstermelidir. El hijyeni için kolonya, ıslak mendil gibi kimyasalları kullanmamak gerekir. Unutmayın ki; cilt bütünlüğü tam olan eller, enfeksiyonlara karşı zaten doğal dirence sahiptir.
 
Elinize de güneş koruyucu ürün kullanın
 
Ellerimiz vücudumuzun UV ışınlarına en fazla maruz kalan bölgelerindendir. Dışarı çıkmadan önce yüzümüze uygulamadığımız güneş koruyucular ellrede sürülebilir. Böylece ileri yaşlarda oluşabilecek cilt lekeleri için önlem almış olursunuz.
 
Manikürünüz de özenli olmalı
 
Manikür ve pedikür uygulamaları esnasında mutlaka kendi altlerinizi kullanın. Çünkü bu şekilde pek çok enfeksiyon (hepatitler, HIV, bakterial enfeksiyonlae, herpes gibi viral enfeksiyonlar ve mantar hastalıkları) bulaşabilir. Yanlış yapılan manikür ve pedikürle tırnak batıkları oluşabilir. Uygun olan tırnak kesimi, kenarlar küt ve uzunluğu en az deri hızasında olandır.
 
Tırnak bakımınızı ihmal etmeyin
 
Tırnak kırılmaları ve ayrışmaları da yine kimyasal temaslar sonucunda oluşabileceği gibi demir eksikliği anemisi, çinko, vitamin B12, folik asit eksikliğinden de kaynaklanıyor olabilir. Öncelikle kimyasal temasları engelleyip, nemlendiriciler kullanmak önemlidir. Ancak buna rağmen fayda sağlanmıyorsa doktora başvurmak gerekir

Popularity: unranked [?]

Meyve yiyerek zayıflayın

21 Mayıs 2010 Yazan koroglu-14-

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Meyveler vitamin deposu, doğal masum besinle olabilirler. Ancak dikkat! Hedefiniz yağ azaltmaksa, meyvenin içeriğindeki şeker, bu planınıza engel olabilir. Tamamen yasaklanmış olmasalar da diyet yaparken meyve tüketimini gözden geçirmenizde fayda var. Muscle & Fitness dergisinde ki habere göre meyvelerin içinde bulunan glisemik asit ve meyve ile ilgili bilinmeyen tüm gerçekler…
Niçin kötü: Meyveler, doğal bir şeker olan fruktoz içerir. Dolayısıyla meyve tüketimi vücut yağlarını yakmanıza engel teşkil edebilir.

Nasıl kötü:
Vücudumuz fruktozu doğrudan bir yakıt olarak kullanamaz. Furuktozon öncelikle karaciğere gidip glikoza dönüşmesi gerekir. Meyvenin çoğunlukla kandaki glikoz ve insülin seviyelerini hızlı arttırmayan, düşük derecede glisemik bir karbonhidrat olmasının sebebi de budur. Eğer karaciğer glikojen ile dolu ise, gelen furuktozu glikoza değil, yağa dönüştürür.

Düşmandan uzak durun!
Siz siz olun, her zaman taze ürünleri tercih edin. İşlenmiş, paketlenmiş ya da konservelenmiş ürünleri satın almamaya özen gösterin. İşlenmiş ürünler genellikle daha çok şekerle doyuma ulaşmıştır ve tıpkı meyve suları gibi, uzak durulması gereken ürünlerin başında gelir.

Glisemik endeks nedir?

Gıdaların kan şekerini yükseltme hızına glisemik indeks denir. Eşit miktarda karbonhidrat içerseler de yiyeceklerin kan şekerini arttırıcı etkileri birbirinden farklıdır. Bunun nedeni yiyeceklerdeki karbonhidratların sindirim sisteminden farklı hızda geçmesi ve emilmesidir.

Farklı gıdalar yemek sonrasında kanın glukoz içeriğinin artışı üzerine değişik etkilere sahiptirler

Diyette dikkat edilecek hususlar

• Meyve seçiminde kullanabileceğiniz en iyi referans “glisemik endeks” değerleridir. Bir meyvenin gilisemik endeksi ne kadar düşükse diyetinizde o kadar yer verebilirsiniz.
• Glisemik endeksi düşük gıdaların seviyesi 55 ve altıdır; spor sonrası dışında glisemik endeksi 70’i aşan meyveleri tercih etmeyin.
• Glisemik endeksi düşük karbonhidratlar, kandaki glikoz ve insülin seviyelerinde küçük dalgalanmalara yol açarlar.

Glisemik İndeksi Tablosunda Meyveler
Elma  38                                  
Muz   52
Greyfurt 25
Üzüm     46
Kuru üzüm 56
Kivi      58
Mango 51
Portakal 42
Şeftali 42
Hurma  103
Karpuz 72
Armut 38
Ananas 66
Çilek 40

BESİN  GI DEĞERİ

Popularity: unranked [?]

Yaşlanmayan kadın sırları

21 Mayıs 2010 Yazan koroglu-14-

Bir çok kadın, var ki onlar hiç yaşlanmazlar.  Kaç yaşında olurlarsa olsunlar. Pırıl pırıl bir deriye sahiptirler ve gözlerinin köşelerinde bile kırışıklıkları yoktur. Genellikle bu kadınları gülümserken görürüz. 

Onlara gençlik sırrını sorsaydık ne yanıt verirlerdi?  Öncelikle çoğunun benzer yanıtlar veriyor.  Yıllardır kadınların gençliği ve güzelliği ile ilgilenen bir medikal estetik  hekimi olarak  yaşlanmayan kadınların sırlarını not ettim.

- Çok iyi uyurlar. Uyku fiziksel rahatlama dışında insanı yeniler, vücüt hücreleri uyku anında tamir olur.

- Taze havadan yararlanırlar. Eğer bütün gün ofiste geçen bir işleri varsa eve yürüyerek gitmeyi tercih ederler.  Kapalı pancurlar ve pencerelerden hoşlanmazlar. Hafta sonu temiz havada uzun yürüyüş  yaparlar.

- Her gün banyo yaparlar. Cilt canlı bir organizma olduğu için gözenekler açık olmalıdır. Yaşlanmayan kadınlar banyonun bu yararını bilir. Bedende biriken toksinleri atmak ve ölü derileri arındırmak için sık sık banyo yaparlar.

- Vitaminleri bilinçli ve doğal yoldan tüketirler.  Sebze ve meyvelerden seradan tercih etmezler. Her besinden mevsiminde yararlanırlar.      

- Eğer bir meyveden mevsim dışı yararlanacaklarsa kurutulmuşunu tercih ederler. Kurutulmuş meyve, kayısı ve kuru üzüm kompostosunu öğle ve akşam yemeklerinde mutlaka bulundururlar. 

- Sabahları kahvaltıdan önce yulaf ezmesini sütle karıştırarak içerler. Gün içinde kuşburnu ve yeşil çay gibi içecekleri kesinlikle ihmal etmezler. 

- Domates, salatalık ve yoğurt gibi besinleri hergün tüketirler.

- Egzersizi ihmal etmezler. Evlerinde mutlaka bir egzersiz aleti bulunur. 

- “Mucize ürün”leri sıkı takip ederler. Yaban mersini, brokoli,  yulaf ezmesi, soya fasülyesi, somon, ıspanak, siyah üzüm ve ceviz gibi besinleri sık sık tüketirler. 

- İçsel olarak  huzurludurlar. Gençlik korumanın olumsuz duyguları barındırmamaktan geçtiğini bilirler.     

- Su içmeye çok önem verirler. Cildin epidermis tabakası içinde protein lifleri bulunur. Bedene yeterli su girerse, bunlar artar. Çok su içmeleri sayesinde pürüzsüz cilde sahiptirler. Yaşamsal enerji olan suyun vücuda oksijen sağladığını  bilirler.

- Gülmeyi severler. Neşeli halleri ile tanınırlar. Kıskanç değildirler.

- Yaşlanmayan kadınların bağırsakları saat gibi çalışır.

Unutmayın çirkin kadın yoktur, kendine bakmayan kadın vardır

Popularity: 1% [?]

Kurbağa Yiyen Çiçek

28 Mart 2010 Yazan PATRON

Katil Bitki izle, Katil Bitki video seyret, Katil Bitki dinle, Kurbağa Yiyen Çiçek

YoutubeKatil Bitki-Kurbağa Yiyen Çiçek

Popularity: unranked [?]

Şifalı Bitkiler

14 Şubat 2010 Yazan merve_sultan

ADAÇAYI (Salvia Officinialis L.): Daha çok Akdeniz ve Ege kıyılarında yetişmektedir. Tohumdan bahçelerde de yetiştirilir. Bazı türleri Habeş, Gümüşi, Mavi, ve Kızıl adaçayıdır. Tohumları Nisan veya Eylül ayında ekilir. Bir metreye kadar boylanır. Çiçekleri türlerine göre mavi, pembe, ya da beyazdır. Şifalı olan etkili maddesi kenarları tırtıllı, buruşuk gibi görünen beyazımsı yeşil yapraklarındadır. Bu yapraklar, çiçek açma mevsimi olan Haziran-Temmuz arasında toplanır. Gölgeli havalı yerlerde kurutulur.

* Soğuk algınlığı, hazımsızlık, bağırsak gazlarına karşı ve böbrek, mesane taşlarını kolay düşürmek için; 80 gr kadar adaçayı, 1 litre suda haşlanır. Suda yapraklar ne kadar çok beklerse çayın tadı o kadar acı olur. Şeker ve küçük bir parça limonla çay gibi içilir.

* Bademcik, ağız içi iltihapları ve diş eti çekilmelerinde; ise antiseptik olarak adaçayı ile gargara yapıldığında çok iyi sonuç alınır.

ANASON(Pimpinella anisum L.): Maydanoz türünden bir bitkidir. Çok ufak olan şifalı tohumları vardır. Çöreklere lezzet verir. Yağı rakı üretiminde kullanılır. Nisandan Mayıs sonuna kadar tohumları çimlenince bir 30 cm aralıklarla seyreltilir. Yazın açan çiçekleri ağustos – eylül arasında tohum verir. Şifası tohumlarındadır.

* Bebekler için; 1 kahve kaşığı dolusu anason tohumu, 2 fincanlık bir cezvede suyla haşlanır, süzülür. Bu su, bebeklere birer kahve kaşığı hesabıyla çok ılık olarak üç-dört kez içirilirse karın ağrısına, hazım bozukluklarına, gaza iyi gelir. Acı diye bebekler içmez ise biraz şeker katılır.

ASLAN PENÇESİ(Alcemilla vulgaris L.): Bir kır bitkisidir. Şifası, iri bir pençeyi andıran geniş ve parmaklı yapraklarındadır. Çiçekleri ufak, yıldız biçiminde ve yeşile çalar. Yaprakları mart-temmuz arasında toplanır. Gölgede kurutulur.

* Yarım baş ağrısı ve soğuk algınlığına bağlı hafif ateşte; 50 gram Aslan pençesi yaprağı, 1 litre suda birkaç taşım kaynatılır. Süzülür. Bu çaydan, her yemek öncesinde aç karnına birer çorba kaşığı içilir.

AYRIKOTU(Triticum repens L.): Büyük ve küçük ayrık otu olmak üzere iki türü vardır. İlki daha çok kırlarda görülür. Boyu üç karış kadar yükselebilir. Görünüşü biraz morumsu olabilir. Tepesinde şemsiye biçiminde kümeleşen kül rengi küçük çiçekler açar. İkincisi, bahçelerde çimler arsında, çiçek ve sebze tarlalarında yeşeren, kökleri daha inatçı ve çok daha yaygın olan bir türdür. Şifası, toprak altında bulunan sarımsı beyaz renkli köklerindedir. Bunlar ilkbaharda ve sonbaharda toplanır.

* Böbrek ve mesane taşlarını daha rahat düşürmek için; 20 gram ayrıkotu kökü, çeyrek limonla, 1 litre suda çay gibi haşlanır, süzülür ve her yemekten önce birer kahve fincanı içilir. Hoş bir lezzeti vardır.

BAKLA (Faba vesca L.) : Ülkemizin her yerinde yetişen, gerek taze, gerek kuru olarak yemekleri yapılan bu sebzenin sakız, arşın, sultani çeşitleri bulunmaktadır. Bakla taneleri azot ve nişastaca çok zengindir. Sindirimi kolay ve çok besleyicidir. Şifası, İlkbahar’ da toplanıp gölgede kurutulan çiçeklerindedir.

* Karaciğer yorgunlukları ve böbrek sancılarında; 40 gr bakla çiçeği 1 litre suda çay gibi haşlanır ve yemek aralarında birer çay bardağı içilirse çok faydalı olur

CİVAN PERÇEMİ(Achillea millefolium): Buna binyaprak otu, kandil çiçeği de denir. Daha çok kıraç, kırsal alanlarda bulunur. Maviye benzeyen yaprakları uzun ve çok parçalıdır. Mayıs ile Ekim ayları arasında çiçek açar. Bu çiçekler bitki üzerinde kandil şeklindedir. Köküyle sökülüp bahçelere dikilebilir. Canlı dayanıklı ve uzun ömürlüdür. Şifası körpe yapraklarında ve yeni açmışken toplanan çiçeklerindedir. Bunlar gölgede kurutularak saklanır.

* Grip, mide rahatsızlıkları, bağırsak gazları, sinirlilik hali ve hanımların adet gecikmeleri için; 20 gram civan perçemi çiçeğini 1 litre suda 10 dakika kaynatarak hazırlanan çay, sabah, öğle, akşam yemekten sonra yarımşar kahve fincanı içilirse çok iyi gelir. Fazla içilmemelidir, peklik yapabilir. Bu çayı ışık görmeyen bir yerde örneğin dolapta saklamak gerekir, aksi takdirde kararıp, bozulur.

ÇAY(Thea sinensis L.) : Herkesin evinde bulunan çayın ev ilaçları kadar güzellik losyonları arasında da yeri vardır.

* Yanıklarda; hafif yanıklar, bir tülbent arasına konulmuş çay posası ile sarılırsa acı kesilir ve daha çabuk iyileşir.

* Güzellik için; Yorgun gözlerdeki kızarıklar için, soğuk çayla yapılan göz banyosu faydalı olur. Uzun ve canlı kirpiklere sahip olmak için, soğuk çaya batırılmış pamukla “kompres” kısa zamanda fayda sağlar.

ÇÖREKOTU (Nigella sativa L.): Düğün çiçeği grubundan bir bitkidir. Ülkemizde bol yetişir. Çöreklerin üzerine ekilen hoş kokulu, küçük siyah tanecikleri vardır. Özellikle şekerli çöreklerin iç bayıltıcı tadını hafifletir, ayrı bir çeşni verir.

* İştah açıcı, hazmı kolaylaştırıcı, bağırsak gazlarını giderici; özellikleri nedeni ile bir çok kişinin bu gibi sorunlarına iyi gelir.

DEREOTU (Pencedanula graveolans L.): Özellikle mutfaklarda yemeklerin bir çoğunda çeşni olarak kullanılır. Ülkemizde her yerde yetişir. Hoş kokuludur. Tohumdan yetişir. Bahçede 1 metre karelik yere 20-25 gr civarında tohum mütecanis olarak serpilip üzeri ince bir tabaka (1 cm kadar) toprak kapanır, düz bir tahta veya tokmakla hafifçe bastırılır. Yeterince süzgeçli kovayla su verilir. Fazla güneşi sevmez. Yaprakları taze olarak kullanılır. Sonbaharda verdiği tohumlar gölgede kurutulur. Taze dereotu yaprakları, sadece yemeklere çeşni vermez, aynı zamanda iştah açar, hazmı kolaylaştırır, ev ilaçları arasındadır.

* Küçük çocukların hasımsızlık nedeniyle karınlarındaki şişmelerde ve her yaşta hıçkırıklarda; İki fincanlık bir cezve suya, bir kahve kaşığı dereotu tohumu konularak kaynatılır. Süzülen bu su ılıyınca, çocuklara yemekten sonra iki üç kahve kaşığı içirilir. İstenirse hafif şekerle tatlandırılır. Hıçkırık tutmalarında da bu sudan aynı miktar yeterlidir.

HAVUÇ(Cucurbita pepo L.): Havuç, yurdumuzun en yaygın sebzeleri arasındadır. Tohumdan yetişir. Ilık iklim ve derin toprakları sever. İki yıllık bir bitki olduğu için ilk yıl kök bağlar, ikinci yıl çiçeklendikten sonra meyve ve tohum verir. Kırmızı, sarı, beyaz türleri vardır. En lezzetlisi kırmızı olandır. Şifası bizim kısaca havuç dediğimiz meyvesi olan köküdür.

* Sarılıkta; tedaviden sonra, her gün bir iki su bardağı havuç suyu içmek, yorgun düşmüş karaciğeri takviye eder.

* İştahsızlıkta; 10 gram havuç tohumu, 1 litre suda çay gibi haşlanır, yemeklerden önce birer kahve fincanı içilirse, iştah açar.

* Güzellik için; havuç suyu cildi besler. Makyajdan önce ve makyajınızı temizledikten sonra, yüzünüze en az bir kahve fincanı havuç suyu sürerek, on dakika kadar beklenilir. Sonra yüz bol su ile yıkanır ve harika bir yüze sahip olunur.

Popularity: unranked [?]

sesli chat girisi