çihet’ için Arşiv
Mevlit kandilinde neler yapılır.?
07 Nisan 2010 Yazan merve_sultan->
![]() |
Mevlid gecesi Sual: Mevlid ne demektir
CEVAP Mevlid, doğum zamanı demektir. Mevlid gecesi, Rebiul-evvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gecedir. Peygamber efendimizin doğum günü, bütün Müslümanların bayramıdır.
Resulullah dünyaya gelince, amcası Ebu Leheb’in cariyesi Süveybe, (Kardeşin Abdullah’ın oğlu oldu) diyerek kendisine müjde getirince, sevinmişti. (Ona süt vermek şartı ile, seni azat ettim) demişti. Bunun için, Ebu Leheb’in, her mevlid gecesinde, azabı biraz hafiflemektedir. Mevlid gecesi sevinen, o geceye kıymet veren müminlerin pek çok sevap kazanacağı buradan da anlaşılmaktadır.
Hafız Muhammed ibni Cezeri Şafii diyor ki: (Ebu Leheb rüyada görülüp, ne halde olduğu sorulduğunda, çok azap çekiyorum. Ancak, her yıl, Rebiul-evvel ayının 12. geceleri, azabım hafifliyor. Resulullah dünyaya gelince, müjde veren cariyemi sevincimden azat etmiştim. Bunun için, bu gecelerde azabım hafifliyor) dedi.
Ebu Leheb gibi azgın bir kâfirin azabı hafifleyince, O yüce Peygamberin ümmetinden olan bir mümin, Onun doğduğu gece sevinir, malını uygun yerlere dağıtır, ziyafet verir, böylece, Peygamberine olan sevgisini gösterirse, Allahü teâlâ onu Cennetine sokar.) [M. Nasihat]
Resulullah efendimiz, mevlid gecelerinde eshab-ı kirama ziyafet verir, dünyayı teşrifindeki ve çocukluk zamanındaki şeyleri anlatırdı.
Hz. Ebu Bekir de, halife iken, eshab-ı kiramı toplar, Resulullah efendimizin dünyayı teşrifindeki olağanüstü hâlleri konuşurlardı.
Bu gece, Resulullahın doğum zamanında görülen hâlleri, mucizeleri okumak, dinlemek, öğrenmek çok sevaptır. Bugün veya ertesi gün oruç tutmakta mahzur yoktur. Tutulması iyi olur, sevap olur.
İslam âlimleri mevlid gecesine çok önem vermişlerdir. Hz. Mevlana, (Mevlid okunan yerden belalar gider) buyurmuştur. Mevlid gecesi, Kadir gecesinden sonra en kıymetli gecedir.
Hatta, Mevlid gecesinin Kadir gecesinden de kıymetli olduğunu bildiren âlimler de vardır. El-mukni, el-miyar ve Tenvir-ül-kulub kitaplarında Mevlid gecesinin Kadir gecesinden kıymetli olduğu bildiriliyor.
(Ed-dürer-ül-mesun) (Allahü teâlâ bir kimseye söz ve yazı sanatı ihsan ederse, Resulullahı övsün, düşmanlarını kötülesin) hadis-i şerifine uyularak, asırlardır mevlid kitapları yazılmış ve okunmuştur.
Resulullah efendimizi öven çeşitli mevlid kasideleri vardır. Meşhur olan ve Türkiye’de her zaman okunan Mevlid kasidesini Süleyman Çelebi, 15. asırda yazmıştır. Bu kasidenin asr-ı saadetten sonra yazılması, bid’at olmasını gerektirmez. Çünkü Resulullahı övmek ibadettir.
Her zaman Onu övücü kasideler, yazılar yazılabilir. Onları da okumak bid’at değil, sevap olur. Mevlid-i şerif okumak, Resulullahın dünyaya gelişini, miracını ve hayatını anlatmak, Onu hatırlamak, Onu övmek demektir.
Her müminin Resulullahı çok sevmesi gerekir. Bu da zaten imanın gereğidir. Çok sevmek kâmil mümin olmanın da alametidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Beni ana-baba, evlat ve herkesten daha çok sevmeyen, mümin olamaz.) [Buhari] (Bir şeyi çok seven, elbette onu çok anar.) [Deylemi] (Resulullahı seven de onu çok anar.) (Peygamberleri anmak, hatırlamak ibadettir.) [Deylemi] (Bu ibadeti, şiir olarak söylemek daha tesirli olur. Resulullah efendimizin şairleri, camide, Resulullahı öven ve kâfirleri kahreden şiirler okurlardı.) Bunlardan Hassan bin Sabit hazretlerinin şiirlerini çok beğenirdi.
Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem, mescide bu şair için bir minber koydurdu. Hassan bin Sabit hazretleri minbere çıkar, düşmanları kötüler, Resulullahı överdi.
Resulullah efendimiz de buyurdu ki: (Hassanın sözleri, düşmanlara ok yarasından daha tesirlidir.) [M. Nasihat] Bu husustaki hadis-i şeriflerden ikisi de şöyle: (Allahü teâlâ, Resulünü övmek ve müdafaa etmek hususunda Hassanı, Ruh-ül-kuds [Cebrail aleyhisselam] ile takviye etmektedir.) [Buhari] Peygamber efendimiz, şairin söylediği şiiri beğenip (Dişlerin dökülmesin) diye dua etmiştir.
(Hakim) Şiir hakkında hadis-i şeriflerden birkaçı da şöyle: (Şiir, öyle bir sözdür ki, güzeli daha güzel, çirkini daha çirkindir.) [Buhari] (Büyüleyici sözler gibi, hikmetli şiirler de vardır.) [Ebu Davud] (Bazı şiirler elbette apaçık bir hikmettir.) [Buhari]
Vehhabiler, mezhepsizler, Resulullah efendimizi öven ve Ondan şefaat isteyen müslümanlara müşrik, yani puta tapan kâfir damgasını basıyorlar.
Ülkemizde bunu açıkça söyleyemedikleri için, mevlide bid’at diyorlar. Resulullahı övmek bid’at olmaz. Bu övgüden ancak Allah’ı sevmeyen rahatsız olur. Çünkü Allahü teâlâ Onu övmektedir.
Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.) [Enbiya 107] (Biz seni bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.) [Sebe, 28] (Senin için bitmeyen, sonsuz mükafat vardır. Elbette sen en büyük ahlak üzeresin) [Kalem 3-4] (Rabbin sana [çok nimet] verecek, sen de razı olacaksın!) [Duha 5] (Allah ve melekleri, Resule salevat getiriyor, iman edenler, siz de salevat getirin.) [Ahzab 56]
Mevlidi, erkek kadın karışık olmadan, çalgı ve başka haram karıştırmadan, Allah rızası için okumak, salevat-ı şerife getirmek, tatlı şeyler yedirip içirmek, hayrat ve hasenat yapmak, böylece, o gecenin şükrünü yerine getirmek müstehabdır. (Ni’met-ül kübrâ, Hadika, M.Nasihat)
Doğum gününe önem vermeyi hıristiyanlar, müslümanlardan öğrenip almışlardır.
Mevlid okumanın kıymetli bir ibadet olduğunu bildirmek için İslam âlimleri çeşitli dillerde kitaplar yazmışlardır.
Bunlardan on tanesi, Keşf-üz-zünunda bildirilmektedir. İbni Hacer-i Hiytemi hazretlerinin En-Nimet-ül-kübra isimli mevlid kitabı ile imam-ı Süyuti hazretlerinin Erreddü ala men enkere kıraetel mevlid-in-Nebi kitabı meşhurdur.
Resulullah efendimizi çok övmek, mahlukların en üstünde olduğunu söylemek, Allahü teâlânın, sevgili Peygamberine verdiği üstünlükleri saymak ve Ondan şefaat istemek, büyük ibadettir. Buna karşı koymak, koyu bir cahillik, pek çirkin bir inattır.
Resulullahı övmek, anmak lazım geldiğine delil olarak, Ahzab suresinin (Allah ve melekleri, Resule salevat getiriyor, iman edenler, siz de salevat getirin) mealindeki 56.âyet-i kerimesi yetmez mi? İslam âlimleri buyuruyor ki: Mevlid gecelerinde toplanarak, mevlid kasidesi okumak, tatlı şeyler yedirip içirmek, hayrat ve hasenat yapmak, böylece, o gecenin şükrünü yerine getirmek müstehaptır.
Salihlere elbise ve benzeri hediye vermek, bu geceye hürmet etmek olur. Bunları Allah rızası için yapmak çok sevap olur. (İbni Battal maliki) Mevlid cemiyetinde, salihleri toplayıp, salevat okumak, fakirleri doyurmak, her zaman sevaptır. Fakat, bunlara çalgı gibi haram karıştırmak büyük günah olur. (Allame Zahirüddin bin Cafer) Mevlid cemiyetinde, sadaka, hediye vermek, neşe ve sevinç göstermek, haram karıştırmadan mevlid kasidesi okutmak çok sevap olur. (Allame Nasirüddin)
Haram şeyler karıştırmadan mevlid cemiyeti yapmak müstehaptır. (S.ibni Mace şerhi)
Pazarlık etmeden, sırf Allah rızası için hatim veya mevlid okuyan hafızın, okutanın verdiği hediyeyi alması caiz olur. Kur’an okuyup hediye almayı meslek haline getirmemelidir! Zira âdet haline gelen hediye, şart edilen ücret gibidir. (Dürr-ül muhtar)
Ücretle okunan Kur’andan ölüye sevap hasıl olmaz. (Hidaye)
Sual: Mevliddeki (Habibim sana aşık olmuşam) ifadesi caiz mi?
CEVAP Evet. Şimdi nefsin şehvani arzularına aşk deniyor. Dinde ise, fazla sevgiye denir.
Sual: Kadın kadına mevlid okur mu?
CEVAP Evet. Erkekler duyarsa caiz değildir.
Sual: Mevlidde (Doğdu ol saatte…) denirken ayağa kalkılır mı?
CEVAP Mahzuru olmaz.
Sual: Yılbaşı gecesi, toplanıp mevlid okumak uygun mu?
CEVAP Uygun değil. Bu gecede de, her gece ne yapılıyorsa aynı şeyler yapmalı, farklı bir şey yapmamalı.
Sual: Mevlid münasebetiyle Peygamber aşırı övüldü. “O da bir beşer [insan] idi, Kur’anı getirmekle görevi bitti. Aşırı övmek şirk değil mi?
CEVAP O, ilah değildi, elbette beşer idi, ama “Seyyid-ül-beşer” idi, bütün insanların efendisi idi. Hiç kimse Onu Allahü teâlânın övdüğü kadar övemez. Bu övgüden de ancak başka dinde olan rahatsız olur. Hatırlatma: Bazı Hıristiyan fırkaları, doğum günü kutlamazlar. Doğum günü kutlamasına yaratıklara tapınmak derler. Selefiyeciler de doğum günü olan mevlidi bid’at sayar, Peygambere tapmak derler. Bunların, Hıristiyanlarla bu benzer inanışlarında bir sebep olması gerekir.
Efendimiz doğduğu gün
Putlar devrildi yüz üstü
Efendimiz doğduğu gün
Yıkıldı tağutun büstü
Efendimiz doğduğu gün
Hemen secdeye eğildi
Ben peygamberim dedi
Sünnet edilmiş görüldü
Efendimiz doğduğu gün
Kâinat nur ile doldu
Şeytanlar sararıp soldu
Çok garip olaylar oldu
Efendimiz doğduğu gün
Kurumuştu Save gölü
Bin yıl yanan ateş söndü
Kâfirler şaşkına döndü
Efendimiz doğduğu gün
Büyücüler âciz kaldı
Sihrini yapamaz oldu
Kisra’nın köşkü yıkıldı
Efendimiz doğduğu gün
dinimizislam.com
Popularity: unranked [?]
Onları tanıdınız mı acaba?
06 Nisan 2010 Yazan merve_sultan“1 Kadın 1 Erkek”in 1 Nisan özel bölümü, izleyicileri şaşırttı.
Turkmax ekranında, kadınlarla erkekler arasındaki ilişkileri komik bir üslupla anlatan ve kısa sürede bir fenomen haline gelen “1 Kadın 1 Erkek” 1 Nisan özel bölümü olarak seyirciye sürpriz yaptı. Bölümde Ozan ve Zeynep’in 85 yaşlarındaki halleri konu edildi. Bunun için Demet Evgar ve Emre Karayel özel makyajla 6 saatte yaşlandırıldılar.

İzleyicileri kahkahalara boğan yapım 1 Nisan Perşembe akşamı sevenlerini şaşırttı….
Popularity: 1% [?]
Kredi kartında korkutan gelişme.??
31 Mart 2010 Yazan merve_sultan[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]
Bilgin, 26 milyon kart müşterisinden 2 milyonunun takipte olduğunu söyledi.
AA
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, 2 milyon 282 bin kredi kartı müşterisini takipte olduğunu bildirdi.
Bilgin, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu ve Genç Finansçılar Öğrenci Topluluğu tarafından Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde düzenlenen, ‘Türk Bankacılık Sektörü Mevcut Durum ve Beklentiler’ konulu konferansa katıldı.
Geçtiğimiz günlerde Mersin Üniversitesinde yaptığı sunum sırasında yumurtalı saldırıya uğrayan Bilgin’e konferans öncesi, SÜ Genç Finansçılar Öğrenci Topluluğu Başkanı Ramazan Yıldırım ve 20′ye yakın topluluk üyesi çiçek verdi.
Yıldırım, çiçekleri geçtiğimiz günlerde yaşanan üzücü olay nedeniyle ‘özür mahiyetinde’ verdiklerini söyledi.
Bilgin, konuşmasında, bankacılık ile ilgili gelinen noktada, devlet kurumlarının bir şeyler yaptığını yapmaya gayret ettiğini, ancak halkın katkısının daha büyük olduğunu belirterek, ’2001 yılında Türkiye en büyük krizini yaşadı. Milli gelirimizin 3′te 1′i gitti. Bu krizden sonra siz bazı vergileri ödemeye devam ediyorsunuz. Dolayısıyla bu krizleri çözen de sonuçta sizlersiniz, bu ülkenin halkı. Bizler sadece çözüme öncülük etmeye gayret gösteriyoruz’ dedi.
KRİZ DEĞERLENDİRMESİ
Bilgin, yaklaşık 1,5-2 yıldır dünya çapında bir krizin devam ettiğini, bu krizin ülkemizi de doğrudan etkilediğini anlatarak, şunları kaydetti:
‘İthalatta, ihracatta, fiyatlarda bir sorun var. Bir gerileme söz konusu. Bu sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada söz konusu. Bu krizi fazla şişmanlamış bir insana benzetebilirsiniz. Gerçek kilosu 80-90 kilo olması gereken bir insan, nasıl 120-130 kilo olunca sorunlarla karşılaşırsa, aynen bazı Batılı ülkeler ve ABD bu duruma gelmiş durumda. Şimdi zayıflamaya çalışıyorlar. Ancak biliyorsunuz zayıflamak o kadar zor ki… Çok kolay kilo alabilirsiniz, ama zayıflarken çok fazla gayret göstermelisiniz. Şu anda Batılı ülkelerin yapmaya çalıştığı zayıflama ve diyet uygulamak. Ama bunu uygulamakta zorluk çekiyorlar.’
BATILI ÜLKELERDEN DAHA AZ BORÇLUYUZ
Türkiye’de hane halkının bankalara olan borcunun diğer ülkelere göre daha az olduğunu vurgulayan Bilgin, ‘Bütün hane halklarının gayri safi milli hasılaya oranı yüzde 14. Ama bu batılı ülkelerde yüzde 60′ları buluyor. Dolayısıyla bu kadar zorluk çekiyorlar. Kriz batılı ülkelerde devam ediyor’ diye konuştu.
Daha sonra bankacılık sektörü ile ilgili sunum yapan Bilgin, şunları aktardı:
‘Türkiye’de şu anda 49 tane bankamız var. Hemen hemen bütün ülkelerde ilk 10 banka sistemin yüzde 90′ını kapsar. Bu bankacılığın yapısından gelen bir özellik. Bizde de böyle. Yurt dışında 26 tane bankamız var. Özellikle Türk Cumhuriyetleri ve Balkanlarda. Yurt dışında yayılıyoruz. Ben hep söylüyorum. 75 milyonluk bir ülkeyiz artık Batı kendi işiyle uğraşırken biraz Balkanlara, biraz sahil komşularımıza yayılmamız lazım. Orada da büyüyebilir, orada da kar edebiliriz. Özellikle özel bankalara bu konuda önemli bir görev düşmektedir. Personel sayımız 2001 krizinde işten çıkarmalar sonucunda 120 binlerdeydi. O dönemde 50 bin kişi işsiz kalmıştı. Şu anda yıl sonu itibariyle 183 bin.
Bu, ‘bankacılık sektörü büyüdükçe sizlere de istihdam açılacak’ demek. Özellikle sistemin büyümesinin istihdam anlamında bir miktar da katkısı var. Hep sorulur. Kamunun payı ne kadar bankacılıkta? Kamunun payı yüzde 25′ler düzeyinde. Ama özel bankacılık sistemimizde daha hakim. Bankacılık sisteminin aktif toplamı ne kadar diye sorarsınız. Hacimler hariç, yıl sonundaki rakam 834 milyar lira. Yaklaşık 550 milyar dolar. Türkiye’nin gayri safi milli hasılasına yakın bir rakam. Bankacılık sistemi nezle olsa ekonomi grip olabilir. Dolayısıyla bu sistemi sağlam tutmalıyız.’
KREDİLER
Yıllar itibariyle kredilerin bankacılıkta artan bir seyir izlediğini belirten Bilgin, toplam kredilerin 3′te birini tüketici kredilerinin oluşturduğunu söyledi.
Bilgin, Türk bankacılık sisteminde bireysel kredinin 132 milyar lira olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
‘Bu rakamda kredi kartları toplamı 36 milyar lira, konut kredilerinin değeri ise toplam 47 milyar lira. Bankalarımızın 36 milyon müşterisi var. Bunun 26 milyonu kredi kartı, 11 milyonu da sadece krediler. Normalde kredi kartı sayısı 35 milyon ama bir bir saydığımız zaman demek ki Türkiye’de 26 milyon kişinin cebinde kredi kartı var. Bunlardan 2 milyon 282 bin kredi kartı müşterisi takipte. Özellikle burada bir yoğunluk söz konusu, diğer takipteki müşterilere göre kredi kartı dikkat çekiyor. Burada şunu sorabilirsiniz. Takip oranı nedir? Kredi kartında yüzde 10.4. Acaba bu niye böyle? Bir bankacının hatası, iki tüketicinin hatası. Bankacının hatası nedir? Bankalar çok fazla kredi kartı dağıttı. Gelir durumunu çok dikkate almadılar, hacim yaratmaya çalıştılar. Peki tüketicinin hatası nedir? Kredi kartı bir yaşama biçim değil, ödeme aracı. Ama bazı tüketiciler bunu hayatlarını ikame ettirme aracı diye düşünüyor ve harcamalarını düzenli yapmıyor.’
Bilgin, 2010 yılında bankacılık sektörünün geleceğe daha ihtiyatlı baktığını da sözlerine ekledi. Bilgin, daha sonra öğrencilerin sorularını cevaplandırdı.
Popularity: unranked [?]
Rüya aşk 5 dakikada bitti
10 Mart 2010 Yazan merve_sultanPetek Dinçöz, 8 yıllık flörtün ardından Can Tanrıyar ile 5 dakika boşandı.
Petek Dinçöz, 8 yıllık flörtün ardından 2 yıl önce canlı yayınlanan Beyaz Şov’da nikah masasına oturduğu televizyoncu eşi Can Tanrıyar ile 5 dakika süren duruşmanın ardından boşandı.
Boşanma davasının görüldüğü Fatih Adliyesi’ne ilk olarak saat 08.45’de Petek Dinçöz, ardından da Can Tanrıyar geldi. Fatih 2. Aile Mahkemesi’ndeki dava saat 09.00′da başladı. Hakim Ruhi Özdemir, çifte boşanmakta kararlı olup olmadıklarını sordu. Can Tanrıyar ve Petek Dinçöz hakimin sorusuna “Evet. Boşanmak istiyoruz” diye cevap verdi. Bunun üzerine hakim, boşanma kararı verdi. Duruşma saat 09.05’de son buldu Duruşma sonrası Can Tanrıyar ve Petek Dinçöz el sıkışarak vedalaştı. Petek Dinçöz koşarak adliye girişindeki bekletilen siyah cipine binerek ayrıldı.
Popularity: 2% [?]
Şarkıcı 3 yaş gençleşecek
10 Mart 2010 Yazan merve_sultanŞarkıcı Esra Balamir, mahkemeye başvurdu. Nedeni ise çok şaşırtıcı.Esra Balamir, nüfus kütüğünde kız kardeşiyle doğum tarihlerinin karıştırıldığı iddiasıyla yaşının 3 yaş küçültülmesi için mahkemeye başvurdu. Balamir, nüfus kaydındaki gibi 1975′de değil, 1978 yılında Adana’da bir evde dünyaya geldiğini belirterek, doğum tarihinin değiştirilmesini talep etti.
Habertürk gazetesi Canan İspir imzalı habere göre; Esra Balamir, geçtiğimiz günlerde kız kardeşi Rana Balamaz ile avukatları Şenol Çilek aracılığıyla Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvuruda bulunarak nüfus kayıtlarında karışıklık olduğunu belirterek, bunun düzeltilmesini istedi.Balamir, dilekçesinde 29 Kasım 1978 tarihinde Adana’da bir evde dünyaya geldiğini ancak Adana Sucuzade Mahallesi nüfusuna kayıt yapılırken, doğum tarihinin yanlışlıkla 7 Eylül 1975 olarak yazıldığını ileri sürdü. Aynı yanlışlığın ablası Rana Balamaz’ın doğum
tarihinde de yapıldığını iddia etti. Ablası ile doğum tarihlerinin yalnızca yıllarının farklı olduğunu ifade eden Balamir, yanlışlığın iş hayatında ‘aranılan
yaş aralığına sahip olamama’ sorunlarına neden olabileceğini kaydetti.
3 yaş gençleşeçek
Esra Balamir, talebinin mahkemece kabulü halinde 3 yaş gençleşecek
Popularity: 1% [?]
Vadiden unutulmayan sözler
08 Mart 2010 Yazan merve_sultanYaşamak için yalvarmadık ölmek için yalvarmayız
Dostum olmaz, hasmım yaşamaz.
Ölenin arkasından ağlamaki, sen öldükten sonrada arkandan ağlıyan bırakma !!
Akıllı insanlar yeni fikirleri tartışırlar. Normal insanlar sonuçları tartışırlar. Küçük insanlarsa başka insanları tartışırlar.
Her zaman mutluluğun doruğundayken gülünmez, bazen sırf hayata gıcıklık olsun diye uçurum kenarındayken bile gülümseyeceksin.
Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa orada güneş batıyor demektir.
Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur.
Asla birilerinin umudunu kırma, belkide sahip oldukları tek şey o’dur.
Hayatta edindiğim tecrübeler, yediğim kazıkların toplamıdır.
Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir.
Dostun dostumdur, düşmanın düşmanım.
Ölüm, ölüm dediğin nedir ki gülüm ? Ben senin için yaşamayı göze almışım..
Kaç ölüm adını değiştirir usta?
Hayatta hiç bir şey tesadüf değildir.
Sonunu düşünenler kahraman olamaz.
Dünya bir gündür, o da bugündür!
Biz belimize silahı silahla vurulmak için koyduk.
Senden bir tane daha yoksa, eyvallah diyeceksin.
Büyük güç, büyük sorumluluk ister.
Sen, sen ol! Asla biz olma.
Atasını tanımayan, it peşinde gezer!
ıki kişinin bildiği sır değildir.
Biz ölmeyi çoktan göze aldık da, yanımızda kimler g**ürücez onu düşünüyoruz.
Sakın 30 yıl hukukun olmayan birine, sakın deme!
ınsana güvenme ölür, ağaca yaslanma kurur.
Her gün olan yenilik, benim geleneklerime bir ihanet ve hakarettir.
Kurtlar Vadisi’nde her cinayet ardında bir sır bırakır.
Kurtlar Vadisi’nde ölüm, beklenmedik kişiden, beklenmedik zamanda gelebilir…
Sen çiftlikte at tımar ederken, biz insan tımar ediyorduk.
Kurtlukta kanun, düşeni yemektir.
Azdan az, çoktan çok gider.
Namımızın büyüklüğü, dostlarımızın büyüklüğündendir.
Her şey yalan! Benim hayatımda tek gerçek sensin…
Popularity: -0% [?]
Herşeye evet sevgiye hayır
08 Mart 2010 Yazan merve_sultanSevgiyi ne yaptık…
Çöpe mi? Yoksa denize mi attık.
Ya da kalmadı mı?
Kendi dertlerimize çare aramaktan…
Ayakta durmak için verilen mücadeleden…
Açlıktan, işsizlikten, parasızlıktan …
Yokluktan, yoksulluktan…
Sevgiyi unuttuk.
Dertlerimizi zincir yaptık, birbirine ekledik.
“Umudum yok artık” dedim..
Başıma öyle bir olay geldi ki,
İşte benim yurdumun insanı diye haykırdım…
Hem de köprüde hem de trafiğin en cafcaflı olduğu saatlerde.
Arabam su kaynattı.
Kaportayı açtım…
Fokur foku kaynıyor. Kapağı tutamadım ki açayım.
Biri indi “izninizle açabilir miyim” dedi, açtı…
Teşekkür etmeden gözden kayboldu.
“Hanım efendi su ister misin” dediklerinde “hayırdır” dedim.
Yine biri yavaş giden trafikte arabasını durdurdu su dökmem gerektiğini söyledi ve suyunu bana verdi.
Eksildikçe su döktüm.
Bitti. Ama yardım bitmedi.
Yarım kalan içme suyunu vereni mi?
Arabada bulunan çocuğunun suyunu mu vereni mi?
Yardım su olup yağdı…
İşte benim halkım buydu.
Gözyaşları içersinde onların arkasından baktım.
Ve dedim ki…
Bize ne yaparsanız yapın.
Aç bırakabilirsiniz,
Susuz, işsiz bırakabilirsiniz..
Ama sevgisiz…?
Gördüm ki asla…
Biz öyle bir halkız ki …
Yemeyiz yedirir, giymeyiz giydirir, yatmayız yatırırız..
Biz öyle bir halkız ki..,
Yapanları, yapılanları da hiç ama hiç unutmayız.
Tıpkı benim unutmadığım gibi…
Şimdi arabamda bir bidon su taşıyorum.
Birinin arabası su kaynatırsa…
Ona vereceğim, sevindirip, borcumu ödeyeceğim…
Popularity: unranked [?]
Harika resimler
04 Mart 2010 Yazan merve_sultanharika resimler seslisemt farkıile izleyin seslisemt bu olsa gerek
|
|
|
|
||||||||||||
|
|
|
|
||||||||||||
|
|
|
|
Popularity: 1% [?]
Resimli şiir
04 Mart 2010 Yazan merve_sultanharika resimli şiirler seslisemt farkı bu işde sizde gelin farklı olun seslisemtli olmak heraman ayrıcalık dır

Popularity: 1% [?]
Resimli fıkralar
04 Mart 2010 Yazan merve_sultanResimli fıkralar harika fıkralar seslisemt farkıyla takipedin FIKRALAR
Senin yaşındayken Baba çocuğuna:
- Oğlum Atatürk senin yaşındayken sınıfının birincisiydi
demiş. Çocuk babasına:
- Senin yaşındayken de Cumhurbaşkanı idi.

İyilik
Öğretmen minik öğrencilerine derste
iyilik yapmanın büyü bir erdem olduğundan bahsetmiştir. Hepsine iyilik yapma aaaai verir. Ertesi gün ilk sıradaki öğrenciden başlar:
- Oğlum dün nasıl bir iyilik yaptın?
- Yaşlı bir teyzeyi karşıdan karşıya geçirdim.
- Çok güzel evladım kutlarım.
Yanındaki öğrenciye döner.
- Sen ne yaptın?
- Ben de arkadaşıma yardım ettim.
- Dayanışma güzel şeydir seni de kutlarım.
Diğer bir öğrenciye:
- Sen ne gibi bir iyilik yaptın?
- Ben de bu iki arkadaşa yardım ettim.
Öğretmen şaşırır:
- Bir kadını karşıya geçirmek için çok değil misiniz?
Son kalkan öğrenci:
- Kadın karşıya geçmek istemeyince az bile geldik!

Hangi okulda
Ahmet okuldan eve çok mutlu bir halde gelir. Annesi bu mutluluğunun belli bir nedeni olup olmadığını öğrenmek ister ve;
-Okulda neler yaptınız anlat bakalım
acayip neşeli görünüyorsun…
- Patlayıcı madde imal ettik.
- Peki
yarın ne yapacaksınız okulda?
- Hangi okulda?

Eksik para
Küçük çocuk bakkala öfaaale sordu:
-Neden hep küçük yumurta veriyorsun?
-Taşınması kolay olur da ondan.
Çocuk eksik para verip yumurtaları alıp giderken bakkal seslendi:
-Ama sen eksik para verdin!
Çocuk gülerek:
-Sayması kolay olur da…

Mazeret
Temel askerliğini yapıyormuş. Bölükte kırk ere izin vermişler. Geç kalırlarsa çadır hapsi varmış
ancak iyi bir mazeretleri olursa affedileceklermiş. Kırk kişiden otuz dokuzu da geç kalmış
hep aynı mazeret:
- Atla istasyona celeydum. At çatladi
tren kaçtı
geç kaldum.
Derken kırkıncı da tamamlanmış
Temel’e sıra gelmiş.
- Senin de mi atın çatladı? diye sormuşlar.
- Hayır
demiş. Yoldaki otuz dokuz at leşini geçemedum.
FIKRALAR
Ormanın güzelliği
Temel ile Dursun ormanda kamp kurmuşlar. Bir ara Temel Dursun’a seslenmiş;
- Dursun şu ormanın güzelliğine bak…
Dursun söyle bir etrafına bakmış;
-Ağaçlardan bir şey göremiyorum ki…

Süper benzin
İki deli
yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevindiler. O sevinçle saatte 160 kilometre hızla uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzincinin önünde durdular. Arabayı süren:
- On bin liralık
dedi
süper olsun.
Benzinci ikisini de tepeden tırnağa süzdükten sonra:
- Gidin başımdan ! diye bağırdı
sizin cıvatalarınız gevşek!
İkincisi
araba kullanana döndü:
- Gördün mü? Araba masraflı olmaya başladı bile!

Çoğunluğun söylediği
Doktor
akıl hastanesindeki hastalarından birini sorguya çekiyordu.
- Oldukça sakin de görünüyorsun
dostum. Seni ne sebepten buraya getirdiler?
- Çok basit. Ben herkesin deli olduğunu söylüyordum
herkes de bana deli diyordu.
- Sonra ne oldu?
- Ne olacak… Çoğunluğun söylediği kabul edildi.

Karne
Ahmet’in karnesinde Matematik ders notu başarısızdı. Annesine sordu:
- Anneciğim
Matematik notum pekiyi olsaydı ne yapardın?
- Sevinçten çıldırırdım!
- Öyleyse korkma anneciğim
çıldırmayacaksın. Çünkü Matematikten zayıf aldım.
Popularity: 1% [?]











