dostum’ için Arşiv

28 Mayıs 2010 Yazan merve_sultan

Dostluk okadar güzeldirki Tabi anlayana

Dostunun Kıymetini Bilenlere SaNAla tapıpda insanları Üzenler

Anlamazlar Herşey Görev DEGİLDİR

Dostluk  her gün  2-3 kere telefonla sohbet etmek değildir…

Dostluk ,  bu zorunlu  bir ihtiyaç gibi her  telefonda diğer insanların dedikodusunu yaparak birşeyler paylaşıldığını zannetmek değildir…

Dostluk ,  dost bildiğin kişinin  mahrem  detaylarını  bilme ihtiyacı,  gereği değildir…

 Dostluk ,  dostbildiğin kişinin senin en kişisel  detaylarını  bilmesi gerektiği değildir…

 

Dostluk ,  her hafta  3-5 kere görüşmek değildir…

3-5 ay, 1 sene, 5 sene seni aramayan, senin de aramadığın bir insani birden bire arayıp, dertleşmek, hatır sormak istersen ve o insan da seni geri çevirmez ve sanki daha daha konuşmusun gibi kaldığınız yerden konuşmaya devam ederse, ve daha da önemlisi bu 1 ay, 1 sene, 5 sene ayrılığa rağmen bu insanın başı gerçekten sıkıştığında yardımına koşacak ilk insanlardan biriysen ve aynı şekilde onun da öyle oldugunu biliyorsan EMİN OL Kİ….. O kişi senin dostundur… Sen de O’nun…

By_YaRAMaZ

Dostluk!

Böylesine soyut bir kavramı nasıl açıklayabilirim? Bir kutu olsa açar içine bakardım.       Ama değil ki!

 

Acaba metre, kilogram ya da başka bir ölçekle ölçebilir miyim dostluğu?      Büyüteçle ya da dürbünle baksam görebilir miyim?

 

 Satın almaya kalksam kaç lira isterler? Aklı sömürgeleşmiş kişiler dolar mı isterler,       yuro mu?  Satan var mıdır? Alınan satılan bir şey dostluk olabilir mi?

 

 İnsanların terörle yatıp, krizle kalktıkları, günün yorgunluğunu Irak halkının üstüne atılan bombaları izleyerek (sadece izleyerek) geçiren bir dünyada dostluğun önemini size nasıl anlatırım?

 

 Lütfen söyleyin bana; onu size anlatmak için nasıl bir yöntem kullanmalıyım? Üstelik Orhan Veli “kelimelerin kifayetsizliği”ni söylemişken!..

 

Acaba dostluk kavramını başka kavramlarla ilişkilendirerek mi anlatsam? 

 

 Örneğin, dostluk ve yardımlaşma;   “dostum bana yardım eden bir kişidir” desem…      Yani benim sömürdüğüm bir kişi, benim işime yaradıkça “dostum” deyip sonra unuttuğum bir kişi!   Olabilir mi?

Bu durum dostluğu çıkarcılığa indirgeyip basitleştirmek olmaz mı? Arada sırada ben de  ona yardım etsem… Peki bu bir alışveriş olmaz mı?

 

Öyleyse nasıl anlatayım size?

 

 Yoksa dost, benim sırlarımı ya da  dertlerimi  depolayan bir sır küpü müdür?     Benim kendime saklayamadığım  şeyleri taşıyan bir hamal mı?

 

Dostluk emekle büyüyen bir şey mi? Bankada para biriktirir gibi emekle dostluğu büyütmek “sonra onu bir yerlerde kullanırım” diye öyle mi?

 

Bunlar benim anladığım anlamda dostluk değil, dostluk olamaz.

 

Öyleyse nasıl anlatayım size? Dostluğu karşıt anlamlı sözcüklerle mi ilişkilendirsem? Örneğin dostluk ve düşmanlık, kin, nefret, bencillik, ihanet… 

Hayır, bunu yapmamalıyım. Bu erdemli kavram bu kötü anlamlı sözcüklerle yan yana gelmemelidir.

 

Durun ,  bi dakika….

Yoksa dostluk size hiçbir karşılık beklemeden değer veren, sizi seven, sizin her türlü    iyiliğe ulaşmanızı isteyen birisine, hiçbir karşılık beklemeden, değer vermek, sevmek,   onun her türlü iyiliğe ulaşmasına yardım etmek olabilir mi acaba?

 

 Gördüğünüz gibi dostluk o kadar büyük ve erdemli bir kavram ki,

By_YaRaMaZ 

Popularity: 1% [?]

seslisemt farkı

27 Mart 2010 Yazan merve_sultan

En Güzel Şiirleri SesLi Semt Farkıyla Okuyun 

Popularity: 1% [?]

sesli chat girisi