ifade’ için Arşiv

subaylar yine ifade vermedi

07 Ağustos 2010 Yazan koroglu-14-

www.seslisemt.com

İstanbul’da yürütülen soruşturmayla ilgili ifadeye çağrılan subayların kendileri değil ama raporları geldi.
”Kamuoyunu yönlendirme amaçlı internet siteleri kurulduğu” yönündeki iddialara ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında ifade vermeye çağrılan kişilerden bir kısmının, savcılığa sağlık raporu gönderdikleri belirtildi.

Edinilen bilgiye göre, Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız’ın da aralarında bulunduğu 19 kişiden bir kısmının, ifade vermeleri için savcılığa çağrıldıkları süre doldu.

İfadelerine başvurulmak istenen bu kişilerden bir kısmının savcılığa rapor gönderdiği, alınan bu sağlık raporlarının da 10 ve 20 günlük oldukları öğrenildi.

Adliyeye çağrılan kişilerden bazıları için savcılıkça belirlenen süre dün dolmuş, bazı kişiler ise yurt dışında olmaları nedeniyle savcılığa mazeret bildirmişlerdi

Popularity: unranked [?]

0-18 seslisemt klinik

22 Haziran 2010 Yazan koroglu-14-

Çocuklarda Beslenme Neden Önemlidir?

“…Ben sekiz aylık hamileyim. Arkadaşımın bebeği ise, iki yaşında. Uzun zaman anne sütü vermiş. Daha sonra ek gıdalara geçmiş. Şimdi bebeğinin her şeyi yiyebildiğini söylüyor. Geçenlerde hep birlikte olduğumuzda doğrusu biraz şaşırdım. Çünkü arkadaşım önce yemeğin suyundan aldı. Kıymalı bir yemekti. Sonra içine ekmek doğradı ve yedirdi.  İki yaşında olduğu halde dokuz kilo imiş. Aslında çocuk çok da hareketli ve sağlıklı gözüküyor. Ama sağlık ocağında, çocukta beslenme yetersizliği, olduğu söylenmiş. Doktor bey, “Çocuğun karnını doyurmuşsun ama besleyememişsin” demiş. Karnı doyan bebek doğal olarak beslenmez mi? Büyümez mi?..

…Sağlıklı olmak için yeterli ve dengeli beslenmek gerektiğini biliyorum.  Ama neden beslenme yetersizlikleri çocuklarda ortaya çıkıyor? Erişkinlerde neden beslenme yetersizliği görülmüyor?..”

çocuklarda beslenmeBeslenme, ağız yoluyla alınan yiyeceklerin, mide ve bağırsaklardan geçerek önce sindirilmeleri sonra sindirilen yiyeceklerden açığa çıkan yağ, şeker, protein, vitamin ve mineral gibi besin maddelerinin vücut tarafından kullanılmasıdır.

Erişkinler için beslenmenin amacı, canlılığı belirleyen hayati bulguların ve yaşamın devam ettirilmesidir. Canlılığı belirleyen bulgular, vücut ısısı, nabız (kalp atışı sayısı), solunum ve kan basıncı  (tansiyon)  olarak sayılabilir.  Ancak, çocukluk yaş grubunun en temel ve belirleyici özelliği büyümedir. Büyüme, anne karnında başlar ve 18 yaşına kadar devam eder. Bebek anne karnında, bir hücreden 3-3.5 kilo oluncaya kadar büyür ve dünyaya gelir. Dünyaya gelen her bebek, doğumdan sonra da  büyümeye devam eder. Boyu uzar, vücut ağırlığı artar. Zaman zaman büyüme hızında  azalma olsa  da büyüme, erişkin yaş grubuna kadar devam eder. Büyümenin durması ile birey,  çocukluktan erişkinliğe geçmiş olur.

Büyüme ve beslenme arasındaki ilişki çok belirgindir. Yeterli ve dengeli beslenemeyen çocuklar, sağlıklı büyüyemezler. Büyüme enerji (şeker,yağ), protein, mineral ve vitamin gerektiren bir biyolojik olaydır. Bunlar ise ağızdan alınan yiyeceklerden temin edilir. Örneğin,  büyüme sürecinde yeteri kadar protein alamayan çocuklarda büyüme geriliği gelişir. Benzer  şekilde, A vitamini veya çinko alımı kısıtlanmış çocukların da büyümeleri geri kalır. Bu örnekleri arttırmak mümkündür.  İşte bütün bu nedenlerle, çocuklarda beslenmenin en önemli amaçlarından biri, büyümenin en uygun koşullarda devamlılığını sağlamaktır. Yeterli ve dengeli beslenemeyen çocuk  yeterli de büyüyemez.

Herhangi bir besin maddesi, bir süre eksik alınacak olursa, bu besin maddesinin vücutta eksikliğine bağlı olarak bazı belirtiler ortaya çıkar. Örnek olarak, demir eksikliği verilebilir. Demirin diyetle eksik alınması durumunda, önce vücuttaki demir deposu ihtiyacı karşılamak üzere kullanılır. Depo tükendiği zaman ise, demir eksikliğine bağlı kansızlık gelişir. Erişkin depoları, çocuklara göre daha fazla olduğu için demir eksikliği gelişmesi için geçen süre daha uzun olur. Çocuklarda ise demir eksikliği kısa zaman içinde ortaya çıkar. İşte bu nedenle, beslenme yetersizlikleri çocukluk yaş grubunda daha sık görülür ve daha ağır seyreder.

O halde kısaca ifade etmek istenirse, çocuklarımızı beslerken, çocuğun en uygun koşullarda büyümesini sürdürmesi ve beslenme yetersizliklerinin önlenmesi amaçlanmalıdır…

Prof. Dr. Benal AVCI BÜYÜKGEBİZ
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Çocuk Gastroenteroloji ve Beslenme Uzmanı

Popularity: unranked [?]

Furkan’a 4 kurşun !!!

03 Haziran 2010 Yazan koroglu-14-

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

19 yaşında 5 kurşunla ölmüş!

İsrail’in Gazze’ye yardım götüren gemilere saldırısında hayatını kaybeden 9 kişinin cenazesi Adli Tıp Kurumundan alındı.

İsrail’in Gazze’ye yardım götüren gemilere saldırısında hayatını kaybeden 9 kişinin cenazesi Adli Tıp Kurumundan alındı.Uçakla, dün gece Türkiye’ye getirilen cenazeler Adli Tıp Kurumundan alınarak, Gasilhane’ye götürüldü.

İHH İnsani Yardım Vakfı Kayseri Yetkilisi Ömer Yağmur, gazetecilere yaptığı açıklamada, ölenler arasında bulunan 19 yaşındaki Furkan Doğan’ın, Kayseri Fen Lisesi mezunu olduğunu belirtti.Amerikan pasaportu sahibi olan Doğan’ın, Türk vatandaşı olduğunu aktaran Yağmur, Doğan’ın kafasında 5 kurşun tespit edildiğini, kurşunlardan 4’ünün başına, 1’inin de göğsüne isabet ettiğini söyledi.

Yağmur, Doğan’a yakın mesafeden ve yukarıdan ateş edildiğini kaydederek, akşam 18.30’da cenazenin Kayseri’ye gönderileceğini dile getirdi.

 KAYSERİ’DE TOPRAĞA VERİLECEK

İSRAİL’in Mavi Marmara gemisine yaptığı silahlı baskında yaşamını yitiren 9 kişiden biri olan ABD pasaportlu lise öğrencisi 19 yaşındaki Furkan Doğan, yarın Kayseri’de kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.

Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ögretim üyelerinden Yrd.Doç.Dr. Ahmet Doğan’ın oğlu olan, Kayseri Özel Hisarcıklıoğlu Fen Lisesi F/12-B son sınıf öğrencisi Furkan Doğan’ın İHH Kayseri Şubesi aracılığıyla Gazze’ye giden kafileye katıldığı belirlendi. Ögretim üyesi baba Ahmet Doğan’ın İstanbul’a oğlunu karşılamaya gitmesiyle birlikte talihsiz gencin İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu alnından 4, göğsünden 2 kurşunla yaşamını yitirdiği ortaya çıktı.

Acı haberin duyulmasıyla birlikte, liseli gencin Kayseri’nin Melikgazi İlçesi Bahar Caddesi Şişli apartmanındaki evine ateş düştü. İstanbul’a giden baba Ahmet Doğan ile İHH Kayseri Şubesi Başkan Yardımcısı Ömer Yağmur, genç yaşta ölen Furkan Doğan’ın cenazesini gasilhanede yıkattıktan sonra tören için Fatih Camii’ne götürdü.

OĞLUMU SAĞ GÖRMEK İÇİN İSTANBUL’A GELMİŞTİM

İHH Şube Başkan Yardımcısı Ömer Yağmur “Çok üzgünüz. Furkan’ın ABD pasaportu olduğu için, ölen Türkler arasında ismi yoktu. Son anda cenazeler yurda gelince, hayatını kaybettiği ortaya çıktı” dedi. Baba Ahmet Doğan ise, “Oğlumun şehit olduğunu İstanbul’da ögrendik. Onu sağ görebilmek, karşılamak için dün gece İstanbul’a gelmiştim” diyebildi.

Bu arada, Furkan Doğan’ın Bahar Caddesi’ndeki evine büyük bir Türk ve Filistin bayrağı asılırken, son sınıf öğrencisi olduğu Özel Hisarcıklıoğlu Lisesi’nin internet sitesine fotoğrafı konulanarak, altına ‘Gazze’ye giden yardım gemisinde bulunan F12B sınıfından ögrencimiz Furkan Doğan, İsrail askerlerinin gemiye yapmış olduğu saldırıda şehit olmuştur. Tüm aile, arkadaş ve Atlas Eğitim Kurumları personeline başsağlığı ve sabırlar dileriz’ denildi.

ABD’DE DOĞMUŞTU

Furkan Doğan’ın öğretim üyesi olan babasından dolayı Amerika’da doğduğu ve 2 yaşına kadar bu ülkede kaldığı için ABD pasaportu bulunduğu bildirildi.

DEDE: TORUNUM ŞEHİT OLDU

Doğan ailesinin 3 çocuğundan biri olan Furkan’ın evinde ağıtlar yakılırken; dedesi Mustafa Doğan “Üzüntü ile mutluluğu bir arada yaşıyoruz. Zira, torunum şehit oldu. çok sakin, efendi, sabırlı ve soğukkanlı biriydi. Bir yandan hayatını kaybettiğine üzülüyor, bir yandan da kutsal bir dava için şehit olmasından mutluluk duyuyoruz” dedi.

Talihsiz lise öğrencisinin okul müdür yardımcısı Şuayip Oğuz da gözyaşları içinde “Furkan’ın ölümü hepimizi şaşırttı. Hayat dolu bir ögrencimizdi” diye konuştu. Şehit öğrencinin evine Türk bayrağı asılırken, okul arkadaşları da evin önünde toplanıp, gözyaşı döktüler.

Öte yandan lise öğrencisinin cenazesi, İstanbul’da kılınan namaz ve törenin ardından uçakla bugün akşam saatlerinde Kayseri’ye getirilecek. Furkan Doğan’ın cenazesi yarın tarihi Hunat camisinde kılınacak öğle namazının ardından şehir mezarlığında toprağa verilecek.

 DURUMU ÇOK AĞIR OLAN İKİ YARALI İSRAİL’DE KALDI

Türkiye’nin, “Gazze filosu” kanlı operasyona protesto olarak geri çağırdığı ve dün serbest bırakılan yüzlerce “aktivistler”in dönüşünden sonra İstanbul’a ulaşan Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikkol, Ankara’ya geldi. Büyükelçi “talimat gereği, istişareler için döndüğü”nü söyledi.

Oğuz Çelikkol, Esenboğa Havaalanında gazetecilerin soruları üzerine tahliye operasyonunun tamamlanmasını beklediği için şimdiye kadar Türkiye’ye dönmeğini belirterek, “tamalandıktan sonra talimat gereği istişareler için döndüğünü” kaydetti.Kayıt üç kişinin bulunduğu iddiaları için “şu anda bir şey söyleyecek durumda değilim” diyen Çelikkol, “Dün 490 kişi ve 19 yaralımız ve dokuz cenaze gönderildi. Tabii bunlar, bugünkü gerekli incelemelerden sonra herhalde gerekli açıklamalar Dışişleri Bakanlığınca yapılacak” şeklinde konuştu.

Çelikkol, iki yaralının durumlarının çok ağır olduğunu ve Türk heyetindeki doktorların onayıyla Türkiye’ye getirilmediğini de söyledi.İsrail’de yaptığı tüm görüşmelerin ana noktasının tutuklu ve yaralı olan vatandaşların ve cenazelerin Türkiye’ye getirilmesi olduğunu da ifade eden Büyükelçi, operasyonun da uzun bir prosedürden sonra tamamlandığını kaydetti.

Popularity: 1% [?]

Mantar zehirlenmelerine dikkat!

21 Mayıs 2010 Yazan koroglu-14-
Yağışların bol olduğu bahar aylarında mantar zehirlenmeleri ve buna bağlı ölümlerin arttığı belirtiliyor.

Bayburt İl Sağlık Müdürü Karabey Kadri Karaoğlu, yağışların bol olduğu bahar aylarında mantar zehirlenmeleri ve buna bağlı ölümlerin arttığına işaret ederek, vatandaşların doğada kendiliğinden yetişen yabani mantarlardan uzak durmalarını istedi.

Karaoğlu, yaptığı açıklamada, bahar aylarında mantar zehirlenmelerinin arttığını belirterek, doğal alanlarda yetişen ve yapısında zehirli madde bulunan şapkalı mantarların taze, kurutulmuş, çiğ, pişirilmiş ya da konserve yapılarak yenmesinin ölümle sonuçlanan zehirlenmelere yol açtığını söyledi.

Bu tür zehirlenmelerin özellikle ilkbahar ve sonbahar gibi yağışların bol olduğu mevsimlerde görüldüğünü anlatan Karaoğlu, mantar zehirlenmeleriyle ilgili şu bilgileri verdi:

” Mantar zehirlenmelerindeki belirtiler, tüketilen mantardaki zehrin niteliğine göre 2 ya da 6 saat sonra ortaya çıkar. Mantarın tüketilmesinden 2 saat sonra kişide uykuya meyil, tansiyon düşüklüğü, bulanık görme, yüz ve boyunda kızarma, nabızda artış, terleme, ağızda metal tadı, bulantı ve kusma gibi şikayetlerin ortaya çıkması mantar zehirlenmesi belirtisidir. Ayrıca, mantar tüketiminden 6 saat sonra ishal, ateş, karın ağrısı görülen kişiler de zehirlenme olasılığı nedeniyle bir sağlık kuruluşuna müracaat etmeli.”

HALK ARASINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

İl Sağlık Müdürü Karaoğlu, halk arasında, “Pişirilen mantar zehirsizdir, yoğurt ile yenen mantar zehirlemez, zehirli mantar gümüş kaşıkla pişirilirse kaşık kararır, mantar sirkeli ve tuzlu suda kaynatılırsa zehri gider, kurutulmuş mantarın yenmesiyle zehirlenme olmaz” gibi inanışlar bulunduğunu ifade ederek, bunların doğru olmadığını söyledi.

Mantar zehirlenmelerinden korunmanın tek çaresinin doğal alanlarda yetişen mantarların kesinlikle tüketilmemesi olduğunu bildiren Karaoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Doğadaki mantar yerine, bünyesinde zehir barındırmayan kültür mantarları tercih edilmeli. Ancak bu mantarların yetiştiği ortam itibarıyla bazı mikroorganizmalar mantarlar üzerinde bulunabilir. Bu nedenle kültür mantarlarının da çiğ olarak tüketilmesi sonucu çok hafif mide ve bağırsak şikayetleri görülebilir. Vatandaşlarımız, mantar alırken ambalajlı ürünleri tercih etmeli.”

Popularity: unranked [?]

Teröre sanal darbe !!!

07 Mayıs 2010 Yazan koroglu-14-

Türk hackerlar teröre destek veren internet sitelerine hayatı zindan etmeye devam ediyor.

Son günlerde artan terör olayları ile birlikte çalışmalarını yoğunlaştıran 1923Turk-Grup adlı Türk hacker grubu, terör örgütüne destek veren ve onbinlerce üyesi bulunan önemli internet sitelerini

Askeri disiplin ve düzen içerisinde yapılanmış olan grubun internet siteside, Terörle Mücadele Grup Komutanlığı merkezinden yapılan açıklamada terör sitelerine destek  veren ve propagandalarını yapan internet sitelerinede gözdağı verilerek saldırıların devam edeceği belirtildi

Daha öncede de teröre destek veren pek çok siteyi çökerten 1923Turk-Grup’un sosyal medyada yuzbinlerle ifade edilen bir takipçi kitlesi bulunuyor.

Popularity: unranked [?]

Orgazm ve mısır patlaması !!!

26 Nisan 2010 Yazan koroglu-14-

Kadın orgazm anında neler yaşıyor? ABD’li nörolog 200′den fazla kadının ‘o an’ını inceledi.

ABD’li nörolog Barry Komisaruk, laboratuvarında 200’den fazla kadının orgazm anını canlı olarak inceledi. Şüphesiz bu adam dünyanın en çok imrenilen erkeğidir ama onun amacının kişisel menfaatlerden uzak olduğunu söyleyebiliriz. Bu girişimci bilim adamı, orgazm oldukları andaki coşku patlamalarına yol açan mekanizmaları, hormonların orgazmda nasıl bir rol oynadığını, nöronların, amino asitlerin konumunu anlamak için kadınların beyinlerini analiz etti. “İnsan hayatında hazzı artırmanın yollarını bulmak istiyordum” diyor araştırmacı.

Patlamış mısır gibi

68 yaşındaki Komisaruk, New Jersey Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdürüyor ve hayatının büyük bölümünü “vajinal uyarılmayı” öğrenmeye adamış. Bu araştırmalarda ona, uyarıcı bir manyetik rezonans makinası yardımcı oluyor (İngilizce adıyla fMRI). Komisaruk ile ekibi bu makine sayesinde o anda beynin faaliyete geçen bölümlerini inceleyebiliyor. Araştırmalardan çıkan ilginç bir sonucu şöyle açıklıyor Komisaruk: Orgazm başladığında, nöronların yaydığı ses, Güney Amerika’da üretilen bir tür mısırın mikrodalga fırında patlama anında çıkardığı sese benziyor.

Acıyı bloke etme

ABD’li bilim adamı araştırmaları sonucunda kadın cinselliğiyle ilgili kayda değer sonuçlara ulaştı. Orgazmın, acının doğal bloke edicisi olduğu –yüzde 50’ye varan oranda acıyı azaltıyor-, kadının dokunmaya hassasiyetini arttırdığı, bu yüzden erkeğin okşamalarının öneminin daha da arttığı bu sonuçlardan bazıları. Ama bu alan özellikle erkek orgazmı hakkında bilinenler dikkate alındığında hâlâ sırlarla dolu. Komisaruk, iki coşkunluk hali arasında bir karşıtlık olduğunu söylüyor. Ona göre, orgazm anında rahimde meydana gelen büzülmeler, spermin hedefine ulaşmasına ve hamileliğe yol açmasına yardımcı oluyor.

Bedeli 100 dolar

Komisaruk’a bu verileri sağlayanlar, 100 dolar karşılığında orgazmlarını gönüllü olarak satan kadınlar. Başlamak için, öncelikle bir miktar idrar vermeleri gerekiyor ki, hamile olup olmadıkları anlaşılsın. Zira bebek, testler sırasında zarar görebilir. Bu kadınlar, daha sonra manyetik rezonans makinasında aşağıya eğimli bir şekilde yüzükoyun uzanıyorlar ki bu da, orgazm anında beyinde yaşananların incelenmesi için en uygun pozisyon. Gerisini hayal etmek zor değil. Ama “size bakan beş bilim insanı ve monitörler dikkate alındığında bunu yapmanın pek de kolay olmadığını” söylüyor gönüllü denekler.

Girişimci bilim adamına göre orgazmın en büyük gizemlerinden biri, beynin acının harekete geçirdiği kısmıyla aynı kısmını harekete geçirmesi. Gönüllülerin yüzlerinin görüntüleri bunu çok iyi gösteriyor. Onların haz ifadeleri ayağının üstünden kamyon geçen birinin ifadelerinden çok da farklı değil. “Acı ve haz arasındaki fark ne” diye soruyor kendi kendine Komisaruk. Cevabı bulursa Nobel alabilir…

Popularity: 1% [?]

sesli chat girisi