katil’ için Arşiv
Kurbağa Yiyen Çiçek
28 Mart 2010 Yazan PATRON->
Katil Bitki izle, Katil Bitki video seyret, Katil Bitki dinle, Kurbağa Yiyen Çiçek
Youtube – Katil Bitki-Kurbağa Yiyen Çiçek
Popularity: unranked [?]
Kabloyla Boğdular !!!
10 Mart 2010 Yazan merve_sultan18 yaşındaki Türk kızı Derya’yı Alman sevgilisi anten kablosuyla boğdu. 24 yaşındaki zanlı “Kıskançlık krizine girdim öldürdüm” dedi.
Aralarında sık sık kavga çıkıyordu
Almanya’da yaşayan Derya Erden (18) sevgilisinin kurbanı oldu. Derya bir süredir Alman Sebastian S. ile birlikte yaşıyordu. Ancak çift sık sık tartışıyordu. Polis iki kez tartışmaları engellemek için eve geldi. Cuma akşamı da çift kavgaya tutuştu. Derya anten kablosuyla Sebastian’a vurmaya başladı.
Uyuşturucu için mi öldürdü?
Sebastian kabloyu alarak Derya’nın boynuna doladı ve boğarak öldürdü. Teslim olan Sebastian, “Derya’yı başka erkekle görüştüğü için öldürdüm” dedi. Ancak Sebastian’ın cinayetten sonra Derya’nın cep telefonunu satıp uyuşturucu aldığı öne sürüldü.
Popularity: unranked [?]
Katilmi Bulun!!!
08 Mart 2010 Yazan merve_sultan[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]
Lovely Bones |
|
Lord of the Rings’in yönetmeni Peter Jackson’dan yeni bir film… Oscarlı rejisörün son filmi Lovely Bones’u Öktem hocayla konuştuk…
Ali Buhara Mete: Alice Sebold’un romanından sinemaya aktarılan The Lovely Bones, Yüzüklerin Efendisi filminin yönetmeni Peter Jackson tarafından çekildi. New York Times, Guardian gazeteleri bu filmi eleştiri bombardımanına tutarken, azınlık kalan kesim de beklentilerin yüksekliğinden filmin hayal kırıklığı yarattığını savunuyor. Kendi adıma söylemem gerekirse son zamanlarda izlediğim en sıkıcı ve kötü filmlerden bir tanesiydi diyebilirim. Siz filmi nasıl buldunuz? Eğer kötüyse bunun en önemli sebebi ne olabilir? Öldürülen karakter asla başkarakter olamaz Öktem Başol: Film romana fazla sadık kalmaya çalışmış en önemli sorun orada, romanı da okudum ben. Roman daha birinci sayfada filmde başladığı gibi başlıyor. Ben 13 yaşında bir genç kızım ve şu tarihte öldürüldüm diye başlıyor. Ondan sonra kendi çevresini, hayatını, onu kimin öldürdüğünü safha safha anlatırken romanda daha fazla takip edebiliyorsun çünkü kendin oluşturuyorsun o çevreyi. Hâlbuki burada öyle değil, burada her şeyi, kimin öldürdüğünü öğreniyorsun. Kimin öldürdüğünü öğrendikten sonra ister istemez seyircinin aklı bunun anketine gidiyor. Ne olacak bundan sonra, nasıl bir anket yapılacak, kız bulunacak mı, kötü adam madem biliniyor kötü adamdan şüphelenen biri olacak mı? Burada ciddi anlamda sorun, romanda öldürülen başkarakter olabilir ama bir filmde öldürülen karakter asla başkarakter olamaz. Öldürülüyor zaten. Başkarakterin romanda babası veya bir polis olması lazım. Ama sorun şu; bir başkarakter almak demek öyle laf olsun beri gelsin diye almak demek değil. Yani babayı başkarakter düşünsek dahi filmde önemli olan başkarakterle seyirciyi özdeşleştirebilmek. Dolayısıyla başkarakteri sık bir şekilde niyetini gerçekleştirirken görebilmek. Halbuki yönetmen durmadan keserek babanın üzerindeki fokusu çok az göstererek durmadan olayın akışına bırakmayarak, kötü adama yeterli derecede tehdit üretmeyerek (sadece sonlarına doğru) daha önce hiçbir tehdit yok. |
Popularity: -0% [?]

