lolita’ için Arşiv

Çok pişmanım boşanacağım!

04 Temmuz 2010 Yazan merve_sultan

seslisemt

Özge Ulusoy: Çok pişmanım boşanacağım

Ailesine rağmen evlenen Özge Ulusoy: Flu hatırlıyorum… Bu yaptığım çılgınlıktı. Belki de boşluktaydım… Boşanıyorum!

‘APTALLIKTI ÜZGÜNÜM’

Ferruh Taşdemir’le Çeşme’de yıldırım nikahla evlenen Özge Ulusoy, aynı hızla boşanıyor! Ünlü manken, “Çok büyük bir hata yaptım, benimki aptallıktı, o kadar üzgünüm ki, anlatamam” dedi ve ekledi: Arkadaşlar arasında şakalaşırken küt diye evlendik. Ben de flu hatırlıyorum… Ailemi üzdüm.

‘İKİ GÜNDÜR HASTAYIM’

Özge Ulusoy, yaptığı hatayı, “Sanırım boşluktaydım” sözleriyle özetledi ve hatasının farkına, düğünden sonraki sabah vardığını belirtti: “İki gündür hastanelerdeyim, tansiyonum düştü. Karşı tarafı da üzmek istemiyorum ama hemen boşanacağım! Şu an ailemle beraberim…”

İki gündür bütün Çeşme ve bütün magazin basını bu evliliği konuşuyor. Güzel manken Özge Ulusoy ve yapımcı Ferruh Taşdemir, Çeşme’de apar topar evlenince ortalık karıştı tabii… Özge’nin annesi düğünü bastı, kıyametler koptu. Fakat yine de nikah kıyıldı. Ortada besbelli bir terslik vardı. Ben de Özge’yi İstanbul’a gitmek üzereyken havaalanında yakaladım. İşte Özge’den ve yanındaki annesinden olayla ilgili detaylı açıklamalar… Olur böyle çılgınlıklar… Zararın neresinden dönülürse kârdır. Özge, bu işten gereken dersi alacaktır.

ŞAKA DERKEN EVLENDİK
Özge merhaba, gündeme bomba gibi düşen ani bir evlilik yaptın. Nasılsın? Son durum ne? Çok büyük bir hata yaptık biz. Ben çok büyük bir aptallık yaptım. O kadar üzgünüm ki anlatamam.
Dur bir dakika, baştan anlat… Biz Ferruh’la arkadaştık. Yıllardır tanırız birbirimizi. Aramızda bir flört olmadı. Defile için Çeşme’ye gelmiştim. Arkadaşlar arasında şakalaşırken, küt diye evlendik. Ben de flu hatırlıyorum.
Ne demek flu hatırlıyorum? Yani çok ani oldu. Şaka derken evlendik…
Evlilik ciddi bir durumdur diye bilinir ama… Diyecek bir şey yok, benim hatam. İkimiz de pırıl pırıl insanlarız, bir yanlış oldu işte. Çok üzgünüm. Hayatımda böyle bir hata yapmadım, ailemi de kendimi de çok üzdüm.
Özge sana o kararı verdiren şey ne? Böyle ani bir evliliğin ardında birinden intikam alma ya da büyük bir üzüntü, kalp kırıklığı olabilir gibime geliyor… Hayır, böyle intikam alınmaz. Çılgınlık işte. Sanırım boşluktaydım… Kendime yakıştıramadım.
Evlilik fikri kimden çıktı? İkimizden de… İnan, anlatırken bile saçma geliyor. Keşke olay bu noktaya kadar gelmeseydi. Kötü bir şey yapmadım, evlendim ama bunun böyle olmaması gerekiyordu.

AĞLAMAKTAN BİTTİM
Neden şakadan dönmedin, vazgeçmedin? Dönüşü yok gibi geldi sanırım. Mahçup olmak istemedim, çok saçmaladım.
Nikah kıyılırken aklından neler geçiyordu? ‘Belki de her şey güzel olur’ diye düşündüm.
Hata yaptığını ne zaman anladın? Düğünde çok mutluydum, ertesi gün hata yaptığımı anladım. Herkes hata yapıyor işte… İki gündür hastanelerdeyim, tansiyonum düşüyor. Karşı tarafı da üzmek istemiyorum. Bir anda akıllıca gelmişti, şu an pişmanım.
Şimdi boşanmaya mı gidiyorsun? Evet havaalanındayım… Hemen boşanacağım. Ağlamaktan bittim.
Ferruh ne diyor? O da çok üzgün, “Biraz daha bekleyelim. Hemen boşanmayalım. Tabii sen ne istersen, o olacak. Sen böyle isterken, ben de evli kalmam” diyor.
Annenle ne konuştun? Beni hiç bırakmadılar, biz birbirimize bağlı bir aileyiz. Onlar arkamda, şu anda da yanımdalar zaten….

Popularity: 1% [?]

Süt balık şart

04 Temmuz 2010 Yazan merve_sultan

seslisemt

Günde 2 bardak süt haftada 2 kez balık şart

Yapılan araştırmalara göre; Türk çocukları kalsiyumdan ve omega 3 yağ asidinden yetersiz besleniyor. Oysa çocuğun sağlıklı büyümesi için her besin öğesinden yeterince alması gerekiyor. Bu nedenle çocuğunuzun yeterince süt içmesine ve balık yemesine özen gösterin!

Acıbadem Kadıköy Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Abdullah Bereket, çocukların sağlıklı büyümeleri ile ilgili en çok merak edilen soruları yanıtladı. Çocukların ilk 4 yılında hangi beslenme sorunlarına dikkat etmeli?
Özellikle ilk 2, hatta 4 yıllık beslenme programı çocuğun büyümesinde anahtar rol üstleniyor. Çünkü bu yıllar bebeğin en hızlı büyüdüğü dönemi kapsıyor. Dolayısıyla bu dönemdeki gıda alerjisi, inek sütü alerjisi, çölyak hastalığı ve reflü nedeniyle oluşan kusma ya da iştahsızlık, çocuğun beslenmesini olumsuz yönde etkileyerek büyüme geriliğine neden olabiliyor. Bu yüzden bu tür sorunları ihmal etmemek ve zamanında doktora başvurmak gerekiyor.

MEYVE SUYU YERİNE AYRAN İÇİRİN!
Anne ve babalar, çocukların beslenmesinde en sık hangi hataları yapıyor?
Yapılan araştırmalarda Türk çocuklarının kalsiyumdan yetersiz beslendikleri ortaya kondu. Çünkü aileler içecek olarak çocuklarına süt ve ayran yerine meyve suyu veya meşrubat vermeyi tercih ediyor. Boy kısalığının önüne geçmek için çocukların yeterli miktarda kalsiyum tüketmelerine özen gösterilmeli. Ancak fazla kalsiyum almasından da kaçınılmalı. Gereksiz yere yüksek dozda verilen kalsiyum nedeniyle kusma, iştahsızlık, kabızlık ve kalpte ritim bozuklukları oluşabiliyor. Ayrıca böbreklerden geçen kalsiyum miktarı artıyor, bunun sonucunda da çocukta böbrek taşı gelişebiliyor. Ülkemizde anne babaların yaptıkları ikinci hata da çocuklarına az balık yedirmeleri… Ayrıca çocukların düzensiz beslenmesine izin veriyor. Onlara patates kızartması yedirip, gazlı içecekler içiriyorlar.

YÜZMEK OBEZİTEYİ ÖNLÜYOR!
Düzenli olarak spor yapmak boy uzatır mı?
Anne ve babaların, çocuklarının boylarının uzamasında etkili olduğunu düşündükleri bir formül var, o da spor… Genel olarak egzersiz yapmanın büyüme hormonu seviyesini artırdığı biliniyor. Özellikle yüzmek tüm kasları çalıştırdığı için önerdiğimiz bir spor dalı… Yüzmek çocukların obez olmasını önlediği gibi, kas ve kemik dokusunun da sağlamlaşmasını sağlıyor. Düzenli spor yapmanın boy uzattığı anlayışı sadece bir tevatür.

Halk arasında basket oynamanın boy uzattığına dair bir inanış var. Bu bilgi doğru mu?
Pek çok aile, basket oynamanın çocuğun boyunu uzattığını düşünüyor. Oysa bu inanış yanlış. Çünkü basketçiler, zaten uzun boylu çocuklardan seçiliyor. Yani bu sporu yaptıkları için boyları uzamıyor. Tam aksine çok erken yaşlarda profesyonel spora yönlendirilen çocukların aşırı antrenmanlar nedeniyle büyümeleri olumsuz yönde etkilenebiliyor. Bunu özellikle balerinlerde, jimnastikçilerde, bazen de aşırı yüzen gençlerde görüyoruz.

MUCİZE BESİN VEYA YÖNTEM YOK!
Boy uzamasını sağlayan mucize besinlerden bahsediliyor zaman zaman. Mucizevi bir besin var mı gerçekten?
Halk arasında bazı besinlerin boy uzattığına yönelik yanlış inanışlar var. Bunun nedeni ise basında, ‘Şu balığın kılçığını yedirirseniz’ veya ‘Şu bitkilerden oluşan karışımı içirirseniz, çocuğunuzun boyu uzar’ şeklinde görüşlerin yer alması… Ayrıca eczanelerde boy uzattığı ileri sürülen birtakım bitkisel takviyeler satılıyor. Oysa tek başına hiçbir besin maddesi veya destek ürün boy uzatmıyor, tüm bunlar sadece birer safsatadan oluşuyor. Çocuğun büyümesi için en önemli nokta, dengeli beslenmesi…

Dengeli beslenme nasıl sağlanır?
Dengeli beslenmede, çocuğun yaşına göre günlük toplam alması gereken kalorinin yüzde 60′ı karbonhidratlardan, yüzde 20′si yağlardan ve yüzde 15-20′si de proteinlerden gelmeli. Öğün tek tip değil, tüm besin öğelerini ihtiva etmeli. Örneğin; her öğünde karbonhidrat (ekmek, pilav, makarna veya patates türü şeylerden biri) olmalı, yanında mutlaka protein (tavuk, balık veya kırmızı et) yer almalı. Sebze ve süt ürünlerine de mutlaka yer verilmeli. Yani çocuğa karbonhidrat, protein, yağ, vitaminler ile süt ürünlerinin eksiksiz olarak verilmesi lazım. Ayrıca baklagiller de sofrada bulunmalı.

HAMİLELİKTE SAĞLIKLI BESLENİN ONA SEVGİNİZİ SIK SIK GÖSTERİN
1- İyi bir hamilelik geçirin: Anne karnındaki beslenme ve gelişim, çocuğun hem doğum kilosu ve boyunu, hem de yaşamın tüm dönemini etkiliyor. Bu nedenle hamilelikte iyi beslenmeye özen gösterin ve kesinlikle sigara içmeyin.

2- Demir takviyesi yapın: Demir, vücudun birçok işlevinin yerine getirilmesinde görev alıyor ve hücresel düzeyde tüm organları etkiliyor. Altıncı aydan itibaren bir yaşına kadar demir takviyesi, ayrıca doğumdan bir yaşına kadar da 400 ünite D vitamini takviyesini ihmal etmeyin.

3- Güne kahvaltı ile başlasın: Kahvaltı, çocuklar için günün en önemli öğünü… Kahvaltıda süt ve yumurta gibi protein yönünden zengin gıdaları tüketmesini sağlayın.

4- Günde iki bardak süt içirin: Kalsiyum kemiklerin yoğunluğunu artırıyor ve büyümeyi destekliyor. Çocuğunuzun süt ve süt ürünlerini bolca tüketmesini sağlayın. Günde 2 bardak süt veya 1 bardak süt ile 1 kase yoğurt, vücudunun yeterince kalsiyum almasını sağlar.

5- Haftada 2 kez balık yedirin: Yeterli miktarda omega 3 yağ asitlerini alması için çocuğunuza haftada 2, en azından 1 kez balık yedirin. Hangi balık türünü yedirdiğinizin ise bir önemi yok!

6- Sevginizi belli edin: Çocuğunuza sık sık sarılın ve onu ne kadar çok sevdiğinizi dile getirin.

7- Uykusunu almasını sağlayın: Günde en az 8-9 saat düzenli ve kesintisiz uyumasına özen gösterin. Unutmayın, büyüme hormonu uykuda salgılanıyor. Kaliteli ve kesintisiz bir uyku da hormonların normal salınımı için önemli.

8- Yanında kavga etmeyin: Eşinizle çocuğunuzun yanında kavga etmekten kaçının.

9- Dengeli beslenmesi önemli: Sağlıklı gelişmesi için çocuğunuz her gün protein, karbonhidrat, vitamin ve yağ gibi temel besin öğelerini dengeli bir şekilde tüketmeli. ‘Boyunun uzamasını sağlıyor’ düşüncesiyle tek bir gıdayı devamlı vermek, boyun uzamasını sağlamıyor.

10- Anne sütü ile besleyin: Anne sütü, bebeğin büyümesi ve gelişmesi için gerekli olan tüm besin öğelerini karşılıyor. Dünya Sağlık Örgütü çocuğunuzu ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslemenizi öneriyor. Bu dönemden sonra 2 yaşına kadar ek gıdalarla birlikte anne sütüne mutlaka devam etmeye çalışın.     

Popularity: 2% [?]

Yanlış klima kullanımı zararlı

04 Temmuz 2010 Yazan merve_sultan

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

seslisemet

Yanlış klima kullanımı zararlı

Klimanın sağlığı olumlu olduğu kadar olumsuz da etkileyebileceğini söyleyen Dr. Ahmet Selvi, “Düzenli olarak bakımı ve temizliği yapılmayan, yanlış seçilen klimalar astımı da tetikleyebilir, zatürreye de neden olabilir. Oysa alacağınız bazı basit önlemler, sağlığınızı koruyabilir” diyor

 

Medical Park Bahçelievler Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Dr. Ahmet Selvi; sıcak yaz günlerinin kurtarıcısı klimayı doğru kullanmama durumunda ortaya çıkabilecek sağlık sorunları hakkında bilgiler verdi. İşte doğru kullanılmadığında klimanın neden olabileceği hastalıklar:

KALBE ZARARLI
İç ve dış ortam sıcaklıkları arasındaki sıcaklık farkının 6 dereceyi geçmesi, ortam sıcaklığında ani gelişen yüksek değişiklikler, ilk önce solunum sistemi ve dolaşım sistemini etkiler. Kan damarlarında meydana gelen ani değişiklikler kendimizi hasta hissetmemize neden olur. Bu durum özellikle kronik kalp, akciğer ve şeker hastalığı olan yaşlı insanları etkiler.

ASTIMINIZ TETİKLENEBİLİR
Bakımı kötü ve yetersiz yapılan klimaların, akut farenjit, nezle ve akut tonsilit gibi üst solunum yolu hastalıklarına neden olduğu ispatlanmıştır. Kirli hava filtreleri, toz ve bakterilerin tekrar tekrar ev içi havasında sirkülasyonuna neden olur. Havası bu mikroorganizmalarla kirletilmiş bir ortamda zaman geçirmek; astım hastalarında bir atağın tetiklenmesine, alerjik rinitin alevlenmesine, burun, boğaz ve gözlerde tahriş hissi ve nezle benzeri hastalığa neden olabilir.

LEJYONER HASTALIĞI
Klimanın neden olduğu lejyoner hastalığı, çok tehlikeli olabilen bir zatürree çeşididir. Sıcak, nemli ortamlarda ve su kaynaklarında yaşayabilen bir bakteri olan ‘legionella’ isimli bakteri bu hastalığa neden olur. Bakımı yapılmayan klima sistemlerine yerleşen ve çoğalan bu bakteri, klima tarafından oda havasına dağılır. Bakteri içeren bu havanın solunmasıyla zatürree meydana gelir. Hastalık bazen son derece hızlı ve agresif seyredebilir. Erken tanı, tedavi başarısını doğrudan etkiler. Hastalık çok ilerlediğinde solunum yetmezliği gelişebilir ve can kaybına neden olabilir.

HASTA BİNA SENDROMU
Günlük yaşantımızın yaklaşık yüzde 80′ini işyerlerimizde veya evlerimizde, yani kapalı mekanlarda geçiriyoruz. Yaz aylarında düzenli olarak temizlik ve bakımı yapılmayan klimalar; hem yaşadığımız mekanları kirleten toz, mantar sporları ve bakterilerin kaynağı olabilir, hem de bunların tekrar tekrar ev içindeki havaya karışmasına neden olur. Böyle bir kapalı mekanda kalmak ve zaman geçirmek solunum yolu rahatsızlıklarına neden olur. Belirtiler hasta binaya girildikten sonraki birkaç saat içinde başlar. Göz, burun ve boğazda tahriş hissi, öksürük, göğüste hırıltı, ciltte tahriş, yorgunluk ve kusma sık görülen belirtiler arasındadır.

BUNLARA DİKKAT EDİN!
BÜYÜĞÜ İYİ DEĞİL:
‘Daha büyüğü daha iyidir’ düşüncesi klima için geçerli değildir. İhtiyacınızdan daha büyük bir klima evinizi soğutur. Ancak sağlığınızı ve ekonominizi bozar. Bazı firmaların internet sitelerinde bulabileceğiniz basit formüllerle soğutacağınız alanın boyutlarına göre hangi güçte bir klimaya ihtiyacınız olduğunu kolayca hesaplayabilirsiniz.

BAKIM ŞART:
Herhangi bir mekanik sistem gibi, klimanızın performansı en üst düzeyde çalışabilmesi için düzenli bakıma ihtiyacı vardır. Kullandığınız filtrelerin tipine göre düzenli aralıklarla filtreler temizlenmeli ve değiştirilmeli.

TEMİZLİK YAPTIRIN:
Borularınızı temiz tutun. Borular temizliği en çok ihmal edilen parçalardır. Borularınızı 3-4 yılda bir temizleyin.

SICAKLIĞA DİKKAT:
İç ve dış ortam sıcaklıkları arasındaki fark 6 dereceyi geçmemeli. Ortam sıcaklığında ani gelişen değişiklikler kendinizi hasta hissetmenize neden olur.

 

Popularity: 1% [?]

Kariyer de yaptım çocuk da!

03 Temmuz 2010 Yazan merve_sultan

seslisemt

Kariyer de yaptım çocuk da!

Emre Altuğ, baba olduktan sonra yaptıklarını sıraladı: İki yıl içinde film de yaptım, müzikal de, TV programı da! Ben bile ne çok şey yaptığıma şaşırdım

Geçtiğimiz ay ‘Emre Altuğ’dan’ adlı iki şarkılık maxi-single çıkaran Emre Altuğ, “Son iki yılda hayatımın ne kadar hızlı aktığını fark edince şaşırdım. İki seneye ne çok şey sığdırmışım” dedi. Joy Türk’e konuk olan ünlü popçu, oğlu Kuzey’in doğumunun ise hayatının dönüm noktası olduğunu söyledi. İşte, Emre Altuğ’un samimi açıklamaları…

* EMRE ALTUĞ FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN!

YOĞUNLUK İYİDİR
Hayatımda yoğun bir dönem geçirdim. Baktığım zaman, iki sene içerisinde çok ciddi, kalabalık bir hayat yaşamışım ve çok şeyler yapmışım. Müzikal, bir sinema filmi, bir dizi, bir televizyon programı ve şimdi de bir single… Üstüne evlenerek bir de çocuk yapmışım!
Hayatımdaki yoğunluk beni çok memnun ediyor. Kendimi daha dinamik hissediyorum ve hayatın içinde motivasyonu yüksek bir şekilde var olabiliyorum. Durduğum, durağan yaşadığım zamanlar daha mutsuz, daha huzursuz oluyorum.

GERİ KALMADIM
Bizim insanımızın evliliğe duyduğu bir saygı var ve bu gazetecilerimize de yansıyor. Eskiden beni bir kızla görseler, hemen yazarlardı. Şimdi öyle olmuyor. Bir kızla görseler bile onun, ya benim ya da Çağla’nın arkadaşı olduğunu biliyorlar.
Böyle olunca tabii magazinciler adına işin magazinel kısmının keyfi kaçıyor. Bana “Acaba biraz geri mi kaldınız? Piyasadan uzaklaştınız mı?” falan diyorlar. Oysa iki sene içerisinde neler neler becermişim. Kariyer de yapmışım, çocuk da!

BABALIK ETKİLEDİ
“Evlilik, acaba benim üretimimi ya da bu sektörde var oluşumu yok eder mi, buna zarar verir mi?” gibi duyguları ben hiç yaşamadım. İçimde hiç böyle şeyler hissetmedim.
Kuzey’den sonra “Acaba üretimim etkilenir mi?” gibi bir his yaşadım ama evlilik böyle bir şey yaşatmadı. Yaşatması da mümkün değil. Eğer yaşatacağını düşünseydim ya da yaşatsaydı; var olma sebebim olan müzik ve oyunculuğu yapamayacak konuma gelseydim, sanıyorum evliliğimi yürütemezdim.

NEFESİNİ DİNLEDİM
Kuzey “Be ba” falan diyor, sen onu baba zannediyorsun tabii… Bunu geçen gün bir arkadaşım da söylemişti. Her böyle “Be ba” dediğinde, ‘Efendim?’ dermiş. “Böylelikle şimdi hiç sorun yaşamıyoruz. Artık bilinçli şekilde baba” diyor.
Kuzey hayatıma girdikten sonra 3-4 ay ondan başka hiçbir şeye konsantre olamadım. “Nefes alıyor mu, uyuyor mu?” diye nefesini dinliyordum…

HEP KAFANIN İÇİNDE
Baba olunca bin tane maymunluk yapıyorsun… Hakikaten enteresan bir duygu… Hem sahiplenme duygusu, hem sorumluluk… Devamlı kafanın içinde yaşatıyorsun çocuğunu.
Hayatımın birkaç dönüm noktası vardır. En sonuncusu Kuzey’in doğduğu andı. Ondan önceki dönüm noktaları biraz daha mesleki konularda oldu.
Haldun Dormen ile tanıştığım ve Dormen Tiyatrosu’na girdiğim an bir dönüm noktasıdır mesela. Sezen Aksu ile çalışmaya başladığım an da öyledir.

YAPIMCILIK ZORMUŞ PARA KAZANAMADIK
‘Avene Q’ müzikalinde, Volkan Severcan’la birlikte hiç anlamadığımız bir işe bulaştık; yapımcılığa… Sağlam bir yapımcıyla ilerleyip sadece bildiğimiz işi yapsaydık o iş yürürdü.
Büyük bir prodüksiyonun yapımcılığını üstlenmek gerçekten çok zormuş. Para kaybettik ama hiç önemli değil. Çünkü idealimizi gerçekleştirdik.
Oyunun adı ‘Avenue Q’ydu ama biz altına ‘Hayaller Geçekleşene Dek’ diye Türkçe isim yazmıştık. Biz hayallerimizi gerçekleştirene dek savaştık.

Popularity: 2% [?]

Canlı yayında evlendi

03 Temmuz 2010 Yazan merve_sultan

 

seslisemt

Canlı yayında evlendi

Ekranlarda herkesi evlendiren Esra Erol, kendi programında canlı yayında nişanlısı Ali Özbir ile nikâh masasına oturdu.

Nikâhtan önce programının formatına uygun olarak, evlenmek için stüdyoya gelen bütün diğer adaylar gibi Erol ve Özbir de herkese bir sürpriz yapıp birbirlerini evlilik için ikna etmeye çalıştı.

Programın müdavimi olan izleyiciler de Esra Erol’u bu mutlu gününde yalnız bırakmadı. Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay’ın kıydığı nikahta çiftin şahitliğini ise Oylum Talu ve Ercüment Dağlar yaptı.

Ali Özbir’in doğumgününde stüdyoda evlenen çift, duygusal anlar yaşadı. Çok heyecanlı olduğu gözlenen Esra Erol, gözyaşlarını tutamadı.

Popularity: 2% [?]

BOTAŞ boru hattında patlama

03 Temmuz 2010 Yazan merve_sultan

 

seslisemt

BOTAŞ boru hattında patlama

Mardin‘in Midyat ilçesi yakınlarından geçen Botaş petrol boru hattında patlama meydana geldi.

Alınan bilgilere göre, Yayvantepe mevkinden geçen Botaş’a ait petrol boru hattında henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama meydana geldi. Patlamanın ardından çıkan yangın, Botaş, Midyat ve Mardin Belediyesi itfaiye ekipleri tarafından söndürülmeye çalışılıyor.

Olayla ilgi soruşturma sürüyor.

Popularity: 1% [?]

Sibel, Tatort’un yeni yüzü olacak

30 Haziran 2010 Yazan merve_sultan

seslisemt

Sibel, Tatort’un yeni yüzü olacak

ALMAN NRD televizyonunda yayınlanan ve kriminal olayları konu alan Tatort (Olay Yeri) dizisinin yeni yüzü Sibel Kekilli olacak. Mehmet Kurtuluş’un da rol aldığı dizide, Kekilli’nin alacağı rol henüz belli olmazken, 30 yaşındaki oyuncunun diziye sağlayacağı katkının rol aldığı ilk bölümün ardından anlasılacağı ifade edildi.

 Tatort’un belirli bir seyirci kitlesi olduğu vurgulanırken, Kekilli’nin popülaritesi ve oyunculukta gösterdiği performansı dolayısıyla diziye dahil edildiği de belirtildi. Öte yandan Kekilli’nin başrolde oynadığı Yabancı (Die Fremde) filmi Avrupa Parlamentosu’nun (AP) sinema ödülü “Lux” için 10 finalist arasına girdi. Ödül sahibi film 24 Kasım’da Strasbourg’da açıklanacak.

Popularity: unranked [?]

Demet Akalın’ın eşine şok

30 Haziran 2010 Yazan merve_sultan

seslisemt

Demet Akalın’ın eşine şok

Çeşme’de sahne alan Demet Akalın’ın ücretini eksik ödedikleri iddiasıyla işletme sahiplerini tehdit ve darp ettiği iddiasıyla 4 kişiyle gözaltına alınan eşi Önder Bekensir’e yurt dışına çıkış yasağı konularak, adli kontrol cezası verildi. İşletme sahiplerine silah gösterip, tehdit ettikleri ileri sürülen 4 kişi de tutuklandı.

Çeşme’de bir eğlence mekanı çalıştıran Tayfun İkan ile Onur Okan, polise başvurarak Önder Bekensir’in de aralarında bulunduğu 5 kişi tarafından tehdit ve darp edildiklerini öne sürdü.

* DEMET AKALIN – ÖNDER BEKENSİR FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ…

İşletmeciler, eğlence mekanının açılış günü sahne alan Demet Akalın’ın ücretinin eksik ödenmesi konusu nedeniyle Önder Bekensir ile 4 kişinin silah göstererek kendilerini tehdit ettiklerini, yumrukladıklarını iddia ettiler.

Şikayet üzerine gözaltına alınan Bekensir ile 4 kişi, Çeşme Adliyesine gönderildi. Çıkarıldıkları mahkemede, ”işletmecilerle para konusunu konuştuğunu anlatarak, darp ve tehdit olaylarından haberdar olmadığını” savunduğu öğrenilen Bekensir’e yurt dışına çıkış yasağı konularak, bir ay süreyle adli kontrol cezası verildi.

Bekensir’e yardımcı olmak istediklerini söyledikleri bildirilen Y.İ, S.G, Ö.D ve T.Ö. ise çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklandılar.

Demet Akalın’ın sezon açılışı gecesinde 40 bin liraya anlaşarak sahne aldığı eğlence merkezi işletmecilerinin, gecenin bitiminde sanatçıya 10 bin lira ödeme yaptıkları, olayın bu nedenle gerçekleştiği öğrenildi.

Popularity: unranked [?]

Kültürünüzden asla taviz vermeyin

30 Haziran 2010 Yazan merve_sultan

seslisemt

Kültürünüzden asla taviz vermeyin

Belçika’nın Flaman bölgesi ve Brüksel’deki 4 şubesiyle Hollandaca eğitim veren Türk okulu Lucerna Koleji, mezun olan 85 öğrencisine görkemlibir mezuniyet töreni düzenledi. Brüksel Serbest Üniversitesi’nin 1500 kişilik konferans salonundaki törende öğrencilere diplomalarını Brüksel Bölge Hükümeti Bütçe Bakanı Jean- Luc Vanraes, Senatör Bert Ancieux, Valon Yeşiller (Ecolo) Partisi Eşbaşkanı Sarah Turine, Brüksel Bölge Milletvekili Mahinur Özdemir ve eski Senatör Meryem Kaçar verdi. Mezun olan öğrencilere seslenen eski Flaman Kültür Bakanı Ancieux, “Avrupa’nın geleceğinde sizlere ihtiyaç var. Kendi kültürünüzden asla taviz vermeyin. Bırakın başkaları sizleri olduğunuz gibi kabullensin” dedi.

‘BÜYÜK İŞ BAŞARDINIZ’

Brüksel Bölge Bakanı Vanraes ise salonun dolmasını okuldaki eğitimin başarısına yordu. Vanraes, “Belçika’daki gençlerin yüzde 20′si lise diploması dahi olmadan hayata atılıyor. Bu sorunla mücadele anlamında az zamanda çok iş başardınız. Devamlı açtığınız yeni şubelerle herkesin kaliteli eğitime ulaşmasına büyük katkı yapıyorsunuz” diye konuştu. Lucerna Kolejleri Müdürü Özkan Çetin de, büyük zorluklarla geçen 7 yıl sonunda öğrenci, okul ve aile üçgeniyle eğitimde bir marka haline gelmeyi başardıklarını söyledi. İlk mezunlarının üniversiteye devam ettiğini belirten Çetin, toplamda 1500 öğrenciye ulaştıklarını ve artan talebe cevap vermekte zorlandıklarını anlattı. Törende skeçler oynayarak ve şarkılar söyleyerek mezuniyet coşkusunu doyasıya yaşayan öğrencilere aileleri de alkışlarıyla eşlik etti.

Popularity: unranked [?]

Vatandaşlığa geçiş

30 Haziran 2010 Yazan merve_sultan

 

seslisemt

Vatandaşlığa geçiş için potansiyel kullanılmıyor

ÖZDEMİR, 2009 yılında Alman vatandaşlığına geçenlerin sayısının açıklanmasından sonra yaptığı açıklamada, “Vatandaşlığa geçenlerin sayısı düşük. Almanya mevcut vatandaşlık potansiyelini yeterince kullanmıyor. Böylece Almanya, diğer Avrupa ülkeleri ile mukayesede çok geride kalıyor” dedi. Alman hükümetinin vatandaşlık politikasında yaptığı bariz hataları düzeltmesi gerektiğini ifade eden Özdemir, hükümetin uyum politikasının da, yabancıları yerli hale getirebilmesi ile başarılı olabileceğini, ülkedeki demografik gelişmeden dolayı bunun, demokrasinin geleceği açısından merkezi konulardan biri olduğunu kaydetti. Resmi olarak çifte vatandaşlığın yasak olmasına rağmen, Alman vatandaşlığına geçen yabancıların yarısından çoğunun özel durumları nedeniyle çifte vatandaş olduğuna dikkati çeken Özdemir, bu uygulamanın, bazı insanların 2. sınıf vatandaş olarak görüldüğü şeklinde bir izlenim yarattığı için sona erdirilmesi gerektiğini ifade etti.

TÜRKLER İLK SIRADA AMA…

Federal İstatistik Dairesi’nden yapılan açıklamada, 2009 yılında Alman vatandaşlığına geçen yabancıların sayısının yaklaşık 96 bin 100 olduğu belirtilmiş; bunlar arasında 24 bin 647 kişi ile Türklerin ilk sırada yer almıştı.

Popularity: unranked [?]

İzmir’de pitbull dehşeti

30 Haziran 2010 Yazan merve_sultan

seslisemt

İzmir‘de pitbull dehşeti

İzmir‘in Buca ilçesinde bir aileye saldıran pitbull cinsi köpek, baba ile oğlun yaralanmasına sebep oldu. Mahalleli tarafından saldırgan köpekten kurtarılan aile, olayı ufak sıyrıklarla atlattı.

Olay dün akşam saat 22.30 sıralarında Göksu Mahallesi 649 sokak numara 20 önünde meydana geldi.

Bir firmada güvenlik görevlisi olarak çalışan Emenullah Şakar, eşi Gugerçin Şakar (35), Şerif Tikveşli İlköğretim Okulu’nda öğrenim gören çocukları Ruhani Şakar (9) ve Hebin Şakar (7) ile birlikte akşam dışarı çıktı. Sokak üzerinde yürüdükleri sırada karşılarına çıkan pitbull cinsi köpek bir anda Şakar ailesine saldırdı.

Saldırgan köpek 7 yaşındaki Hebin Şakar’ın üzerine atlarken, hamle yapan babası Emenullah Şakar, köpeği oğlunun üzerinden aldı. Hebin’in göz kapağı pitbulun pençe darbesi ile çizilirken, pitbul ile boğuşan baba elinden yaralandı. Bu sırada olayı gören mahalle sakinleri ise hemen Şakar ailesinin imdadına koşarak köpeği kontrol altına aldı. Baba Emenullah Şakar durumu polise haber vererek şikayetçi oldu. Sahipsiz olduğu öne sürülen köpek, belediye ekipleri tarafından gözlem altına alındı.

Şakar ailesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne giderek kuduz ihtimaline karşı aşı oldu.
Pitbull cinsi köpeğin başı boş sokakta dolaşmasına anlam veremediklerini belirten baba Emenullah Şakar, “Mahalleliyle birlikte köpeği zor zaptettik. Belediyeler bu sokak köpeklerine bir çözüm bulsun. Mahalle sakinleri imdadımıza koşmasaydı az daha ben ve çocuğum köpek tarafından parçalanacaktık” dedi. Olayın şokunu üzerinden atamayan 7 yaşındaki Hebin Şakar ise, “Biz geziyorduk. Sonra köpek geldi bize saldırdı. Beni altına aldı. Daha sonra babama saldırdı” şeklinde konuştu.

Popularity: unranked [?]

sesli chat girisi