mahkeme’ için Arşiv
Başbuğ veda etti..
28 Ağustos 2010 Yazan kaan_58->
Org. Başbuğ “Silahlı Kuvvetler’in yaşadığı bu zor dönem bir tesadüf değil. Türk Silahlı Kuvvetleri bu süreçten daha güçlü olarak çıkacaktır. Fırtınalı denizde gemisini en az hasarla karaya yanaştıran kaptanların tarihi başka, gemisini terk edenlerin tarihi başka yazılır” dedi.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, dün Genelkurmay Karargahı’nda düzenlenen bir törenle görevine Orgeneral Işık Koşaner’e teslim etti. Orgeneral Başbuğ yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi:
TSK’NIN MEDYASI YOK
Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı asimetrik psikolojik harekat yürütüldüğünü ifade ettim. TSK bu psikolojik harekatta zorlanmıştır. Çünkü büyük bir eşitsizlik söz konusudur. Psikolojik harekatın en önemli aracı medya. TSK’ya bağlı medya bulunmuyor. TSK’ya karşı harekat yürütenlerin elinde üstün bir medya gücü var. Sıkı kuralları olan bir dünyada yaşayıp, kuralları olmayan bir dünya ile mücadele etmek zor.
AMAÇ ORDUYA GÜVENİ ZEDELEMEK
Psikolojik harekatın amacı, Türk halkının TSK’ya güvenini zedelemek ve ordunun itibarına zarar vermek olduğu açıktır. Ancak Türk halkı gerçekleri görmeye başlamıştır. Bu faaliyetlere artık pek itibar etmemektedir. Bu ağır saldırılarla TSK’nın güçsüzleşeceğini düşünenler başkalarının zihniyle düşünenlerdir. Böylesi büyük bir yanılgıdan dönülmediği sürece önümüzdeki günler zor geçebilir.
ÖZEL MAHKEMELER YENİDEN ELE ALINMALI
Yargı alanında son zamanlarda yaşanan bazı olayların zihinlerindeki “hukuk olgusunu” bulanıklaştırmaya başladığı görülmeli ve buna müsaade edilmemeli. Soruşturmaların gizliliği, masumiyet karinesine ve adil yargılama hakkına azami özen gösterilmesi, uzun tutuklama halinin adeta cezaya dönüştürülmemesi, iddianamelerde gizli tanıkların büyük rol oynaması konuları üzerinde yetkili makamların özenle duracağına inanıyorum. Özel mahkemelerin yetkilerinin le alınmasının gerekliliğine inanmaktayım.
İLLEGAL DİNLEMELER DELİL OLMAZ!
Yargı sürecinde bilgi, belge ve ihbar mektuplarının medyaya sızdırılmasıyla; toplumda oluşturulmaya çalışılan ’algı’, bu olayların doğru olduğu ve ismi geçenlerin de suçlu olduğu yönünde olmaktadır. Mahkeme karar vermeden, toplumda bir karar oluşturulması hedeflenmektedir. Bu tam anlamıyla bir psikolojik harekat faaliyetidir. Yargıda illegal elde edilen dinleme ve görüntülerin delil kabul edilmesi uygun görülmese de bunların bazen kabul edildiğini de görmekteyiz. Çoğu zaman da bunları yapanlar bulunamamaktadır.
YAŞANANLAR TESADÜF DEĞİL
Silahlı Kuvvetler’in yaşadığı bu zor dönemin bir tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Ocak 2008’de birileri; ’Bazılarına göre 2008 yılının Şura’dan sonraki ilk altı ayı hazırlık evresi, 2009 yılının ilk çeyreğinden sonraki en uygun takvimde eylem zamanı’ diye yazabiliyor ve siz de 2009’un ikinci yarısından sonra, gittikçe artan sorunlarla karşılıyorsanız, bu durum ve yaşananlar tesadüf değildir. Zamanın her şeyi açığa çıkaracağına inanıyorum. TSK yaşamakta olduğu bu süreçten daha güçlü olarak çıkacaktır. Fırtınalı denizde gemisini en az hasarla karaya yanaştıran kaptanların tarihi başka, gemisini terk edenlerin tarihi başka yazılır.
TEK TİP ASKERLİĞE ONAY
Askerliğin tek tip askerlik şekline dönüştürülmesinin uygun olacağını değerlendirmekteyiz.
TSK’NIN VEREMEYECEĞİ HESAP YOK
İç güvenlik harekatının icrası esnasında zaman zaman bu zorlu mücadeleyle ilgili çeşitli iddialar ortaya atılıyor. TSK’nın veremeyeceği hiçbir hesap yoktur. Düşündürücü olan ordusundan önce, art niyetli haberlere inanmayı tercih edenlerin varoluşudur.
PKK’YI YOK ETME FORMÜLÜ
TSK, terör örgütüyle mücadelede en başarılı ve en tecrübeli ordulardan biridir. 1993-99 safhası bölücü terör örgütüne asıl darbenin vurulduğu ve mücadelenin kazanıldığı dönemdir. 2004’te PKK eylemleri tekrar tırmanışa geçti. ’1999’da örgüt büyük bir darbe yemesine rağmen yine de tam olarak neden bitirilemedi.’ Bu sorunun cevabı şöyle olabilir; devlet olarak örgütün yaşaması, ayakta kalması için gerekli olan 3 şeyi yeterli seviyede önleyemedik. Bunlar, örgüte katılımlar, finans yani para. Üçüncüsü ise sınır ötesinde güvenli bölgeler. Burası örgüt için Irak’ın kuzeyidir. O açıdan bölücü terör örgütünün elimine edilebilmesi için örgüte katılımların, para kaynağının ve K. Irak’taki varlığının mutlaka etkisiz hale getirilmesi zorunludur.
BAŞBUĞ GÖZYAŞLARINI TUTAMADI
Org. Başbuğ konuşmasının son bölümünde “Görevimin tüm zor anlarında daima yanımda olan eşime ve kendileriyle daima gurur duyduğum kızım ve oğluma huzurlarınızda teşekkür ederim” derken gözyaşlarına hakim olamadı. Genelkurmay Başkanlığı’nı devralen Orgeneral Koşaner, Orgeneral Başbuğ’a plaket verdi
Popularity: unranked [?]
Müslüman diye bıçakladılar
26 Ağustos 2010 Yazan kaan_58New York’un Manhattan semtindeki olay polis kayıtlarına göre şöyle gelişti; 21 yaşındaki Michael Enright, müşteri olarak arabasına bindiği 43 yaşındaki taksi şoförü Ahmet Şerif’e sorular sormaya başladı. Müslüman olduğunu öğrenince bıçakladı.
Şoför Şerif, Enright’ın kendisine önce arkadaşça sorular yönelttiğini, daha sonra ‘’Müslüman olup olmadığını, oruç tutup tutmadığını ’’ sorduğunu, kendisinin de ‘evet’ deyince Enright’ın önce küfürler edip ardından yüzünü bıçakla yaraladığını anlattı. ‘’Nefret suçu’’ işlemekle suçlanan ve polis tarafından tutuklanan Michael Enright bugün mahkemeye çıkarılacak
Popularity: unranked [?]
Tuncay özkan mahkemeden atıldı
10 Ağustos 2010 Yazan koroglu-14-[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]
Tuncay Özkan salondan atıldı
‘Ergenekon’ davasının bugünkü duruşmasına katılan tutuklu sanık Tuncay Özkan bağırarak konuşunca duruşma salonundan çıkartıldı.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde oluşturulan salonda görülen davanın bugünkü duruşmasına, gazeteci Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay’ın da aralarında bulunduğu 31 tutuklu sanık katıldı.
Tutuklu yargılanan eski Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal, eski İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, Ersin Gönenci ve İbrahim Özcan ise duruşmaya gelmedi.
Duruşmada tutuksuz yargılanan Emin Şirin, İlyas Çınar, Sinan Aygün, Hüseyin Keskin ve Muhterem Bağcı hazır bulundu. Duruşmada söz alan Tuncay Özkan, bağırarak konuşmasına başladı. Özkan, “İnsanları mezbahaya gelmiş danalar, kuzular gibi tutmuşsunuz burada. Arkamda ordu yok diye beni burada tutuyorsunuz. Benim suçum ne? Yeter artık. Ya bana suçumu söyleyin ya da bu yargılamayı bırakın. Ben kurbanlık koyun değilim. Bu bize yapılan zulümdür” dedi.
Balyoz sanıkları örneğini de veren Özkan, “Onların yargıçları yargıç değil mi, böyle tutuklama olur mu diye karar veriyor” diye bağırarak tepki gösterdi.
ÖZKAN AÇLIK GREVİNDE
Adalet istediğini belirten Tuncay Özkan, “Benim suçum nedir, delil gösterin. Ben kurbanlık koyun değilim. Gerekirse ölüm orucuna giderim” diyen Özkan’ı Mahkeme Başkanı Köksal Şengün sakin olması konusuna uyardı. Özkan Cuma gününe kadar açlık grevine gireceğini, gerekirse ölüm orucu tutacağını söyledi. Ancak Özkan bağırarak devam edince Şengün’ün talimatıyla jandarmalar tarafından salondan çıkarıldı. Özkan’ın dışarı çıkarıldığı sırada “Bağırırım. Adalet istiyorum” diye bağırmaya devam ettiği görüldü.
“BALBAY MI DARBE YAPMIŞ”
Söz alan tutuklu sanık Mustafa Balbay ise ilginç açıklama yaptı. Balbay, “Bu ülkenin kuvvet komutanları, ordu komutanları eksik teşebbüste bulunmuş da Mustafa Balbay mı tam teşebbüste bulunmuş, Balbay mı darbe yapmış” diye konuştu.
Popularity: unranked [?]
Pkk’dan şifreli mesaj
30 Mayıs 2010 Yazan koroglu-14-PKK’lılar canlı yayında şifreli mesaj verdi
Terör örgütü PKK’ya silah ve malzeme sağlayan 53 sanık hakkında hazırlanan iddianamede ilginç ayrıntılar var.
Batman ve Diyarbakır’da terör örgütü PKK’ya silah, malzeme ve eleman sağladıkları gerekçesiyle haklarında soruşturma yürütülen 1′i geçici köy korucusu 53 sanıkla ilgili iddianame tamamlandı.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan 375 sayfalık iddianamede, şüphelilerin örgüte silah, malzeme temini, örgüte katılımı sağlanacak çocukların kırsala götürülmesi ve örgüt üyelerine teslimi konusunda çalışmalar yürüttüğü ifade edildi.
Terör örgütü mensuplarının örgütsel faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için bölgeyi bilen kişilerin yardımına ihtiyaç duyduğu anlatılan iddianamede, bölgede yaşayan bir kısım kişilerin kırsalda faaliyet yürüten örgüt üyelerine lojistik, mühimmat, istihbarat, yaşamsal malzeme ve diğer konularda destekte bulundukları belirtildi.
Sanıkların, bu tür faaliyetleri yürütmek üzere komiteler kurdukları kaydedilen iddianamede, komitelerin, örgüt mensuplarının şehirle bağlantısını sağladığı ifade edildi.
TALİMATLAR RADYODAN
İddianamede, terör örgütü üyeleriyle dosyadaki bazı şüphelilerin Belçika’dan yayın yayan ”Mezopotamya” radyosu aracılığıyla irtibat sağladığı belirtildi.
Radyo yayınlarında kod kullanılarak buluşmaların tertip edilerek, örgütsel malzemelerin bu şekilde örgüt üyelerine ulaştırıldığı kaydedilen iddianamede, şu ifadelere yer verildi:
”Yapılan teknik takip sonucunda sanıkların terör örgütü PKK mensuplarıyla Belçika’dan yayın yapan Mezopotamya radyosu ile bağlantıya geçerek görüşmeler yaptığı, örgüt mensuplarının birbirleri arasındaki irtibatın da bu radyo aracılığıyla sağlandığı tespit edilmiştir. Kulp Jandarma Komutanlığına teslim olan ‘Deniz’ kod adlı K.C de ifadesinde, Mezopotamya radyosu hakkında bilgi vermiştir. Radyo aracılığıyla terör örgütü mensuplarının iletmek istedikleri notlar ve işbirlikçilerden gelen talepler karşılıklı kod kullanılarak ve istek şeklinde yazdırarak iletilmektedir.
Örnek olarak; işbirlikçinin teröristlere iletmek istedikleri mesajlarını (…. bölgesinde askerin yoğun operasyonu sürüyor, A arkadaş B arkadaşa selam yolluyor, X noktasında görüşmek üzere) şeklinde Mezopotamya radyosu teknik kısmına ileterek radyonunda bu mesajı iki gün süre boyunca yayınlayarak ilgilisine ulaştırdığı, ayrıca acil durumlarda işbirlikçinin durumunu canlı yayın olarak da vererek bu sayede iletişimin sağlandığı ifade edilmiştir.”
KALEŞNİKOF’A ”İNEK”, TABANCAYA ”KEÇİ YAVRUSU” TABİRİ
İddianamede, Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yürütülen iletişim tespitlerinde, sanıkların deşifre olmamak için farklı kelimelere farklı anlamlar yüklediklerinin tespit edildiği bildirildi.
Sanıkların kendi aralarında yaptıkları telefon görüşmelerinde, Kalaşnikof marka uzun namlulu silaha ”inek”, tabancaya da ”keçi yavrusu” tabiri kullandıkları belirtilen iddianamede, şöyle denildi:
”Şüphelerin kendi aralarında yaptıkları görüşmelerde, Kalaşnikof marka silaha ‘inek’, sabit dipçikli Kalaşnikof marka silaha ‘Sementa’, seyyar dipçikli olana ‘kırık’, tabancaya ‘keçi yavrusu’, mermiye ‘arpa veya bal’, makineli tüfeğe ise ‘öküz’ dedikleri tespit edilmiştir.”
İSTENEN CEZA
İddianamede, sanıklar hakkında TCK’nın ”Terör örgütüne üye olmak”, ”Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek”, ”Örgüte silah sağlamak” ve ”Örgütün propagandasını yapmak” suçlarından 5 ile 15 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezası isteniyor. Sanıkların yargılanmasına önümüzdeki günlerde Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.
Popularity: unranked [?]
Kadın şiddet görmek için davacı
22 Mayıs 2010 Yazan koroglu-14-Fars haber ajansının verdiği haber göre, Tahran’da aile mahkemesine başvuran 24 yaşındaki kadın, dilekçesinde, “Eşim çok iyi huyludur halbuki ben şiddet uygulamasını istiyorum, eğer bunu yapmazsa kendisinden ayrılmak istiyorum” diyerek şikayetçi oldu.
28 yaşındaki koca ise mahkemeye gelerek, “Ben karımı çok seviyorum o yüzden kendisine şiddet uygulamıyorum. Onunla nazik davranıyorum ve şiddet uygulamak için bir neden yoktur” diyerek savunma yaptı.
Kocasının bu tavrından dolayı ayrılmakta ısrar eden kadın, eşini ikna etmeyi başardı. Koca, mahkemeye verdiği taahhütte eşine şiddet uygulayacağını kabul etti.
Popularity: 1% [?]
Dalan için yakalama emri!
12 Nisan 2010 Yazan merve_sultanErgenekon soruşturması kapsamında aranan Bedrettin Dalan hakkında yakalama emri çıkarıldı.
Talebi inceleyen İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Dalan hakkında yakalama emri çıkarılmasına karar verdi.

