seslisemt.com’ için Arşiv
Şeyhler Türk kızlarına para saçıyor
05 Temmuz 2010 Yazan merve_sultan->
Bir kitap yazdı artık Suudi Arabistan’a giremeyecek. Suudi gelin, ülkesini anlattığı kitapta çok ilginç ayrıntılara da yer verdi.
Bir Türk’le evli olan Şenel, Türkiye’ye kesin dönüş yaptı ve Suudi kadını İkram’ın hayatını, Suudi erkeklerin Türk kadınlarına bakışını yazdı. “Suudi Arabistan’a dönmem artık çok zor” diyen Şenel’in kitabı çok tartışılacak.
Hicran Şenel (33), umreye ilk gittiğinde 16 yaşındaydı. Ertesi yıl yeniden gitti, iki yıl sonra Medine İslam Üniversitesi’nde öğrencilik yapan bir Türk’le evlendi. Eşi gibi hac ve umre rehberliği yaptı. On yıl Suudi Arabistan’da yaşadı. Şenel’in Yenda Yayınları’ndan çıkan İkram kitabında, isimler değiştirilmiş ama olaylar gerçek:
Arabistan’da içki rekor düzeyde
“İslamı Suudi Arabistan’daki haliyle tanısaydım, dinden çıkardım. İslamın barış ve hoşgörü dini olduğunu biliyorum. Kuran’ı Kerim’i mealiyle birlikte hatmettim. Ayeti kerimelerde, Allah-u Teala’nın Peygamber Efendimize Gaşiye Suresi’nin 21’inci ayetinde ‘Sen sadece öğüt vericisin. Sen asla zorba ve diktatör değilsin!’ diye buyurur. İslam budur. Peygamberimizin sahabelerine tavrından da bunu anlıyoruz. Mesela İçki Ayeti. İçki, beş aşamada yasaklandı. Peygamberimiz hiçbir zaman ‘Sen neden içki içiyorsun’ demedi. ‘Aranızda içenler varsa artık vazgeçtiler değil mi?’ diye sordu. Arabistan’da zorla ve baskıyla yaptırılmaya çalışılan çoğu şey, gizlice el altından yapılıyor. Mesela içki tüketiminin rekor düzeyde olduğu biliniyor.”
Hacca giden Türkleri kuma seçiyorlar
“Umreye, hacca giden Türk kızlarını beğenip talip olan Suudi erkek çok. Türk kızları açık tenli, güzel ve becerikli olduğu için tercih ediliyor. Zengin Arap kızı hizmetçilerle büyüdüğü için temizlik, titizlik ve yemek pişirmekten anlamıyor. Arap erkeği, farklılık arıyor. Türk kızı aynı zamanda Müslüman olduğu için revaçta. Hac ve umre zamanında Arap erkekleri Türk kızlarını büyük bir hayranlıkla izler. Medine’de yaşlı erkeklerle kilosunca altın verilip evlenen Türk kızlarını gördüm. Şeyh istiyor, 30-40 kız ayarlanıyor. Adeta bir defile düzenleniyor, şeyh kızlardan hangisini beğeniyorsa, mihr (başlık parası) adı altında, kilosunca altın verip alıyor. Çok güzel kızlar, 60-70 yaşındaki Suudi erkekleriyle böyle evleniyor. Kız, ikinci, üçüncü ya da dördüncü eş olmayı yani kumalığı kabul ediyor. Bana da kumalık teklifi geldi.”
Bu kitaptan sonra Arabistan’a giremem
İkram’la 2001’de Atatürk Havalimanı’nda tanıştım. Valizleri bekleyen yolculardan bir kadın, başörtüsünü ve abaye denilen pardösüsünü hırsla çıkarıp attıktan sonra ‘Yeter artık!” diye bağırdı. Çileli hayatını yazmak istedim. İkram, zengin ve ünlü bir ailenin kızı. Annesi, Türk. Babası ise Cidde’nin en ünlü doktorlarından.
İkram için yazdım
İkram, ilk kocası Faysal’dan kayınvalidesi ve görümcesinin şiddeti nedeniyle boşanmış. İkram’ın kardeşi Lina, hastanede lohusa yatağında öldükten 40 gün sonra eniştesi zorba Muhsin, İkram’ı istemiş. Ablası gibi çok eziyet çekmiş. Dokuz çocuk annesi olmuş. Kitabı, İkram gibi milyonlarca mağdur Suudi kadınları için yazdım. Bu kitap piyasaya çıktıktan sonra Suudi Arabistan’a giremem büyük ihtimalle.
Popularity: 1% [?]
Tüm Türkiye bu gafı konuşuyor
05 Temmuz 2010 Yazan merve_sultan, ‘Şehit kanı döken kardeşlerimiz için 1 dakika saygı duruşu’ diyerek gaf yapan ünlü manken İpek Tanrıyar o sözlerinin arkasında..
Zonguldak’ın’ın Ereğli İlçesi’nde düzenlenen Uluslararası Sevgi Barış Dostluk Kültür ve Sanat Festivali’nin açılışında, ‘Şehit kanı döken kardeşlerimiz için 1 dakika saygı duruşu’ diyerek gaf yapan ünlü manken İpek Tanrıyar, gaf yapmadığını, sözünün arkasında olduğunu ama yanlış anlaşıldığını belirterek, “Teröristler hem sivil insanları hem askerleri şehit ediyorlar ve siz şehit olunca şehit kanı dökmüş oluyorsunuz toprağa. Ben şehit kanı dökmüş bütün vatandaşlarımız için saygı duruşu istedim” dedi.
Festivalin sunuculuğunu yapan İpek Tanrıyar, festivalin açılışında protokol üyeleriyle alanı dolduran binlerce kişiyi saygı duruşuna davet ederken söylediği cümleye açıklık getirdi. DHA’ya konuşan Tanrıyar, çok üzgün olduğunu belirterek, “Yanlış anlaşıldım” dedi.
Bir Atatürk çocuğu olarak kendisini yanlış anlayan, yanlış yazan gazetecileri affetmeyeceğini ifade eden Tanrıyar, “Ben bir cümle kurdum. Burda hiç kimse yanlış anlamadı. Yanlış anlaşılsaydım burada beni ıslıklarlardı, ‘Ne diyorsun ?’ derlerdi. Ben, ‘Bu ülkenin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları için, ülkeye emeği geçmiş bütün şehitler ve şehit kanı dökmüş bütün kardeşlerimiz için 1 dakikalık saygı duruşu’ dedim. Son cümleye takılmış arkadaşlarım. Ve ‘İpek gaf yaptı’ dediler. Ben gaf yapmadım. Sözümün arkasındayım. Ama yanlış anlaşıldım, yanlış tarafa çektiler. Türkçe çok zengin. Kim neyi anlamak isterse orayı anlayabilir. Mustafa Kemal ile başlayan bir cümle oralara kadar nasıl gidebilir. Nasıl bu arkadaşlarımızın yaptığı haberler kadar iğrenç olabilir” diye konuştu.
Asker çocuğu olduğunu, dedesinin Albay olduğunu anlatan Tanrıyar, şöyle devam etti:
“Teröristler hem sivil insanları, hem askerlerimizi şehit ediyorlar ve siz şehit olunca şehit kanı dökmüş oluyorsunuz toprağa. Ben şehit kanı dökmüş bütün vatandaşlar için saygı duruşu istedim. Bunu öteki tarafa çekmenin ne anlamı var. Ben 12 yıldır sahnelerde program sunan insanım. Ben amatör değilim. Ağzımdan çıkanı kulağım duyuyor. Art niyetli olanlar beni yanlış anladı. Asıl bölücüler onlar diye düşünüyorum. Atatürk çocuğu olarak duygu seli ile öyle bir cümle kurdum. Kötü niyetli insanlar tarafından yanlış anlaşılan bir cümleydi.”
Popularity: 1% [?]
Hangi memur kaç lira alacak?
05 Temmuz 2010 Yazan merve_sultan[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]
Memurun gözü Haziran enflasyonundaydı. Ek zam umudu açıklanan rakamlarla kesinleşti..
Maliye Bakanlığı, yılın ilk 6 aylık dönemi için memura yüzde 1,06 enflasyon farkı verileceğini bildirdi.
Enflasyon farkı ve yüzde 2,5′lik Temmuz zammıyla birlikte aile ve çocuk yardımı dahil en düşük memur maaşı 1.254 liradan 1.298 liraya, en yüksek memur maaşı ise 4.667 liradan 4.834 liraya yükselecek.
AA muhabirinin Maliye Bakanlığından edindiği bilgiye göre, TÜİK’in Ocak-Haziran dönemi tüketici fiyat artışlarını yüzde 3,59 olarak açıklamasının ardından yılbaşında maaşlarına yüzde 2,5′lik zam yapılan devlet memuru, sözleşmeli ve memur emekli maaşlarına yüzde 1,06 oranında enflasyon farkı verilecek.
Aynı şekilde Bütçe Kanunu uyarınca memur maaşlarına yılın ikinci yarısı için 1 Temmuz tarihinden geçerli olmak üzere yüzde 2,5 oranında zam yapılacak. Enflasyon farkıyla birlikte toplam zam oranı da yüzde 3,59′a yükselecek.
Bakanlar Kurulu da bu çerçevede daha önce Bütçe Kanunu ile belirlenen memur maaş katsayılarını enflasyon farkına göre yeniden düzenleyecek.
ZAMLI MAAŞLAR
Yapılan hesaplamalara göre, enflasyon farkı 13′ün 3′ündeki bir hizmetli maaşına 7,5 lira, müsteşar maaşına 49,5 lira, 9′un 3′ündeki polis memuru maaşına 21,1 lira, 7′nin 1′indeki doktor maaşına 24,1 lira, 11′in 1′indeki hemşire maaşına ise 15,4 lira ek zam olarak yansıyacak.
Yüzde 2,5′lik Temmuz zammının dahil edilmesiyle, hizmetli maaşındaki artış 44 lira, müsteşar maaşındaki artış 167 lira, polis memurunun maaşındaki artış 71 lira, 7′nin 1′indeki doktor maaşındaki artış 68 lira, hemşire maaşındaki artış da 51 lira olacak.
Enflasyon farkı ve Temmuz zammıyla birlikte 15 Temmuzda 133,75 lira tutarındaki eş ve 2 çocuk yardımı ile asgari geçim indirimi dahil müsteşar maaşı 4.667 liradan 4.834 liraya, genel müdür maaşı 4.264 liradan 4.416 liraya çıkacak.
9′un 2′sindeki bir devlet memurunun yine aile ve çocuk yardımıyla birlikte eline 1.337 lira, hizmetlinin eline ise 1.298 lira geçecek.
3′ün 1′indeki baş komiser maaşı 2.330 liraya, 9′un 2′sindeki öğretmen maaşı 1.548 liraya, 1′in 4′ündeki bir profesör maaşı da 3.790 liraya yükselecek.
MEMUR MAAŞLARI
Maliye Bakanlığına göre, enflasyon farkı ve Temmuz zammıyla birlikte evli, eşi çalışmayan ve 2 çocuğu bulunan, bu çerçevede 133,75 lira aile ve çocuk yardımı alan, asgari geçim indirimi de buna göre hesaplanan bazı devlet memurlarının eski ve yeni maaşları şöyle:
MEMURLAR HAZİRAN MAAŞI TEMMUZ MAAŞI
(TL) (TL)
—————– —————- ————–
Müsteşar 1/4 4.667 4.834
Genel Müdür 1/4 4.264 4.416
Şube Müdürü 1/4 2.159 2.235
Memur 9/2 1.291 1.337
Memur 14/3 1.287 1.332
Hizmetli 13/3 1.254 1.298
Öğretmen 1/4 1.731 1.792
Öğretmen 9/2 1.496 1.548
Kaymakam 7/1 2.776 2.875
Başkomiser 3/1 2.251 2.330
Polis memuru 9/3 1.988 2.059
Uzman doktor 1/4 2.275 2.355*
Doktor 7/1 1.923 1.991*
Hemşire-Lise 11/1 1.457 1.508*
Mühendis-Büro 1/4 2.226 2.305
Teknisyen-Büro 12/3 1.458 1.509
Profesör 1/4 3.660 3.790
Arş. görevlisi 7/2 1.739 1.801
Avukat 1/4 2.428 2.514
*Sağlık personeli maaşının içinde ilgili mevzuat uyarınca ödenen
döner sermaye payları bulunmamakta, ancak 375 Sayılı KHK’nın ek
3. maddesi uyarınca kadro unvanına bağlı yapılan ödemeler yer almaktadır.
Popularity: 1% [?]
AK Parti’de Başesgioğlu önlemi
05 Temmuz 2010 Yazan merve_sultanEski Bakan Başesgioğlu’nun istifası sonrası AK Parti’de kopuşlar için önlem alındı. Risk altındaki 10-15 kadar vekil yakın markajda
Eski Bakan Murat Başesgioğlu’nun istifasının ardından iktidar partisinde yeni istifalar yaşanabileceği beklentisi parti yönetimini harekete geçirdi. İstifaların furyaya dönüşmemesi için önlem alınıyor. Parti içindeki etkili isimler muhalif bilinen milletvekillerini markaja aldı.
AK Parti’de demokratik açılım sürecine karşı olan ve kimi parti politikalarından rahatsızlığını gizlemeyen 10-15 kadar milletvekili bulunuyor. Bunların bir kısmının Anayasa değişikliği sürecinde parti kapatmayı zorlaştıran maddenin geçmemesi üzerine Faruk Koca’nın fireci milletvekilleri olarak listelediği isimler olduğu öne sürülüyor.
Koca’nın hazırladığı listede yer alan Vahit Erdem, Köksal Toptan, Murat Başesgioğlu, Reha Çamuroğlu, Hilmi Güler, Sadık Yakut, Kürşat Tüzmen gibi isimlerin partinin bazı politikalarına karşı çıktıkları sır değil.
Yine hükümet ve parti yönetimlerinde görev alamayan bazı kırgın milletvekilleri de risk yaratıyor. Bu arada bir sonraki seçimde liste şansı bulmayacağı kesinleşen bazı isimlerin de istifa edebileceği konuşuluyor.
Popularity: 1% [?]
Kalbin Zümrüt Tepelerinden
03 Temmuz 2010 Yazan merve_sultanGün bitiyor yine; boyun eğiyor Rabbine…Ben eğiliyorum,kuşlar susuyor.
Sözlerin en güzeli için bütün sözler terkedilmeli
Bu akşam Yasin ziyafetine imanla çarpan tüm yürekleri bekliyoruz.



Popularity: unranked [?]
Siper fotoğrafındaki önemli ayrıntı
03 Temmuz 2010 Yazan merve_sultan
Siperlere dikkatlice baktınız mı? Kılıçdaroğlu “Çömeleceksem niye gideyim?” demişti sözünü de tuttu. Ama bir farkla..
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun siper fotoğrafları tartışılıyor.. Sınır karakollarını ziyaret eden CHP liderinin durduğu siperlerin insan boyunda olması polemik konusu oldu.
Nitekim AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in siper boyunu işaret etmesi, çömelme tartışmasının devamı olacak gibi.
İNTERNETHABER.COM- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun siper fotoğrafları tartışılıyor.. Sınır karakollarını ziyaret eden CHP liderinin durduğu siperlerin insan boyunda olması polemik konusu oldu.
Nitekim AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in siper boyunu işaret etmesi, çömelme tartışmasının devamı olacak gibi.
KILIÇDAROĞLU’NA GÖRE SİPER
Bel boyunda olması gereken siperler, 1.60 metreyi aşınca, Kılıçdaroğlu’nun da çömelme endişesi kalmadı.. Görünen o ki asker Kılıçdaroğlu’nun gönlünü kırmamış..
BİLİNEN SİPERLERE HİÇ BENZEMİYORDU
Dahası da vardı. Siperler karakol önündeydi ve bildiğimiz diz boyu siperler yoktu.. Arazi de düzlüktü.. Yani Erdoğan’ın çıktığı Gediktep’deki meşhur sipere hiç ama hiç benzemiyordu.. Erdoğan’ın bulunduğu mevzii yüksek ama tepelerin ortasında hedefe açık bir noktaydı..
BAZI ÇUVALLAR DİKİNE
Çuvallar gelişi güzel dizilmişti, bazılarının da dikine konulması dikkatlerden kaçmadı.. Çuvallar üst üste hızlı bir şekilde atıldığı için siper yerine duvarı andırıyordu.
ÇUVALLAR GELİŞİGÜZEL
Siper fotoğrafı oluşturmak için duvarların üstüne gelişi güzel serilen çuvallar vardı. Çuvalların basık olmadığı bunun da yeni konulduğu izlenimi veriyordu. Siperin her iki tarafının da açık olması traji-komik bir görüntü oluşturdu..
İKİ FARKLI SİPER
Bir başka fotoğrafta ise iki siper vardı. Birisi diz boyunda çömelme hizasındaydı, onun çaprazında yer alan siper insan boyundaydı. Kılıçdaroğlu’nun gittiği siper de orası oldu..
GEDİKTEPE’Yİ SORMADI
Hürriyet gazetesine konuşan Kılıçdaroğlu, polemikle ilgili ilginç açıklamalarda bulundu. Ziyaret güzergahını askerin belirlediğini anlatan Kılıçdaroğlu, Gediktepe’ye niçin gitmediklerini sormadığını söylemişti.. Kılıçdaroğlu, “Genelkurmay Başkanı bizi en sıcak çatışma alanına götürmeyi daha uygun bulduklarını söyledi. O nedenle Sarıyaprak’a ve diğer bölgelere gittik.” şeklinde ifade kullanmıştı..

Popularity: 1% [?]
Cumhurbaşkanı Gül o saati aldı mı?
03 Temmuz 2010 Yazan merve_sultanCumhurbaşkanı Gül’ün pahalı bir kol saati aldığı yönünde haberler çıktı. Gül tartışmalar noktayı koydu.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Twitter’dan bir açıklama yaparak ’110 bin euro değerinde saat aldığı’ yönündeki iddiayı yalanladı.
Gül, bugün gönderdiği iki ayrı “tweet”te şöyle dedi:
“Bugün sabah gazeteleri okurken saat ile ilgili haberi gördüm. Hayretler içinde kaldım. Kesinlikle böyle bir şey doğru değildir. Ben zaten pahalı saat kullanmayı sevmiyorum.”
İddia nereden çıktı?
Rotsap Saatçilik ve Kuyumculuk’un patronu Mehmet Ali Bal, dünyaca ünlü lüks saat markası Montblanc’ın fiyatları 110 bin euro’ya varan özel saatlerinden birini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün aldığını açıkladı.
Kişiye özel olarak sadece 1 adet üretilen ünlü Montblanc saatlerinin Villeret 1858 Koleksiyonu’nun 11 adedinin Türkiye’de satılacağı ve bunlardan birinin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından satın alındığı haberleri bugün çeşitli gazetelerde yayımlandı.
Popularity: unranked [?]
Hollanda Brezilya’yı evine gönderdi
03 Temmuz 2010 Yazan merve_sultanHollanda, ilk yarısını 1-0 geride kapattığı maçta; Brezilya’yı 2-1 mağlup ederek adını yarı finale yazdırdı.
2010Dünya Kupası’nda çeyrek finalde Hollanda ile Brezilya çarpışıyor. Port Elizabeth’deki 46 bin seyirci kapasiteli Nelson Mandela Stadı’nda saat 17.00′de başladı. Karşılaşmayı Japon Yuichi Nishimura yönetti
MAÇIN ÖNEMLİ ANLARI
Dakika 8: Brezilya golü attı karar ofsayt, hakem bayrağını geç kaldırıncça tepki gördü topu ağlara gönderen Robunho idi…
Dakika 10: Robinho attı durum 1-0 oldu. Derinlemesine Melo’dan pas Robinho sarktı top ağlarda 1-0 oldu…
Dakika 16: Hollanda atağı Robben yerde karar faul hakem Bastos’u sert bir dille uyardı… Serbest vuruşu Van Persie kullandı top üstten dışarı çıktı…
Dakika 24: Brezilya atağı Maicon’dan Kaka’ya Kaka ceza sahası içinde yerde karar devam…
Dakika 31: Brezilya etkili geldi en son Kaka ceza sahasına girerken vurdu kaleci mükemmel çıkardı…
Dakika 45: Maçın ilk yarısı Brezilya’nın 1-0 üstünlüğü ile sona erdi…
Dakika 53: Hollanda beraberliği sağladı.. Sağ kanatatn Sneijder’in ceza sahasına yaptığı ortada melo ve kaleci Cesar birbirinin dengesini bozdu.. Melo’nun kafasına çarpan top ağrala gitti..
Dakika 63: Ceza sahasına giren Sneijder, topu Lucio’nun üzerinden aşırmak istedi ancak başaramadı.. Hollanda, Lucio’nun topa elle müdahale ettiğini belirterek penaltı bekledi ancak hakem aynı görüşte değil..
Dakika 68: Hollanda öne geçti.. Sağ köşeden Robben’in ceza sahasına ortaladığı kornerde ön direkte Kuyt’ın aşırttığı topu Sneijder kafayla ağlara gönderdi.. 2-1.
Dakika 81: Hızlı gelişen atakta van Persie’nin ceza sahasına gönderdiği derin pasta Kuyt’ın uzağına düşen top kalecide kaldı..
Dakika 87: Rakip yarı alanın ilk metrelerinden aldığı top sonrası çalımlarla ilerleyen Kuyt, ceza sahasına girdi, Juan yatarak müdahaleyi yaptı ve tehlikeyi önledi..
Ve maç sona erdi.. Brezilya’yı 2-1 yenen Hollanda, Dünya Kupası’nda ilk yarı finalist oldu..
HOLLANDA: 2 – BREZİLYA: 1
Popularity: unranked [?]
PKK pusu kurdu kendileri vuruldu
03 Temmuz 2010 Yazan merve_sultanCizre’de pusu kurmaya çalışan iki terörist son anda farkedildi, ortalık kan gölüne döndü.
Şırnak’ın Cizre ilçesinde pusu kuran 2 terörist ile güvenlik güçleri arasında çatışma yaşandı. Olayla ilgili soruşturma sürerken bölgedeki operasyonlar hala sürüyor.
Cizre köprüsünün başında pusu kuran 2 teröristin güvenlik güçleriyle çatıştığı öğrenildi. Teröristleri gören güvenlik güçlerinin, PKK’lılara “dur” dediği, teröristlerin silahla karşılık verdiği bildirildi. Yaşanan çatışmada bir terörist öldürüldü, diğeri de sağ olarak ele geçirildi.
Gündüz ortasında yaşanan olay bölgesine vatandaşlar akın etti. Öldürülen teröristi uzmanlar olay yerinde inceleme yaptıktan sonra otopsi için ambulansla Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Sağ olarak ele geçirilen terörist ise güvenlik güçleri tarafından Cizre Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
1 TERÖRİST TESLİM OLDU
Öte yandan Şırnak’ın Silopi ilçesinde bir teröristin teslim olduğu bildirildi.
Edinilen bilgiye göre, Cudi Dağı’nda, içerisinde bulunduğu gruptan kaçan terör örgütü PKK üyesi E.O. (22) güvenlik güçlerine teslim oldu.
Yaklaşık 3 yıldır terör örgütünün dağ kadrosunda yer aldığı bildirilen E.O’nun birkaç sefer kaçmaya teşebbüs ettiği ancak örgüt üyelerince yakalandığı bildirildi.
Örgüt üyesi E.O’nun, ifadesi alınmak üzere Şırnak’a götürüldüğü öğrenildi.
Popularity: 1% [?]
Kılıçdaroğlu o sipere neden girmedi?
03 Temmuz 2010 Yazan merve_sultanCHP lideri komutanlarla birlikte, sınır bölgesine uçtu. Kılıçdaroğlu Erdoğan’ın çıktığı siperde yoktu..
Başbuğ’a Gediktepe’yi ziyaret isteğini daha önce ifade eden Kılıçdaroğlu, o sipere çıkmadı.. Onun yerine sınır bölgesindeki Sarıyaprak bölgesini ziyaret etti.. Ziyaret güzergahını askerin belirlediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, Gediktepe’ye neden götürülmediklerini sormadığını belirtti.
“ANKARA’DA ÇÖZÜLMEZ”
Kılıçdaroğlu, gezi sonrasında Milliyet’e yaptığı değerlendirmede “Sorunun Ankara’da oturarak çözülemeyeceğini, herhalde Sayın Başbakan da biliyordur. Benim gördüğüm asker işini yapıyor ama terörü sona erdirmek sadece askerin işi değil. Akılcı politikaların üretilmesi, toplumsal boyutun görülmesi bölge halkının sorunlarına çözüm bulunması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sınır bölgesine yaptığı ziyaretle ilgili olarak, ”Bu gezi CHP’nin terörü önleme ve terörle mücadele konusundaki kararlılığının ne kadar haklı olduğunu bir kez daha göstermiştir” değerlendirmesinde bulundu.
CHP Genel Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Kılıçdaroğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, 2. Ordu Komutanı Orgeneral Necdet Özel ve CHP Genel Sekreteri Önder Sav, Ankara’dan saat 9.00′da askeri uçakla hareket etti.
Siirt Havaalanı’ndan helikopterle Pervari ilçesine geçen Kılıçdaroğlu, Doğan Köyü’ne gitti. Üç şehit veren köy halkına ve şehit yakınlarına taziyelerini ileten Kılıçdaroğlu, köylülerin sorunlarını dinledi. Köylüler, Kılıçdaroğlu’ndan yol, su ve sağlık sorunlarına çözüm istedi.
KILIÇDAROĞLU SIFIR NOKTASINA İNDİ
Kılıçdaroğlu ve Sav, önceki gece bir üsteğmen ile bir uzman çavuşun şehit olduğu Sarıyaprak Karakolu’na giderek, şehit üsteğmen ve şehit uzman çavuşun silah arkadaşlarına baş sağlığı diledi. Kılıçdaroğlu, burada TSK’nın ve güvenlik güçlerinin terör örgütüne karşı verdikleri mücadelenin önemine dikkati çekti.
Asker öyle uygun görmüş
Hürriyet gazetesine konuşan Kılıçdaroğlu, polemikle ilgili ilginç açıklamalarda bulundu: “Şemdinli’nin Gediktepe Mevzileri yerine başka bölgeleri ziyaret edeceğimizi sabah havaalanına geldiğimizde Sayın Genelkurmay Başkanı’ndan öğrendik. Pilotlara bile Siirt Havaalanı’na inecekleri son anda söylenmiş. Neden Gediktepe’ye gitmediğimizle ilgili bir soru sormadık. Çünkü biz onların davetlisiydik. Sayın Genelkurmay Başkanı bizi en sıcak çatışma alanına götürmeyi daha uygun bulduklarını söyledi. O nedenle Sarıyaprak’a ve diğer bölgelere gittik.”
O SİPERE ÇIKMADI
Başbuğ’a Gediktepe’yi ziyaret isteğini daha önce ifade eden Kılıçdaroğlu, o tepeye çıkmadı.. Kılıçdaroğlu Pervari’de saldırıya uğrayan taburu ziyaret etti ardından da sınır karakollarında incelemelerde bulundu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sınır bölgesini ziyareti sırasında, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile sıfır noktasındaki karakolun askerleriyle birlikte öğle yemeği yedi.
PERVARİ’DE SALDIRIYA UĞRAYAN TABURA ZİYARET
CHP Genel Merkezinden yapılan yazılı açıklamada, Kılıçdaroğlu’nun, bir üstteğmen ile uzman çavuşun şehit olduğu, bir astsubay ile askerin yaralandığı Siirt’in Pervari ilçesi Doğan köyü yakınlarında konuşlu komando taburunu ziyaret ettikten sonra sınır bölgesine ziyaretini sürdürdüğü bildirildi.
ASKERLERE MORAL VERDİ
Kılıçdaroğlu’nun, şehitlerin silah arkadaşlarına başsağlığı dilediği,birlikteki subay, astsubay, uzman çavuş ve askerlerin terör örgütüne karşı verdikleri mücadelenin önemine dikkat çektiği, bu mücadelede gösterdikleri kararlılığı övdüğü bildirildi.
“TERÖRLE MÜCADELE KONUSUNDAKİ KARARLILIK”
Kılıçdaroğlu, ziyaretiyle ilgili yaptığı değerlendirmede, silahlı kuvvetlerin, karakolların ve sınır birliklerinin terörle mücadele konusundaki kararlılıklarına şahit olduklarını ifade etti.
Asker ne demişti?
“Orası düzenli bir cephe, mevzi değil. Türkiye-Irak sınırının tam üzerinde sıfır hattıdır. Mevzinin güneyi Irak’ın kuzeyi. Her zaman birkaç terörist veya keskin nişancı civarda olabilir. Mevzilerdeyken Türkiye Başbakanı ve komutanlarını tehdide açık bir şekilde ayakta tutmak doğru bir hareket tarzı olmazdı. Kısacası bu askeri bir gereklilik. ”
Kendisine verilen brifingde, Irak’tan sızmalara ve Kuzey Irak’taki otorite boşluğuna dikkat çekildiğini ve bu konunun mutlaka değerlendirilmesinin istendiğini belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
”Bu temas ve incelemeler bize göstermiştir ki siyaset bu kadar ciddi sorunlara rağmen maalesef çözüm üretememiştir. AKP de bu olayı siyasi bir malzeme olarak kullandığı için sorunu çözememiş ve bu kritik noktaya gelinmesine neden olmuştur. Bu gezi CHP’nin terörü önleme ve terörle mücadele konusundaki kararlılığının ne kadar haklı olduğunu bir kez daha göstermiştir. Geziden çok önemli değerlendirmeler ve notlarla ayrıldık
Popularity: 1% [?]
Kılıçdaroğlu türbana dolandı
03 Temmuz 2010 Yazan merve_sultanKılıçdaroğlu’nun türban çıkışı 24 saat geçmeden sona erdi. CHP liderinin zikzak çizmesi kafaları karıştırdı..
Kılıçdaroğlu’nun türban sorununda geri adım atması kamuoyunun gündeminde.. Kılıçdaroğlu’nun net bir fikre sahip olmaması köşe yazarlarını kızdırdı.
Bugün gazetelerin köşe yazarlarının önemli bir bölümü, Kılıçdaroğlu’nun türban konusunda önce ileri sonra attığı geri adımı yazdı. Yazarlar sadece türban sorununda değil terör ve Dersim tartışmasında da geri adım attığını söylediler..
Radikal gazetesinde iki gün önce yer alan röportajda Kılıçdaroğlu, “Onu bize bıraksınlar. Terörü de çözeceğiz, türban sorununu da çözeceğiz.” demişti. Haberin yayınlanmasının ardından akşam saatlerinde CHP’den “Kızlar türbanla üniversiteye gidecek ifadesi kullanılmamıştır” şeklinde açıklama yapılmıştı.
Ahmet Hakan (Hürriyet): Ne diyeyim
O Kemal Bey değil miydi, Onur Öymen’in Dersim’in bombalanmasını örnek göstermesine önce “Dur bakalım ahbap… Bize Dersimli derler…” diye efelenen ama sonra zoru görünce anında tornistan eden?
O Kemal Bey değil miydi, Güneydoğu kentlerinden birinde “genel af” diyen, sonra yine zoru görünce çark eden?
Kısacası…
Hata benimdi, günah benimdi, suç benimdi.
İşin detaylarına girmeyeceğim.
“Öyle demedim, böyle dedim” gibi, “Söylediğim o anlama gelmezdi” gibi mırın kırınlarla uğraşacak mecalim yok.
Sonuçta olan şudur:
Kemal Kılıçdaroğlu, aslında “Üniversitelerde türban özgür olmalı” diye düşünürken, bunu bir türlü ifade edememektedir.
Neden?
Çünkü parti tabanının türbana kıl olduğunu bilmektedir ve gelebilecek tepkilerden çekinmektedir.
AK Parti tabanı da Avrupa Birliği’ne acayip kıldı… Ama Tayyip Erdoğan liderlik yapıp o tabanı değiştirip dönüştürdü.
Liderlik böyle bir şey değil midir?
Tabanının saçma bulduğun duyarlılığına esir mi olacaksın, yoksa tabanını dönüştürecek misin?
Yazının tamamını okumak için tıklayın
Mahmut Övür (Sabah): Yine olmadı Kemal Bey
Aslında bu soruyu İstanbul seçimleri döneminde Kemal Kılıçdaroğlu’na defalarca sordum. Hep aynı yuvarlak cevabı aldım; “Türbanı siyasete alet etmesinler bu sorun çözülür…”
Aynı şey Kürt meselesi için de geçerli. “Silah bıraksınlar Kürt sorunu çözülür…”
İyi de silahı nasıl bıraktıracaksınız? “Silahı bırak” deyince PKK silahları bırakacak mı? Eğer o kadar kolaysa şimdi söyleyin de bari genç insanlar ölmesin…
İşin doğrusu Kemal Kılıçdaroğlu, hiçbir şey söylemeden çok şey söylemiş gibi yapıyor.
Bu yüzden “Nasıl çözersiniz, şimdi sürece neden destek vermiyorsunuz?” sorusuna bir cevap vermiyor. Biraz da sayenizde “avanta”dan siyasette bir yerlere gelmek böyle bir şey demek ki…
Kısaca hayalinizdeki Kemal’le gerçek Kemal’in buluşması pek kolay görünmüyor.
Popularity: unranked [?]

