Sinema’ için Arşiv

Senaryo Kitabı’na büyük ödül

03 Mayıs 2010 Yazan merve_sultan

Pana Film Yayınları’nın ilk eseri “Senaryo Kitabı” ile Öktem Başol, “Sinema Kültürüne Katkı” ödülünün sahibi oldu.

Pana Film Yayınları’nın ilk eseri “Senaryo Kitabı” ile Öktem Başol, Anadolu Üniversitesi tarafından düzenlenen 12. Uluslararası Eskişehir Film Festivali’nde “Sinema Kültürüne Katkı” ödülünün sahibi oldu.

Anadolu Üniversitesi 12. Uluslararası Eskişehir Film Festivali, 1 Mayıs’ta gerçekleşen açılış töreni ile başladı. Açılış töreninde, Öktem Başol, “Senaryo Kitabı” ile Sinema Kültürüne Katkı Ödülü’nü alırken, festivalin Onur Ödülleri Cüneyt Arkın ile Zuhal Olcay’a; Sinemaya Emek Ödülleri de Hilmi Etikan ve Sadi Çilingir’e verildi.

Sinema Kültürüne Katkı Ödülleri adı altında dördüncüsü gerçekleştirilen yarışmada sinema kitapları, makaleleri ve televizyondaki sinema programları yarıştı. Sinema üzerine düşünen, yazan, araştıran sinema kültürünü ödüllendirmeyi amaçlayan bu yarışmada ödül, Pana Film Yayınları’nın ilk eseri “Senaryo Kitabı” ile Öktem Başol’a verildi.

Pana Film Yayınları, sinema sektörüne yönelik başucu eserleri çıkarmayı hedeflerken hem akademik, hem de çoğunluğun benimseyeceği kitapları okurlarıyla buluşturuyor. Pana Film Yayınları’nın ilk eseri “Senaryo Kitabı”, öykülü film yazmak isteyen her yaştan insan için kaynak niteliği taşıyor. Eser, senaryo yazmanın kurallarını, biçim ve içerik özelliklerini, dramatik yazım tekniklerini sokaktaki insanın anlayabileceği özellikte sunmayı amaçlıyor. Bunun için, yerli ve yabancı bine yakın film örneği kullanılarak, okuyucunun kendi seyrettiği filmler ve senaryo kuralları arasında ilişki kurabilmesi hedefleniyor.

Popularity: 1% [?]

12 YILDIR TEK BAŞIMAYIM!

05 Nisan 2010 Yazan merve_sultan

12 YILDIR TEK BAŞINA!… ÜNLÜ SANATÇI EMEL SAYIN, 12 YILDIR ERKEK ARKADAŞI OLMADIĞINI AÇIKLADI!…

“Senin Hikayen” programına konuk olan Emel Sayın, “12 yıldır erkek arkadaşım yok. Doğru bulmadığım ama çok da hoş bir ilişkim oldu. Fakat beni çok yordu. Bir daha da öyle bir ilişkiyi gönlüm istemedi” dedi.

image Emel Sayın

Popularity: 1% [?]

Yeni Frangman

02 Nisan 2010 Yazan PATRON

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

  Recep İvedik 3-Yeni Frangmanrecek ivedik 3 izle, recep ivedik3 sinema çekimi,

Popularity: 1% [?]

Bu hafta sinemalarda!!!

19 Mart 2010 Yazan merve_sultan

Bu hafta 6 film vizyona girdi. İşte kaçırmamanız gereken o filmler…

Bahadır Boysal’ın çizdiği ünlü karakterin sinema uyarlaması ‘Büşra’, gerçek yaşamdan esinlenenrek çekilen ‘Köprüdekiler’, iki varoş delikanlısının hikayesini anlatan ‘Kara Köpekler Havlarken’ ve George Clooney, Jeff Bridges ve Kevin Spacey gibi yıldızların yer aldığı ‘Özel Kuvvetler’ haftanın öne çıkanları…

BÜŞRA
Alper Çağlar’ın yönettiği ve Mine Kılıç, Tayanç Ayaydın, Çiğdem Batur ile Coşku Cem Akkaya’nın oynadığı ‘Büşra’, 4 yalnız insanın farklı bakış açılarını anlatıyor.

Büşra ile Yaman’ın tüm engellere ve ideolojik farklılıklara rağmen önüne geçemedikleri aşkını anlatan filmin konusu şöyle:

‘Büşra, üniversiteden mezun olmuş, muhafazakar ve varlıklı bir ailenin türbanlı kızı, Yaman liberal bir gazeteci, Ferit ise Büşra’nın ailesinin sıcak baktığı bir damat adayıdır. Alara, Yaman ile ilişkisini kaybetmemek için her şeyi yapabilecek bir genç kadındır. Tüm farklılıklara rağmen Büşra ile Yaman arasında özlerinde yer alan benzerliklere göre değer kazanan naif bir aşk alevlenir.’
KÖPRÜDEKİLER

Aslı Özge’nin yönettiği ve Fikret Portakal, Murat Tokgöz, Umut İlker ile Cemile İlker’in oynadığı ‘Köprüdekiler/Men On The Bridge’, gerçek yaşam öyküsünden esinlenilerek senaryolaştırıldı.

28. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin ulusal yarışma bölümüne seçilen filmin konusu şöyle:

‘Uzunca saçları ve yüzüğüyle Fikret, Boğaziçi Köprüsü’nde gizlice gül satarak hayatını kazanır. Umut, Taksim-Bostancı hattında işleyen bir dolmuşta şoför olarak çalışmaktadır. Kayseri’den Boğaziçi Köprüsü’ne trafik polisi olarak atanmış olan Murat ise kendini yalnız hisseder. Şehrin varoşlarında yaşayan Fikret, Umut ve Murat’ın hayalleri birbirlerinden habersiz, her gün milyonlarca İstanbullu ile kesişir.’
KARA KÖPEKLER HAVLARKEN

Mehmet Bahadır Er ile Maryna Gorbach’ın yönettiği ve Cemal Toktaş, Volga Sorgu, Erkan Can, Ayfer Dönmez, Murat Daltaban, Mehmet Usta, Ergun Kuyucu, Taylan Ertuğrul ile Muhammed Cangören’in oynadığı ‘Kara Köpekler Havlarken/Black Dogs Barking’, iki varoş delikanlısının hikayesini anlatıyor.

Gerçek mekanlarda çekilen ve çoğunlukla gerçek karakterlerin rol aldığı film, Selim ve Çaça’nın şehrin kanunsuzları arasından sıyrılarak yaptıkları sınıf atlama mücadelesini işliyor. Filmde Çeliktepe, Gültepe, Seyrantepe halkı da oynuyor. Filmin dünya prömiyeri Rotterdam Film Festivali’nde yapıldı.

ÖZEL KUVVETLER

Grant Heslov’un yönettiği ve George Clooney, Jeff Bridges, Ewan McGregor ile Kevin Spacey’nin oynadığı ‘Özel Kuvvetler/The Men Who Stare at Goats’, garip günlük hikayeler peşinde koşan bir gazetecinin kendisini özel kuvvetler arasında bulmasını konu alıyor.

Gazeteci Cassady’nin maceralarını anlatan filmin konusu özetle şöyle:

‘Güçlü bir haber peşindeki Wilton’un yeni tanıştığı Cassady’ye göre, yeni dünya ordusunun farklı savaş yöntemleri vardır. Savaşçı Rahipler adlı birlik düşmanın zihnini okuma, duvardan geçme gibi yeteneklere sahip özel kişilerden oluşmuştur. Cassady’nin görevi ortadan kaybolan program yaratıcısı Django’yu bulmaktır. Wilton da Cassady’nin peşine takılır.’

SEVGİLİ JOHN

Lasse Hallström’ün yönettiği ve Amanda Seyfried, Channing Tatum, Henry Thomas ile Richard Jenkins’ın oynadığı ‘Sevgili John/Dear John’, iki gencin savaş ortamında ilerleyen aşkını beyaz perdeye aktarıyor.

Savaşa ve aralarındaki mesafelere rağmen iki gencin aşkını anlatan filmin konusu şöyle:

‘John Tyree, orduya yazılır ve evden ayrılır. Gitmeden önce, hayır kurumlarında çalışan üniversite öğrencisi Savannah ile tanışır. Tesadüfler onları hep karşı karşıya getirir. Aralarındaki ilişki kıskançlık nedeniyle bozulur gibi olsa da John genç kızın kalbini kazanmayı başarır. Ancak 11 Eylül’den sonra John orduya çağrılmıştır. Aralarındaki ilişki artık mektuplarla ilerleyecektir.’

DERSİMİZ ATATÜRK

Hamdi Alkan’ın yönettiği ve Halit Ergenç, Çetin Tekindor ile Batuhan Karacakaya’nın oynadığı ‘Dersimiz Atatürk’, Türkiye’nin en özel dönemini ve tarihin en çok takdir edilen liderini naif bir bakış açısıyla anlatıyor.

Senaryosunu ‘Şu Çılgın Türkler’, ‘Diriliş’ ve ‘Cumhuriyet’ kitaplarının yazarı olan Turgut Özakman’ın kaleme aldığı filmin konusu şöyle:

‘İlköğretim 5. sınıfta okuyan bir grup çocuğa Atatürk’ü daha iyi anlamaları için ödev verilir. Onlar için öğretici olan bu yolculukta önderleri tarihçi ‘Dede’dir. Çocuklara Mustafa Kemal’in çocukluğunu, okul hayatını, askerlik kariyerini anlatır. Onları Kurtuluş Savaşı’nın en önemli cephelerine götürür, Türk halkının eşsiz kahramanlarıyla tanıştırır.’ 

 

[Image.jpg] 

 seslisemt size iyi seyirler diler!!!

Popularity: unranked [?]

İşte sinemanın kötüleri’..?

08 Mart 2010 Yazan merve_sultan

82. Oscar ödülleri töreni bu gece ABD’nin Los Angeles kentinde düzenlenecek.

AA


Amerikan sinemasının “en kötülerinin”
ödüllendirildiği “Ahududu Ödülleri” (Razzie Award), geleneğe
uygun biçimde,
Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisinin “en iyileri” seçtiği Oscar
ödüllerinden bir
gün önce açıklandı.

“The Blind Side” filmindeki rolüyle Oscar’ın önde gelen en iyi kadın
oyuncu adayları arasında bulunan Sandra Bullock’a, “All About Steve” filmindeki
rolünden dolayı “en kötü kadın oyuncu” ödülü verildi.

Oscar’ın gösterişliliğine karşı 1980′den bu yana verilen “Ahududu
Ödülleri”nin dağıtım törenine diğer adayların aksine Bullock da katıldı.

“The Blind Side” filmindeki rolüyle en iyi kadın oyuncu ödülüne aday olan
Bullock, Oscar’ı da alması durumunda, iki ödülü aynı yıl alan ilk oyuncu
olacak.

Halle Berry, hem Oscar, hem de Ahududu kazanmıştı, ancak bu iki zıt ödüle
aynı yıl layık görülmemişti.

2009 Ahudu Ödüllerinin sahiplerinin listesi şöyle:
En kötü film: Transformers: Revenge of The Fallen
En kötü yönetmen: Michael Bay (Transformers: Revenge of the Fallen)
En kötü erkek oyuncu: The Jonas Brothers (Jonas Brothers: The 3-D Concert
Experience)
En kötü kadın kadın oyuncu: Sandra Bullock (All About Steve)
En kötü yardımcı erkek oyuncu: Billy Ray Cyrus (Hannah Montana: The
Movi)
En kötü yardımcı kadın oyuncu ödülü: Sienna Miller (G.I. Joe: The Rise of
Cobra)
En kötü çift: Sandra Bullock ve Bradley Cooper (All About Steve)
Eh kötü senaryo: Transformers: Revenge of the Fallen
En kötü makyaj: Land of the Lost
82. Oscar ödülleri törenleri de bu gece ABD’nin Los Angeles kentinde
düzenlenecek.

Popularity: 1% [?]

Katilmi Bulun!!!

08 Mart 2010 Yazan merve_sultan
Lovely Bones
Lord of the Rings’in yönetmeni Peter Jackson’dan yeni bir film… Oscarlı rejisörün son filmi Lovely Bones’u Öktem hocayla konuştuk…

Ali Buhara Mete: Alice Sebold’un romanından sinemaya aktarılan The Lovely Bones, Yüzüklerin Efendisi filminin yönetmeni Peter Jackson tarafından çekildi. New York Times, Guardian gazeteleri bu filmi eleştiri bombardımanına tutarken, azınlık kalan kesim de beklentilerin yüksekliğinden filmin hayal kırıklığı yarattığını savunuyor. Kendi adıma söylemem gerekirse son zamanlarda izlediğim en sıkıcı ve kötü filmlerden bir tanesiydi diyebilirim. Siz filmi nasıl buldunuz? Eğer kötüyse bunun en önemli sebebi ne olabilir?

Öldürülen karakter asla başkarakter olamaz

Öktem Başol: Film romana fazla sadık kalmaya çalışmış en önemli sorun orada, romanı da okudum ben. Roman daha birinci sayfada filmde başladığı gibi başlıyor. Ben 13 yaşında bir genç kızım ve şu tarihte öldürüldüm diye başlıyor. Ondan sonra kendi çevresini, hayatını, onu kimin öldürdüğünü safha safha anlatırken romanda daha fazla takip edebiliyorsun çünkü kendin oluşturuyorsun o çevreyi. Hâlbuki burada öyle değil, burada her şeyi, kimin öldürdüğünü öğreniyorsun. Kimin öldürdüğünü öğrendikten sonra ister istemez seyircinin aklı bunun anketine gidiyor. Ne olacak bundan sonra, nasıl bir anket yapılacak, kız bulunacak mı, kötü adam madem biliniyor kötü adamdan şüphelenen biri olacak mı? Burada ciddi anlamda sorun, romanda öldürülen başkarakter olabilir ama bir filmde öldürülen karakter asla başkarakter olamaz. Öldürülüyor zaten. Başkarakterin romanda babası veya bir polis olması lazım. Ama sorun şu; bir başkarakter almak demek öyle laf olsun beri gelsin diye almak demek değil. Yani babayı başkarakter düşünsek dahi filmde önemli olan başkarakterle seyirciyi özdeşleştirebilmek. Dolayısıyla başkarakteri sık bir şekilde niyetini gerçekleştirirken görebilmek. Halbuki yönetmen durmadan keserek babanın üzerindeki fokusu çok az göstererek durmadan olayın akışına bırakmayarak, kötü adama yeterli derecede tehdit üretmeyerek (sadece sonlarına doğru) daha önce hiçbir tehdit yok.

Popularity: -0% [?]

From Paris With Love

02 Mart 2010 Yazan merve_sultan

salut..seslisemt

arréter avec vo connerie ce film est bien..

Popularity: 1% [?]

Kemal Sunal Sener Sen Bir Arada

21 Şubat 2010 Yazan PATRON

sinema – fragman – gulyabani | izlesene.com

Popularity: 1% [?]

İlyas Salman ve Sener Sen Atısıyor

21 Şubat 2010 Yazan PATRON

sinema – fragman – şener şen ve ilyas salman atiŞma | izlesene.com

Popularity: 1% [?]

Kurtlar Vadisi Gladio Müzikleri

20 Şubat 2010 Yazan merve_sultan

seslisemt farkiyla Kurtlar Vadisi Gladio Müzikleri

Popularity: 1% [?]

Krtlar Vadisi Gladio 10

20 Şubat 2010 Yazan merve_sultan

seslisemt farkiyla 

KURTLAR VADISI GLADIO FILMI 10.KISIM PART 10 (2009)

Popularity: 1% [?]

sesli chat girisi