Turk | wWw.SesliSemt.Com

turk’ için ArÅŸiv

Tarih kader deÄŸiÅŸtirenler

07 Haziran 2010 Yazan koroglu-14-

07/06/1557   Olay   Mimar Sinan tarafından inşa edilen, Süleymaniye Camii açıldı.
07/06/1848   Doğum   Fransız ressam Paul Gaugin.
07/06/1866   Olay   Anadolu’da kurulan ilk demiryolu hattı olan İzmir-Aydın demiryolu açıldı.
07/06/1914   Olay   Atlas Okyanusu’yla Büyük Okyanusu birbirine baÄŸlayan Panama Kanalı gemilere açıldı.
07/06/1920   Basın Yayın   Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü kuruldu.
07/06/1929   Olay   Vatikan, bağımsız devlet oldu.
07/06/1929   Olay   Ramsay MacDonald İngiltere’nin ikinci İşçi Partisi hükümetini kurdu.
07/06/1942   Olay   Amerika Birleşik Devletleri Midway Adası yakınlarındaki deniz savaşında Japonları yendi.
07/06/1942   Olay   Etimesgut fabrikasında yapılan ilk Türk uçağı havalandı.
07/06/1943   Olay   Tifüs salgını baÅŸladı. 7 Haziran günü İstanbul’da bazı sinemalar kapatıldı ve eskicilerin satış yapması yasaklandı.
07/06/1943   Olay   İtalyan askerleri Arnavutluk’tan çekilmeye baÅŸladı.
07/06/1945   Olay   Çalışma Bakanlığı kuruldu. Türkiye‘nin ilk Çalışma Bakanı Konya Milletvekili Profesör Sadi Irmak oldu.
07/06/1945   Olay   Rıdvan Nafiz Ergüer, Kasım Gülek ve Ahmet Kutsi Tecer Cumhuriyet Halk Partisi genel yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiler.
07/06/1956   Olay   Demokrat Parti hükümetinin hazırladığı yeni Basın Kanunu Mecliste kabul edildi. Hürriyet Partisi adına konuÅŸan Turan GüneÅŸ, “Bu kanunla, deÄŸil basın özgürlüğü, basın bile kalmayacak” dedi.
07/06/1957   Olay   Cumhuriyet Halk Partisi Genel BaÅŸkanı İsmet İnönü “Dini siyasete alet etmeyi bazı politikacılar bir vasıta zannediyorlar” dedi.
07/06/1962   Olay   100 kadar işsiz hamal İstanbul Vilayet binasına yürüyüş yaptı.
07/06/1964   Olay   26 ilde kısmi senato seçimleri yapıldı. Adalet Partisi 31, Cumhuriyet Halk Partisi 19, bağımsızlar 1 senatörlük elde etti.
07/06/1967   Ölüm   Ankara Sanat Tiyatrosu’nun kurucusu ve sanat yönetmeni Asaf ÇiÄŸiltepe.
07/06/1977   Olay   Semiha Yankı 13. Uluslararası Altın Orfe Åžarkı Yarışması’nda birinci oldu.
07/06/1977   Olay   İşadamı Vehbi Koç “Hükümeti Cumhuriyet Halk Partisinin kurması yararlı olur” dedi.
07/06/1978   Olay   12 Mart dönemi askeri savcılarından Yaşar Değerli otomobiline konan bombayla yaralandı.
07/06/1980   Ölüm   ABD‘li yazar Henry Miller.
07/06/1982   Olay   Türkiye‘nin Lizbon BüyükelçiliÄŸi İdari AteÅŸesi Erkut Akbay uÄŸradığı silahlı saldırı sonucu öldü.
07/06/1983   Olay   Milli Güvenlik Konseyi kısa adı HP olan Halkçı Parti ve kısa adı ANAP olan Anavatan Partisi’nin 7′ÅŸer kurucu üyesini veto etti.
07/06/1985   Olay   Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Yönetim Kurulu, parlamento dışındaki partilerin etkinliklerini yayınlamama kararı aldı.
07/06/1987   Ölüm   Şair Cahit Zarifoğlu.
07/06/1990   Olay   Sosyal Demokrat Halkçı Parti’den (SHP) istifa eden 10 milletvekili Halkın Emek Partisi’ni (HEP) kurdu. İlk Genel BaÅŸkan Fehmi Işıklar’dı. HEP 3 yıl sonra 14 Temmuz günü Anayasa Mahkemesi’nce kapatıldı.
07/06/1994   Olay   Sosyetenin ünlü ismi Ayşegül Tecimer tarihi eser kaçakçılığından gözaltına alındı.
07/06/1994   Ölüm   İngiliz yazar Dennis Potter.
07/06/1995   Olay   Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, Türk vatandaÅŸlarına, bulundukları ülke vatandaÅŸlığına geçme hakkı veren yasa kabul edildi.
07/06/1995   Olay   Ankara Musevi Cemaati Başkanı Profesör Yuda Yürüm arabasına konulan bombanın patlamasıyla yaralandı.
07/06/1996   Olay   Hükümeti kurma görevi 9. CumhurbaÅŸkanı Süleyman Demirel tarafından Refah Partisi Genel BaÅŸkanı Necmettin Erbakan’a verildi.
07/06/1999   Olay   Ankara Emniyeti’ndeki “telekulak” ÅŸebekesinin BaÅŸbakan Bülent Ecevit‘in gizli ev telefonunu bile izlemeye aldığı ortaya çıktı.
07/06/2000   Olay   Yunanistan‘da hükümet Avrupa BirliÄŸi’ne girildikten sonra verilecek yeni kimliklerde din hanesini kaldırma kararı aldı. Bu karar üzerine Yunan Ortadoks Kilisesi, geçen yıl bugün, halka protesto çaÄŸrısı yaptı.

Popularity: unranked [?]

Pis yahudi’ye sanal savaÅŸ

01 Haziran 2010 Yazan koroglu-14-

Türk bilgisayar korsanları, İsrail Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın internet sitesinin de aralarında bulunduÄŸu yaklaşık 300 İsrail sitesini çökertti

İsrail’in Gazze’ye insani yardım taşıyan gemilere saldırması, Türk bilgisayar korsanlarını harekete geçirdi. Bilgisayar korsanları, İsrail Deniz Kuvvetleri Komutanlığı resmi internet sitesi “www.navy.idf.il” adresini çökerterek, sitenin giriÅŸ sayfasına Türkiye ve Filistin bayrağı taşıyan bir gemi resmini koydu ve resmin üzerine “Sanal Protestolar Devam Edecek. Her ÅŸey Filistin İçin…Akıncılar” yazdı.

Türk bilgisayar korsanlarının yaklaşık 300 İsrail internet sitesini çökerttiği öğrenildi.

Popularity: 1% [?]

Turk Doktorlari…

27 Mayıs 2010 Yazan merve_sultan

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

İzmir’deki Tepecik EÄŸitim Hastanesi’nde ince bağırsak nakillerinde ölümleri engellemek için, aynı operasyon sırasında 12 yaşındaki hasta Gizem Kılıç’a kök hücre nakli de gerçekleÅŸtirildi. Türkiye’de bugüne kadar 11 ince

Hürriyet Video’larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!

İzmir’deki Tepecik EÄŸitim Hastanesi’nde ince bağırsak nakillerinde ölümleri engellemek için, aynı operasyon sırasında 12 yaşındaki hasta Gizem Kılıç’a kök hücre nakli de gerçekleÅŸtirildi. Türkiye’de bugüne kadar 11 ince bağırsak naklinin 10′unun gerçekleÅŸtirildiÄŸi Tepecik EÄŸitim ve AraÅŸtırma Hastanesi’nde, organ reddini önleyerek yaÅŸamı uzatacak çalışmalar, BaÅŸhekim Prof. Dr. Gazi YiÄŸitbaşı’nın önderliÄŸinde, Opr. Dr. Cezmi Karaca ve Opr. Dr. Selçuk Kılınç baÅŸkanlığındaki ekip tarafından baÅŸlatıldı. Bilimde referans olacak düzeyde çalışmaların yönetimce desteklendiÄŸini ve bu nedenle hızla yol aldıklarını belirten ekip, tedavi amaçlı ilk denemeyi gerçekleÅŸtirdi. ‘Mezenkimal kök hücre’ denilen yöntem, ince bağırsak nakliyle birlikte 12 yaşındaki Gizem Kılıç’a uygulandı. Kaza sonucu incebağırsağı iflas eden Gizem, Türkiye’de ‘ince bağırsak nakli yapılan en küçük hasta’ ve ayrıca ‘ince bağırsak nakliyle birlikte dünyada kök hücre nakli yapılan ilk hasta’ oldu. Gizem’in, ‘ilklerin kahramanı’

Popularity: 1% [?]

Türk köyünü ateşe verdiler!

21 Nisan 2010 Yazan merve_sultan

Türkiye’nin Bişkek Büyükelçisi Nejat Akçal, dün Ahıska Türklerine ait bazı evlerin de yağmalanıp ateşe verildiği Mayevka köyünü ziyaret etti.

Büyükelçi Akçal, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek yakınlarındaki köye yapılan saldırıdan ötürü büyük üzüntü ve mutsuzluk duyduğunu belirterek, kendini bilmez, işsiz güçsüz kişilerin otorite boşluğundan faydalanarak bunları yaptığını söyledi.

Akçal Ahıska Türklerine seslenerek, sakin ve sabırlı olmalarını istedi.

Akçal, büyükelçilik olarak Bişkek’teki geçici hükümetin üyeleriyle yakın temas içinde olduklarını ve Mayevka köyünde olanlardan Türkiye hükümetinin de haberdar edildiğini belirtti.

Ahıska Türkleri Derneği Başkanı Murafaddin Sakimov da insanları sakinleştirerek, kışkırtıcı sözler kullanılmaması konusunda uyardı. Köyde durumun polis kontrolünde olduğunu ve bu gece de polisin olası saldırılara karşı nöbet tutacağını belirten Sakimov, yağmalanan ve ateşe verilen evlerin Ahıska Türklerine ait olduğunu, ölenler arasında 40 yaşında Kazakistan vatandaşı bir Ahıska Türkünün bulunduğunu ifade etti.

Büyükelçi Akçal, TİKA Bişkek Koordinatörü Tayfun Atmaca ve büyükelçilik mensupları, öldürülen bir kişinin evini de ziyaret etti.

GÖRGÜ TANIKLARININ ANLATIMI

Evi yakılanlardan Binalı Dursunov, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kendisinin kaymakamlıkta çalıştığını belirterek, “7 Nisanda olanlardan sonra para topladık. Biz de bu memlekette yaşıyoruz. Bu olanlar bizim ortak derdimiz.

Toplanan parayı yaralı Kırgız kardeÅŸlerimize teslim ettik. İyilik yaptık kötülük aldık” dedi.

Dursunov, 35 yıl çalışarak yaptığı evinin bir gecede yakıldığını belirterek, “Ne pasaportum var ne de belgelerim, kapıda kaldım” diye konuÅŸtu.

Telli Dursunova da, evlerine saldırıldığını, elbiselerinin, paralarının, altınlarının ve kızının ceyizinin alındığını anlattı. Bahçede bulunan dört aracın ateÅŸe verildiÄŸini söyleyen Dursunova, “HerÅŸeyimize zarar verdiler, ahırlarımızı ateÅŸe verdiler, hayvanlar telef oldu” dedi.

Köyde Ahıska Türklerine ait 80 evden 7’sinin tamamen yakıldığı ve onlarca evin de yağmalandığı belirtildi.

200 POLİS NÖBET TUTACAK

Öte yandan, Kırgızistan İçişleri Bakanlığı Basın Sözcüsü Rahmatulla Ahmedov, gazetecilere yaptığı açıklamada, Mayevka köyünde durumun sakin olduğunu, 200 polisin köyde nöbet tutacağını belirtti.

Sözcü Ahmedov, dünkü olaylarda köyde polise göre 2, Sağlık Bakanlığı’na göre 5 kişinin öldüğünü, 28 kişinin yaralandığını ve yaralılardan 7’sinin hastanede tedavi altına alındığını ifade etti.

Ahmedov, olayda 150’den fazla kişinin tutuklandığını ve şu anda ifadelerine başvurulduğunu kaydetti. Bişkek’te güvenliğin sağlanması için polisin yeteri kadar gücü ve gerekli araçları olduğunu vurgulayan Ahmedov, köylerin talan edilmesine ve vatandaşlara saldırılmasına olanak verilmeyeceğini kaydetti.

Ölenlerden birinin Ahıska Türkü olduğu kesinlik kazanırken, diğerlerinin milliyetleri bilinmiyor, ancak köylüler ölen diğer 4 kişinin Rus asıllı vatandaşlar olduğunu ileri sürüyor.

Kırgızistan’da 7 Nisanda güvenlik güçleri ile muhalif göstericiler arasında çıkan çatışmalar sonucu iktidar devrilmiş, onlarca kişi ölmüştü. Ülkede toprak işgalleri başlamış, binlerce kişi dün çoğunlukla Ahıska Türklerinin yaşadığı Mayevka köyünde 7 evi ateşe vermiş ve bu olaylarda 5 kişi hayatını kaybetmişti. Köylülerin büyük çoğunluğu çevre köylere sığınmıştı.

 
 

Popularity: 2% [?]

18′den Küçüklere Yasak!

04 Nisan 2010 Yazan merve_sultan

Prof. Dr. Süleyman Türk uyardı: Fast food beslenme şişmanlık ve kanser yapıyor.

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Türk, ”Kanserden uzak durmak için, fast fooda negatif ayrımcılık yapmalı, ateÅŸe doÄŸrudan temasla yanmış yiyecekler tüketmemeliyiz” dedi.

Türk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kanser vakalarındaki artışın ürkütücü boyutlara ulaştığına, 2020 yılına ilişkin yapılan tahminlerde her 5 kişiden birinin kansere yakalanacağının öngörüldüğüne dikkati çekti.

Tüm kanser vakalarının üçte birinin sebebinin sigara olduÄŸunu, ancak yanlış beslenme alışkanlıkları ve kanserojen içeren gıdalar almanın da kanser vakalarında çok önemli etkenlerden olduÄŸunun, bugün bilimsel kabul gördüğünü belirten Prof. Dr. Türk, ”Özellikle piÅŸilirken yanan gıdalar ve içine atılan kimyasallarla kızartma ömrü uzatılan trans yaÄŸların kanserojen etki yaptığı, pek çok kanserin nedeni olduÄŸu artık bilimsel olarak kanıtlandı” dedi.

Prof. Dr. Süleyman Türk, çoÄŸu yaÄŸda kızartılarak üretilen ”fast food türü beslenme ÅŸeklinin, önce ÅŸiÅŸmanlığa ardından da kansere neden olduÄŸu” ile ilgili hemen her gün yeni bir bilimsel makale yayınlandığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Her ÅŸeyden önce, kanserden uzak saÄŸlıklı bir yaÅŸam için, kendimizin, çocuÄŸumuzun ve etki ettiÄŸimiz kiÅŸilerin beslenmesine dikkat etmemiz gerektiÄŸini bilmemiz çok önemli… Burada fazla kızarmış döner ve çocuÄŸumuzun adeta ‘vazgeçilmez’ olarak gördüğü barbekü (mangal) da dahil, fast food yiyecekleri kesinlikle terk etmemiz gerekiyor. Kanserden uzak durmak için, fast food’a negatif ayrımcılık yapmalı, ateÅŸe doÄŸrudan temasla yanmış yiyecekler tüketmemeliyiz. Bu yiyecekler bizim ve çocuklarımızın saÄŸlığı açısından o kadar büyük risk taşıyor ki… Sigara uygulaması gibi, 18 yaşından küçük çocukların tek baÅŸlarına fast food’tan alışveriÅŸ yapmalarına izin verilmemeli. ÇocuÄŸunuz ısrarlarına dayanamıyor, çok uzun aralıklarla da olsa bu ÅŸekilde gıdalar tüketiyorsa, kanserojen maddenin panzehirinin süt olduÄŸu iyi bilinmeli… Çocuklarımıza günde bir bardak süt içirmemiz, zararlı beslenmeye karşı onları kanser riskinden büyük oranda korur.”

-KANSERE KARŞI BESİN SİLAHLARI-

Yapılan araştırmalarda, kanserden koruyan ve vücuda besinlerle alınan kanserojen maddelerin yok edilmesine yardımcı olan besinlerin bir kısmının net şekilde bilindiğini vurgulayan Türk, şöyle konuştu:

”Biz kanserden koruyucu besinleri, bu iÅŸle ilgilenen hekimler olarak net bir ÅŸekilde biliyoruz, ancak günümüzdeki bilgi karmaÅŸası nedeniyle insanlar neye ve kime inanacaklarını ÅŸaşırıyorlar. Süt, özellikle çocuklar için, ileri yaÅŸlarda kanserden korunmaları açısından çok önemli… Gerekiyorsa devlet eliyle, ilköğretim çağındaki tüm çocukların günde bir bardak süt tüketmeleri saÄŸlanmalı… Çünkü içilen süt, örneÄŸin bir hamburgerden, bir patates kızartmasından alınan kanserojenleri parçalıyor, vücuda zarar vermeden yok ediyor.

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Türk, kanserden korunmak için ayrıca sürekli doğal besinler kullanılması, sebze ve meyve tüketilmesi uyarısında bulunurken, şunlara dikkat çekti:

”Ancak ÅŸu çok önemli, her sebze ve meyvenin kanserden koruyucu etkisi, doÄŸal olarak yetiÅŸtiÄŸi dönemde çok fazladır. Bu nedenle her gıda en ucuz en bol olduÄŸu, en çok üretildiÄŸi dönemde tüketilmeli… Kırmızı ve siyah renkli sebze meyveleri özellikle öneriyoruz, çünkü bu renk pigmentine sahip besinlerin kanserojenlerle savaşım gücü çok yüksek. Kışın karnabahar, kara lahana, kırmızı halana; yazın ise en baÅŸta domatesi öneriyorum. Domatese kırmızı rengi veren maddenin ‘müthiÅŸ kanserden koruyucu etki yaptığı’ artık bilimsel bir gerçek.”

Popularity: 2% [?]

Nuri Alco KlasiÄŸi

01 Nisan 2010 Yazan PATRON

Nuri alço-içkisine ilaç atılmış kadınların yine iş basında.Nuri Alço ilaçlarıyla kendine yer yaptı yeşil camda

Popularity: 1% [?]

Kahraman Türk kadınları

28 Mart 2010 Yazan PATRON

YoutubeTürklük Destanları-Kahraman Türk kadınlarıTürklük Destanları

Popularity: unranked [?]

Kolpacino (fuul film)

28 Mart 2010 Yazan PATRON

Harika bir film safak sezer aydemir akbaş  komedi fırtınası…

Popularity: 1% [?]

Bu Vatan Türklerin

15 Mart 2010 Yazan merve_sultan

Polat Alemdar Hikaye Bizler osmanlı evlatlarıyız üç beş çakal sürüsüne bu vatanı böldürmeyiz.1 türk 1 orduya bedeldir izleyin mutlaka

sinema – fragman – osmanlının kafa kağıdı | izlesene.com

Popularity: unranked [?]

Cep telefonunun zararları

09 Mart 2010 Yazan merve_sultan

Bugün dünyada yaklaşık üç milyar kişi cep telefonu kullanıyor

Önce telsiz telefon, sonra “walky talky”lerle geliÅŸen teknoloji, 15-20 yıl önceki basit ve 1 kilogramlık cep telefonlarının ardından, bugün bir dizi iÅŸlevli (telefon konuÅŸması, internet baÄŸlantısı, radyo ve müzik çalma, fotoÄŸraf ve video çekme, takvim, ajanda, çalar saat gibi) 100 gram hafiflikteki telefonları üretti ve bunlar neredeyse ayrılmaz parçamız olarak günlük yaÅŸamımıza girdi. BaÅŸlangıçta mesaj göndermek ve haberleÅŸmek için kullanılması düşünülmüş olan cep telefonları, iÅŸlevlerinin iyice artması ve fiyatların gitgide düşmesiyle, ücretsiz kontör eklemeleri gibi çekici uygulamalarla, hem evlerde ve hem de iÅŸyerlerinde gerekli gereksiz, daha sık ve çok uzun konuÅŸmalar yapılmasına yol açtı. Özellikle ülkemizde çoÄŸumuz, yollarda, istasyonlarda, duraklarda, bekleme salonlarında, tren ve vapurlarda beklerken cep telefonlarımıza sarılıp uzun uzun konuyor ve yazışmalar yapıyor, müzik dinliyoruz. Ev ye iÅŸ yerlerimizde de çok kez cep telefonu elimizden düşmüyor.

Cep telefonlarından yayılan elektromanyetik ilgalar vücudumuzdaki dokuları ve dolayısıyla sağlığımızı nasıl etkiliyor? Bu konuda bugün bilimin eriştiği düzeyde ne gibi bulgular ve bunlardan türetilebilecek ne gibi önlem ve öneriler var?

Cep telefonlarından yayılan elektromanyetik dalgaların saÄŸlığa olumsuz etkileriyle ilgili (kanser oluÅŸturduÄŸu gibi) çeÅŸitli savlar zaman zaman medyada ve birçok internet sayfasında yer alıyor ve tartışılıyor. Bu yazıda, bilim dünyasında, yoÄŸun olarak araÅŸtırıla gelen ve sayısız bilimsel yayının yapıldığı “cep telefonlarının yaydığı dalgaların vücudumuza etkisi”, konuya yabancı okurlar için açıklanıyor ve yapılmakta olan bilimsel araÅŸtırmalardan bugüne kadar elde edilen bulgular, önlem ve öneriler özetleniyor.

Isıl Etkiler

Cep telefonlarından yayılan elektromanyetik dalgaların, girdikleri dokulara enerjilerini aktararak onların ısısını artırdığı artık kanıtlanmış bilimsel bir gerçek. Aşırı ısı artımı ise dokuların iÅŸlevlerini bozabiliyor. Uluslararası bilimsel kurulun (ICNIRP) ve Dünya SaÄŸlık Örgütünün (WHO) saptadığı ilgili “sınır deÄŸerler”, dokulardaki bu ısıl etkilere dayanıyor.

Isıl Olmayan Etkiler

Cep telefonlarından yayılan elektromanyetik dalgaların vücut dokularında ısı artımından başka etkileri de olabiliyor. Özel durumlarda, dokularda belirgin bir ısı artışı oluşturmadan, büyük moleküllerde, hücre zarlarında ya da hücre organellerinde bunların normal işlevlerini bozan ısıl olmayan olumsuz etkiler de beklenebiliyor.

Isıl olmayan etkilerle ilgili yapılmakta olan birçok bilimsel çalışma, bugün bile aradan 30 yıl geçmesine karşın, bu cins elektromanyetik dalgaların etkilerini kesin olarak ortaya koyan bulgu ya da kanıtlardan çok uzak. Zaman zaman yapılan bazı yayınlarda, kanser (tümör) olasılığının artımından uyku bozukluklarına, baş ağrısından iktidarsızlığa bir dizi bulgunun elde edildiği ileri sürülüyor. Ancak ICNIRP bilimsel kurulunun raporlarına göre bunlar çeşitli nedenlerle (bilimsel yol ve yöntemlerde bazı yanlışlar, veri eksiklikleri, yeterli süre incelenmemiş olmaları) henüz bilimsel olarak sınanamamış durumda. Cep telefonlarından yayılan dalgalar, hücrelerdeki moleküllerin birbirleriyle bağlantısını koparacak ve hücre çekirdeğindeki DNA gibi molekülleri bozacak enerjide olmadıklarından, kansere neden olabilecek etkiyi göstermeleri genellikle beklenmiyor.

Ancak yukarıda belirtildiği gibi büyük moleküllerde, hücre zarlarında ya da hücre organellerinde bunların normal işlevlerini bozan etkiler beklenebiliyor. Ayrıca yapay olarak gen teknolojisiyle bozunmuş hücrelerin elektromanyetik alanların etkisiyle daha da bozunup çoğalma olasılığı var.

Isıl olmayan etkilerle ilgili olarak, bilimsel güvenilirliÄŸi sınanmış tek bulgu, elektromanyetik dalgaların, vücuda yerleÅŸtirilmiÅŸ “kalp pili” ve benzeri aletleri bozabilmesidir. Ayrıca hastane ve uçaklardaki duyarlı bazı aletler de cep telefonlarından olumsuz etkilenebiliyorlar. Buna karşılık baz istasyonlarının çevresindeki bölgelerde yaÅŸayan kiÅŸilerdeki kalp pillerine, baz istasyonlarının herhangi bir etki yaptığı saptanmamıştır.

Cep Telefonlarından Kaynaklanan Düşük Dozun Vücuda Etkisini Belirlemedeki Güçlükler

Tüm bu saptamalardan cep telefonlarından yayılan dalgaların vücutta ısıyı artırma dışında baÅŸka bir etkisi olmadığı ve olamayacağı anlamı da çıkarılmamalı. Bilim, bilindiÄŸi gibi gözlem (ölçüm), deney, karşılaÅŸtırmayla sonuçlar çıkarmaya ve bulguları sınamaya dayanır ve yeni hipotezler, bilimsel yol ve yöntemler sonucu elde edilen bugünkü bulgularla gerçek duruma yaklaşım sürüp gider. Cep telefonlarından yayılan dalgaların dokuların ısısını artırmasından baÅŸka etkilerinin bugüne kadar yapılan çalışmalarla kesinlik kazanmamış olmasının nedenleri özellikle ÅŸunlardır: dokularda oluÅŸan çok düşük dozun herhangi bir etkisinin, hücrelerin doÄŸal korunma iÅŸlevleriyle önlenerek daha hasar ortaya çıkmadan giderilmesi ya da etkinin cep telefonlardan yayılan dalgaların dışındaki daha büyük baÅŸka etkilerle perdelenip saptanamaması. Benzer durum radyoaktivite kaynaklı, iyonlayıcı düşük radyasyon dozlarının etkilerinde de görülüyor. Hatta Japonya’ya atılan atom bombalarının orada oluÅŸturduÄŸu çok daha yüksek radyasyon dozları bile, hayatta kalabilen 100.000 kadar insanda son 60 yıldır yapılan kapsamlı tıbbi araÅŸtırmaların bilimsel deÄŸerlendirilmesinden (epidemiolojik çalışmalardan) ortaya çıktığı gibi, vücutta kan kanseri dışında radyasyona baÄŸlanabilecek bir hasarı kanıtlamaktan uzak.

Bu nedenle, cep telefonlarından yayılan elektromanyetik dalgaların insan vücudunda oluşturabileceği etkilerin çok daha uzun süre bilimsel çalışmalarla araştırılması gereğinin işin doğasında olduğu açık. Gerçekten de bu konuda 13 ülkede 1997den beri süregelen bilimsel araştırma çalışmalarının (interfon araştırması) da bu sonucu doğrulayacağı çeşitli yayınlarda vurgulanıyor. İnterfon araştırmasında bugüne kadar ilgili ülkelerden bazı sonuçlar açıklanmış olmasına karşılık, tüm ülkelerden elde edilen verilerin birlikte değerlendirilmelerini içeren yayınlar henüz bulunmuyor.

Sınır değerlerin belirlenmesinde izlenen yol

Özgül SoÄŸurma Hızı DeÄŸerleri, SAR (Specific Absorption Rate): 70 kilogramlık bir kiÅŸinin vücudu, “hareketsiz durumda” yaklaşık olarak saniyede 80 Watt’a eÅŸdeÄŸer bir enerji tüketiyor. 80 Watt’lık bir elektrik ampulünün yanarken tükettiÄŸi enerji kadar!. Buradan, vücudun kilogramı başına güç yoÄŸunluÄŸu olarak kabaca 80/70=1,2 Watt bulunur, Yürüdüğümüzde, spor yaptığımızda ya da bisiklete bildiÄŸimizde ise vücudumuzun enerji alışveriÅŸi artar ve güç yoÄŸunluÄŸu vücudumuzun kilogramı başına 3 ile 5 Watt’a ulaşır. Bu düzeydeki bir güç yoÄŸunluÄŸu, dışarıdan elektromanyetik dalgalar yoluyla vücutta oluÅŸursa, bunun vücuttaki organ ve dokuların normal iÅŸlevleri yoluyla giderilebileceÄŸi ve vücutta herhangi bir hasar oluÅŸmayacağı düşünülmüş ve ilk sınır deÄŸer böyle belirlenmiÅŸtir. Son 30-40 yıldır özellikle hayvanlar üzerinde yapılan deneyler ve çok çeÅŸitli bilimsel çalışmalar, herhangi bir nedenle tüm vücut ve dokulardaki 1 dereceyi aÅŸan sıcaklık artımı sonucu, vücutta bazı bozuklukların (hasarların) ortaya çıktığını gösteriyor. Öte yandan vücutta 30 dakika boyunca 1 derecelik sıcaklık artımına yol açan ve elektromanyetik dalgalardan kaynaklanan güç yoÄŸunluÄŸu ise kilogram basına 4 Watt kadardır. Bu deÄŸer “‘emel SAR sınır deÄŸeri” olarak kabul ediliyor. Korunma (ya da güvenlik) payı da göz önüne alınarak, bu deÄŸerin onda biri olan 0,4 Watt/kg, ilgili mesleklerde çalışanlar için sınır deÄŸer olarak öngörülmüş. Bunun da beÅŸte biri olan 0,08 Watt/kg halktan herhangi bir kiÅŸinin tüm vücut ışınlanması için sınır deÄŸer olarak ICNIRP bilimsel kurulunca belirlenmiÅŸ. Vücudun baÅŸ bölgesi için l,6 W/kg (Almanya’da 2 W/kg), eller, kollar, ayaklar ve bunların eklemleri için ise 4 W/kg’ltk SAR deÄŸerleri üst sınırlar olarak birçok ülkede belirlenip uygulanıyor. Elektromanyetik dalgaların vücuda aktardığı enerji yoÄŸunluÄŸunun üst sınırlarını belirleyen tüm bu deÄŸerler, hayvanlar üzerinde 1970′li ve 1980′li yıllarda yapılan deneylere (özellikle fare ve maymunlarda doku ısınması sonucu davranış bozukluklarının gözlenmesine) dayanıyor. Ayrıca viskoz bir sıvı karışımıyla doldurulan yapay bir kafanın yakınına konup çalıştırılan bir cep telefonunun bu sıvıya aktardığı enerjinin, kafa içindeki çeÅŸitli noktalarda elektronik algılayıcılarla ölçüldüğü deneylerden de yararlanılıyor (Fantom modellemesiyle). Ülkemizde de yukarıdaki SAR deÄŸerleri göz önüne alınıyor.

Almanya’da yetkili kurumun yaptığı taramada, piyasadaki cep telefonlarının baÅŸ bölgesi için 0,10 ile 1,94 W/kg ve tüm vücut ışınlanması için ise 0,003 ve 1,87 W/kg arasında deÄŸerler gösterdiÄŸi bulunmuÅŸtur.

3. kuÅŸak (3G) cep telefon sistemleri, bilindiÄŸi gibi yüksek frekansta (mikro dalgalar bölgesinde) 1900 ile 2200 MHz’lik (saniyede 1900 ile 2200 milyar kez titreÅŸim yapan) elektromanyetik dalgalar yayıyorlar.

Not: Watt fizikte güç birimi olup 1 Watt, 1 saniyede üretilen ya da tüketilen enerji miktarını gösteriyor.

İnterfon araştırmasının ara sonuçlan özetle şöyle:

1 – Cep telefonunun on yıldan daha az kullanımı sonucu tümör riskinde bir artım belirlenmemiÅŸ.

2 – Cep telefonunun on yıldan daha uzun süreli kullanımında, iÅŸitme siniri ve beyin dokusu tümör riski artımıyla ilgili bazı bulgular varsa da, veri azlığı (uzun süre cep telefonu kullanmış olan tümörlü az sayıda kiÅŸi bulunması) nedeniyle sonuçlar istatistiksel olarak belirgin deÄŸil. Bu nedenle tüm ülkelerden gelen verilerin hep birlikte kullanılacağı bilimsel deÄŸerlendirme sonuçlarının beklenmesi gerekiyor. Öte yandan Almanya’da cep telefonlarının saÄŸlığa etkilerinin araÅŸtırılmasıyla ilgili 17 milyon avroluk bir bilimsel araÅŸtırma programı baÅŸlatılmış olup, bu miktarın yarısını yetkili bakanlık ve diÄŸer yarısını da cep telefonu sistemlerini iÅŸleten ÅŸirketler üstleniyorlar. Buna raÄŸmen bu kapsamlı bilimsel çalışmada bu ÅŸirketlere, seçilecek araÅŸtırmalar ve alınacak sonuçların deÄŸerlendirmesiyle ilgili herhangi bir söz hakkı tanınmıyor. Bu araÅŸtırma tümüyle Almanya Radyasyondan Korunma Kurulunca yürütülüyor.

Önerilen Koruyucu Önlemler

Her ne kadar kanser oluşumu ve DNA bozulması gibi sağlığımıza olumsuz etkiler, bugün bilimsel kesinlikle ortaya konulamıyorsa da koruyucu önlemler olarak şunları göz önüne almak yararlı olabilir:

1- Cep telefonları daha çok haberleşme için kullanılmalı (olduğunca az ve kısa konuşulmalı, uzun iş konuşmaları ve sohbetler kablolu telefonlarla yapılmalı).

2 – Bina içinde, pencereye yakın durup telefonu pencereyle araya alarak konuÅŸmalı (telefonun yayın gücü azalacağından bize etkisi de azalacaktır).

3 – Telefonda görülen sinyalin en yüksek olduÄŸu yerler seçilmeli (baz istasyonuna yakın yerlerde telefon daha az güçle çalışacağından kiÅŸiye etkisi az olacaktır). ÇoÄŸumuz oturduÄŸumuz yerlere yakın baz istasyonu olsun istemiyoruz. Ancak, baz istasyonu bize uzaktaysa, telefonumuz daha büyük güçle çalışmak zorunda kalacak ve sonuçta bizi daha çok etkileyecek. Yakınımızdaki bir baz istasyonunun yaydığı radyasyonun bize etkisi, ölçümlerle saptandığı gibi, çok daha az.

4 – Numara çevirirken ve baÄŸlantı kurulurken telefonu vücuttan biraz uzakta tutmalı (telefon yakınlardaki baz istasyonunu ararken daha büyük güçle çalışacağından bu sırada artan etkiyi azaltmak için).

5 – Telefonu göz, göğüs, (hamilelerde karından) ve üreme bölgelerinden uzakta tutmalı, kemerde ve pantolonun ön cebinde deÄŸil, arka cepte taşımalı.

6 – Özellikle küçük çocuklara cep telefonu almamalı, gerektiÄŸinde sadece haberleÅŸme için kısa konuÅŸmaları saÄŸlanmalı.

7 – Zorunlu bir durum olmadıkça otomobil ve trende cep telefonuyla konuÅŸulmamalı, gerekiyorsa ellerin serbest kalacağı sistem kullanılmalı (Telefon metal karoserin iç kısmında oluÅŸan elektriksel alanları yakaladığından konuÅŸurken kulak bölgesindeki radyasyon dozu artıyor).

8 – Yeni cep telefonu satın alırken özgül soÄŸurma yoÄŸunluÄŸu (SAR deÄŸerleri) daha düşük olanlar seçilmeli (aÅŸağıdaki kaynaklardaki ilgili internet sayfasına bakınız).

9 – Cep telefonları, insulin pompası, kalp ve kulak aletlerinden en az 25 cm uzaklıkta kullanılmalı

10 – Cep telefonu çalar çalmaz hemen kulaÄŸa götürmemeli, baÄŸlantı kurulduktan sonra kulaÄŸa yaklaÅŸtırmalı ve konuÅŸurken kulaÄŸa iyice yapıştırmamak

SONUÇ

Bilimsel araÅŸtırmalardan bugüne kadar elde edilen sonuçlara göre, sınır deÄŸerlerin altında kalındığı ve “her ÅŸeyin çoÄŸu zarar” ilkesi göz önüne alınarak, cep telefonları bir yaÅŸam boyu, gece gündüz aşırı derecede kullanılmadığı sürece, bunların yaydığı elektromanyetik dalgalardan saÄŸlığımızın olumsuz etkilenmesi beklenmiyor

Popularity: unranked [?]

Bir Turk Meryemi Aglatti!

09 Mart 2010 Yazan merve_sultan

Fransa’da yaÅŸayan bir Türk’ün evi ziyaretçi akınına uÄŸruyor. Çünkü, Esat AltındaÄŸoÄŸlu’nun evinde ‘Stigmata’ filmini hatırlatan bir olay yaÅŸanıyor.

Rupert Wainwright’ın yönetmenliÄŸini yaptığı filmde olaylar Brezilya’da bir Hazreti İsa heykelinin kan aÄŸlamasıyla baÅŸlıyordu. 

Esat AltındaÄŸoÄŸlu’nun Paris yakınındaki evi de benzer bir nedenle ziyaretçi akınına uÄŸruyor. AltındaÄŸoÄŸlu’nun Paris yakınındaki evine her gün 50′yi aÅŸkın kiÅŸi ‘mucizeyi’ görmek için geliyor. 

İddiaya göre, AltındaÄŸoÄŸlu’nun evindeki Meryem Ana tablosu aÄŸlıyor. 30 santimetre boyundaki tablo, Fransa’da satıcılık yapan AltındaÄŸoÄŸlu’nun eÅŸi Sevim’e 2006′daki doÄŸum gününde Lübnanlı bir rahip tarafından hediye edilmiÅŸ. Tablo, bu yıl 12 Åžubat’ta yaÄŸ ÅŸeklinde ‘gözyaşı’ akıtmaya baÅŸlamış ve o günden beri her gün ‘aÄŸlıyor.’ 

AltındaÄŸoÄŸlu, “Bilgi yayıldıkça Fransa’nın Avrupa’nın dört bir yanından insanlar gelmeye baÅŸladı” diyor ve bir rahibin evinde ayin düzenleyeceÄŸini belirtiyor. Belçika ve Almanya’dan gelen ziyaretçilerin tablodan akan yaÄŸdan pamukla bir parça aldıkları ve yağın iyileÅŸtirici güce sahip olduÄŸuna inandıkları belirtiliyor. 

Sevim, ÅŸubat ortasında bir kadının geldiÄŸini ve çocuk sahibi olamadığını söylediÄŸini anlatıyor ve “Kadın bir mendille yaÄŸdan bir parça aldı ve bunu karnına koydu. İki gün önce beni aradı ve artık çocuk sahibi olabildiÄŸini söyledi” diyor. AltındaÄŸoÄŸlu’na göre bir sonraki adım, mucizenin kilise tarafından resmen kabul edilmesi. 

İŞTE O OLAY FİLMDEN GÖRÜNTÜLER…

Popularity: 1% [?]

sesli chat girisi